etiler poyrazoğlu otomotiv

HEKİMOĞLU

Tarık Barbaros Pilevne

14-09-2017

Hekimoğlu derler benim aslıma,

Aynalı martin döktürdüm kendi neslime.

Konaklar yaptırdım mermer direkli,

Hekimoğlu geliyor aslan yürekli.

Hekimoğlu derler bir ufak uşak,

Bir omzundan bir omzuna yüz arma fişek.

Mangallarda yanıyor fındık kömürü

Çok canları yakıyor martin demiri

Ünye Fatsa arası ordu kuruldu,

Hekimoğlu dediğin o da vuruldu.

Çiftlice Muhtarı puşttur pezevenk,

Hekimoğlu geliyor uçkur çözerek...

Hekimoğlu İbrahim; Ordu yöresinde dürüstlüğü, akıllılığı ve yiğitliğiyle tanınan bir gençtir. Yoksul ve yetim bu gencin gönlü ise zengindir ve bir kızı sever. Ayşe adındaki bu kız, yörede egemen olan bir Bey’e nişanlıdır ama o da İbrahim’i sevmekte ve onunla görüşmektedir. Bey, iki gencin ilişkisini duyunca Hekimoğlu'na haber gönderir; teke tek görüşüp, hesaplaşmayı teklif eder. Hekimoğlu, mert ve cesur bir gençtir. Silahlarını kuşanıp, tek başına buluşma; yerine gider. Oysa Bey sözünde durmamış, adamlarıyla gelmiştir. Üstelik bunlardan biri, buluşma yerine varır varmaz, Hekimoğlu'nu yaylım ateşine tutar; ötekiler de çevresini sararlar. Yaman bir çatışma olur; Hekimoğlu, çemberi yararak kurtulur ve evine döner. Anasıyla helalleşip, yanına Mehmet ve Hasan adlı iki amcaoğlunu alıp dağa çıkar. Hekimoğlu'nun dağa çıkış nedenini ve biçimini bilen, duyan yöre köylüleri kendisine kucak açarlar. Dağda yaşamanın kuralları vardır; zenginlerden aldıklarını yoksullara dağıtarak gönülleri fetheder. Bir yandan da Gürcü Beyinin korkulu düşü olmuştur. Bu yüzden Bey, kendisini sürekli jandarmaya şikâyet eder ve kesintisiz izletir. Onu ihbar etmeleri için çeşitli yörelerde adamlar tutar. Kendisine kurulan birçok düzeni sezen, pusuyu savuşturan Hekimoğlu, bir türlü ele geçmez. Bir çatışmada Beyin iki amcaoğlunu öldürttüğü haberini alır ve Çiftlice köyü muhtarının evine iner. Muhtar, ikiyüzlü davranır ve onu gizlice ihbar eder. Ev jandarmalarca sarılır; yaman bir çatışma başlar. Hekimoğlu kuşatmayı yine yarıp çıksa da, aldığı yaralarla fazla uzaklaşamadan ölür.

Hekimoğlu, tipik bir “erdemli başkaldırıcı” örneğidir. Halkın hak verdiği bir nedenle dağa çıkar ve babayiğitliğiyle, iyilikseverliğiyle ünlenir. O bir halk kahramanıdır; yoksulların dostu, varsılların düşmanıdır. Hekimoğlu denilince akla gelen bir özelliği de aynalı martin'idir. Türküsünde geçen ve adıyla özdeşleşen “aynalı martin” rivayeti şudur: Hekimoğlu, martin tüfeğinin üzerine bir ayna taktırıyor; çatışmaya girdiğinde bu aynayı hasmının gözüne tutarak onun gözünün kamaşmasına, hedefini şaşırmasına yol açıyor. Fotoğraf, 1910 yılında Fatsa meydanında çekilmiştir. Hekimoğlu’nun yerde yatan cesedinin bir yanında amcaoğlu Alanlı Mehmet, diğer koynunda ise meşhur "aynalı martin" uzanmaktadır. Uzun boylu redingotlu kişi zamanın Fatsa Kaymakamı; en sağdaki yabancı, fotoğrafı çeken Pontus Rum asıllı bir ABD’lidir. Diğerleri ise Hekimoğlu’nu çatışmada öldüren zaptiye çavuşu Çildereli Şakir ve adamlarıdır. Hekimoğlu’ndan günümüze yanık ve güzel bir ezgi; sahipsiz bir halk çocuğunun yaşama tutunuşuna, haksızlığa karşı onurlu duruşuna rağmen; gücün ve otoritenin önündeki aczi ve çaresizliği kalır:

Konaklar yaptırdım döşedemedim / Ünye Fatsa bir oldu da narinim, baş edemedim…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HEKİMOĞLU
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları