etiler poyrazoğlu otomotiv
11 Aralık 2019 Çarşamba

HERŞEYİN SORUMLUSU CUMHURBAŞKANI MIDIR ALLAH AŞKINA?

Ramazan Canural

05-11-2019

Bizde, ne kadar olumsuzluk varsa her zaman en tepedekine mal edilir. Bu eskiden Başbakan olurdu, son bir yıldan beri de Cumhurbaşkanı…

Hayat pahalılığı mı var? Sorumlu Cumhurbaşkanı.

Hastanelerde sorun mu yaşadınız? Sorumlu Cumhurbaşkanı.

Milli Eğitimde işler yolunda mı gitmiyor? Sorumlu Cumhurbaşkanı.

Adalet sistemi iyi çalışmıyor mu? Sorumlu Cumhurbaşkanı.

Tarım sektöründe ürettiğiniz ürün para mı etmedi? Sorumlu Cumhurbaşkanı

Listeyi istediğiniz kadar uzatabilirsiniz…

Bizim vatandaşın gözünde hedefteki adam her zaman bellidir: Cumhurbaşkanı.

İyi güzel de…

Bakanların hiç mi sorumluluğu yok be kardeşim?

Mesela düşünüyorum da…

Son on beş yılın bakanlarından,

Sağlıkta Recep Akdağ…

Ulaştırmada Binali Yıldırım…

İçişlerinde Süleyman Soylu…

Dışişlerinde Mevlüt Çavuşoğlu…

Orman ve Su İşlerinde Veysel Eroğlu…

Milli Savunmada Hulusi Akar…

Birer destan yazmadılar mı?

Ön yargısız düşünenler için söyleyeyim:

Yazdılar, yazdılar!..

Demek ki bu işler,istesen olabiliyormuş.

Yeter ki içinden gelsin; çalışma azmin, aksiyonun ve dinamizmin olsun.

Hiç unutmam…

Bir gün Antalya’dayız. Akdeniz Bölgesi Belediye Başkanları toplantısı yapılıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu konuşma yapacak. Kürsüye davet edildi. Acele acele kürsüye yöneldi, kısa bir konuşma yaptı ve sonra dedi ki:

“Değerli arkadaşlarım, konuşmaya ayıracak zamanım en fazla on dakika. Burada kesiyorum. Çünkü uçağım kalkıyor. Birkaç saat sonra Kato dağında teröristlere yönelik bir operasyona katılacağım. Ben gidiyorum. Hakkınızı helâl edin.”

Bir alkış koptu. “Helâl olsun, helâl olsun!” sesleri salonu inletiyordu.

Şimdi düşünün bakalım. İdris Naim Şahin de İçişleri Bakanlığı yaptı, Süleyman Soylu da yapıyor.

Üstelik biri baştan beri AK Parti içindendi, öbürü sonradan AK Partiye katıldı.

Arada bir benzerlik var mı Allah aşkına?

Eeee o zaman İdris Naim Şahin döneminin başarısızlığı, pasifliği, beceriksizliği ve ihmallerinin sorumluluğunun faturası niçin en tepedeki insana yani Cumhurbaşkanına kesiliyor?

Bakan düzeyinde düzgün, disiplinli ve çok çalışmanın farkı elbette fazla.

Şimdi asıl konumuza gelelim:

Açıkçası, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’tan beklenti daha yüksekti. Farklı bir bakan profili çizecek gibiydi. Ama ne yalan söyleyeyim şimdiye kadar bu farklılığı pek göremedik. O da diğerleri gibi Milli Eğitimin devasa sorunları arasında kaybolur giderse zararlı çıkan yine biz olacağız. İnşallah “mutfakta” önemli projelerin hazırlığı sürüyordur. Hani derler ya “lezzetli yemekler yapmak için mutfakta biraz fazla kalmak lazım.” Dileriz ki, bize yansımayan mutfak kısmının hummalı faaliyetleri içindedir Ziya Selçuk.

Ama bu yıl ilk defa güzel bir uygulama başlıyor Milli Eğitimde.

Şimdiye kadar sekiz aylık öğretim yılında iki büyük tatil verilirdi. Biri Şubat tatili öbürü Yaz tatili.

Taa 2010 yılında DEHA Gazetesinde “Tatil Yapmak İyi de...”başlıklı bir yazı yazmış ve o zaman 1600 personeli olan Denizli Devlet Hastanesinde -sanırım ağustos ayıydı- 250 kişinin yıllık iznini kullanıyor olmasından dolayı, idare olarak mağdur olduğumuzu belirtmiştim. Çünkü kitle halinde izine çıkmalar bütün kurumlarda işlerin aksamasına yol açıyor. Peki memur ne yapsın? Çocukları ancak yazın tatile çıkabiliyorsa…

Oysa bunun çözümünü bazı Avrupa ülkeleri çoktan bulmuştu. Neydi o çözüm?

Şubat ve yaz tatillerinin yanında, her iki yarıyılın ortasında da okullar birer haftalık tatile sokuluyor ve bu ilave tatillere harcanan on beş gün, uzun yaz tatilinden düşülüyordu.

Bizde de bu uygulama bu yıl yürürlüğe giriyor. İlk tatil Kasım ayında. Ama öğretmenler buna dahil değil. Olsun, bu da olumlu bir gelişmedir. Belki bazı memurlar yıllık izinlerinin bir kısmını bu tatil süresinde kullanırlar da böylece kurumlar yazın izin bahanesiyle daha az “boşaltılır.”

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HERŞEYİN SORUMLUSU CUMHURBAŞKANI MIDIR ALLAH AŞKINA?
Ramazan Canural - Diğer Yazıları
Bütün Ramazan Canural Yazıları