etiler poyrazoğlu otomotiv

İBADET VE UBUDİYET

Mustafa Örki

13-06-2019

“Ben cinleri ve insanları bana ibadet/kulluk etsinler diye yarattım” Zâriyat/ 51,56

En önemli işimiz bizi yaratanı tanımak, iyilik sahibi iyilikler yapan rabbimizi tanımaktır. O’nu tanımanın tezahürü kulluktan geçer. Ubudiyet ibadetten farklıdır, ibadetlerimiz namaz-zekât, oruç ve Hac iken, ubudiyet kulluk hayatın tüm alanlarını içine alır.

Bir bakıma kulluk için ibadetlerimiz azık hükmündedir. Ve çeşitlenmiş ve yayılmış durumdadır. Gerekli oldukları gerekli görülmüştür. Misal: “Çünkü namaz Müminlere belirli vakitlere bağlı olarak farz kılınmıştır” Nisa/3,103 Ragıp el-Isfahâni Müfredat’ında böyle açıklamıştır. Bize yük gibi gelen ibadetler aslında sus gibi, hava gibi birer ihtiyaçtır.

Ramazan sonrası insanımızın her şeyi yapmış bitirmiş gibi ibadeti askıya almasına sebep, biraz devamlı oluşundan, zor gibi görünmesinden kaynaklanıyor olsa gerek. Kulluk programımızın içinde olması gereken ertelenirse ubudiyetin sekteye uğrayacağı muhakkaktır.

Eskiler “Sırtımın teri hiç kurumadı” diye şikâyetvari söyledikleri bu söz aslında doğrudur ve olması gerekendir. İnsan hayatı harekâta göre düzenlenmiş, ne zaman öldük o andan itibaren meşakkat bitecektir.

Bu arada en önemli olan husus ibadet ile ubudiyeti birbirine karıştırmamak olmalıdır. Bir başka deyimle dindarlığımızı ibadetlere indirgememeliyiz. Ubudiyet hayatı her alanda geçerlidir, kazanmak-harcamak, insanlarla-eşya ve mahlûkatla olan irtibatımızda gene Allah ile olan bağımız, ilgimiz alakamız kopmamalıdır. Aslında tüm sıkıntılarımızın sebebi de budur. “Kim ki beni anmaktan yüz çevirirse, bilsin ki, onu dar bir hayat alanı-sıkıntı içinde olacaktır” Taha,124

Tüm bunların olması için insanın bir amacı olmalıdır, yaratılış gayesi Allah rızası diye formüle edilen bu niyet, itici güç olacağı muhakkaktır. Amacı gayesi olan isteksiz olmaz yorulsa bile tatlı bir yorgunluktur. Niye seven ve sevilen arasındaki ilişkilerde bıkkınlık söz konusu değildir, olmaz olmamalıdır.

Ramazan ayı sonrası insanımızın tavrı cidden araştırma konusudur. Ramazandaki coşku-heyecana ne oldu? Nereye gitti? Kestirme bir yol mu bulundu bilmiyorum. Müslüman’ım denek ciddi bir iştir, galiba yüzeysel bir anlayış bizi böyle yapıyor. Bilmiyoruz demek mazeret olamaz, geriye sadece özen göstermeme kalıyor. Büyük bir yanlış ve hata, bir gün anlayacağız ama geç kalmış olabiliriz.

Biz geniş bir aileyiz, kendi ailemiz kadar insanlık ailesi içinde yerimiz ve vazifemiz var. dar ve ufak bir dünya Müslüman için yeterli olamaz, olmamalıdır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İBADET VE UBUDİYET
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları