poyrazoğlu otomotiv etiler

HAYATA ANLAM KAZANDIRMA

Mustafa Örki

13-09-2018

“Rabbin seni terketti ne de darıldı” Duha/93,3 Muharrem ayı hicret ayıdır, kameri takvimin başlangıcını esas alır. Hicret bir göçtür, terk ediştir ama çaredir. Bugün yeryüzünde aç-açıkta olan kan ve göz yaşı akan gene müslümanlardır. Birlik istenen seviyede değildir, çaresiz miyiz?

Dünya da her gün iyi şeyler olmuyor. Savaşlar, aşırı yağışlar, salgın ve tedavisi olmayan hastalıklar vs var. Kısaca gülen insanların yanında ağlayan acı çekenler var. Gördüğümüz-yaşadığımız bu olaylar elbette insanı etkiler. İyide biz bu dünyaya acı çekmeye mi geldik? Bu olayları nasıl okuyacağız? Bazılarını gücümüz yetmiyor. Allah semi/işiten kudreti gücü olan bir varlık değil mi? Allah rahman ve rahim değil mi?

Bu soruları çoğaltmak mümkün, cevabı var mı? Evet! Elbette var. Tüm soruların cevabını Hz. Muhammed (As) üzerinden verelim. Kur’an Hz. Muhammed (As) “O sizin için hayır kulağıdır” Tevbe/9, 61 der. Bu âyetin başı sözü olanı dinlediği için münafıklar tarafından incitici bir söz kullanılmıştır. “hüve üzünün” bir deyimdir duyduğu her sözü doğru sanıp inanan saf bön adam manasına gelir Zemahşeri el-Keşşaf 2.cilt 199

Bu her sözü dinleyen hayır kulağı iyi insanların derdini dinleme manasınadır. Allah kullarının sözünü duyar o merhamet sahibidir. Peki yardımı kim yapacak? Sözü olanın sözünü kim dinleyecek? Rabbimiz merhameti kullarına da vermiştir. İnsan insana dinler ve derdine dermen olur olmalıdır.

Allah kullarını dinler, işitir çünkü o insana yakındır. Ama bir gerçek var adaleti rahmeti-merhameti insan eliyle gerçekleştirecektir. “Allah’ın kulu Allah’ın koludur” demişler doğrudur. Müminler kimin kulu ve kolu olduğunu bilmeli ve gerçekleştirmelidirler.

Ama bizim kusurlarımız var, zaman-zaman sanki uyarı mahiyetinde ceza gibi şevkat tokatı oluyor. Yoksa rabbimiz biz terk mi etti? Asla . Duha suresi üçüncü ayeti kerimeden anlıyoruz ki merhamet sahibi olan Rabbimiz kulu Hz. Muhammed( As) darılmamış ve terk etmemiştir. Bu biz kullar içinde geçerlidir.

Müminlere büyük görev vazife var. Fatihayı günde şu kadar sayıda okumak iyi ama asıl anlamak ve yaşamaktır. Müminler yeryüzünde rahmet elçileridir, iyiliği ayağa kaldırmalıdırlar. Bunun için çalışmalı, üretmelidirler. İnsafsızın insafına bu dünya terk edilmemelidir.

Farz olan ibâdetlerin yanına şu kadar sayı nafile eklemek istenen şey değildir. İman imkân olduğuna göre her birimizin yapacağı şeyler var ve olmalı. Bakara sûresinin ilk âyetleri müminleri anlatır. Üçüncü âyette “sahip oldukları nimetlerden infâk ederler” buyrulur o zaman biz bu ayeti yaşamalıyız.

Rabbimiz güç kudret sahibidir. Bu güç yaradılmışlar için lütuf olarak kendini gösterir. Müslümanlar güçlü olmalı, ama bu güç zulme-baskıya öldürmeye dönüşmemelidir. Bu gün asrımız kan ve göz yaşı olarak en belirgin özelliktir. Müslümanlara yapılacak çok iş var, kurtarıcı beklemek hayalperestliktir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HAYATA ANLAM KAZANDIRMA
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları