etiler poyrazoğlu otomotiv

HABABAM SINIFI

Tarık Barbaros Pilevne

30-03-2017


İlk sayfasında: “Bilgi yarışması birincisine 4 – A şubesinin armağanıdır” yazılı olan kitabın parası sınıftan toplanmıştı. Ergenliğin başta kavak yelleri estiren melankolik bir dönemini yaşıyordum. Dersleri bir yana atıp şiire başladığım yıllardı. Sürekli okuyordum; İlhami Soysal, Rauf Mutluay, Çetin Altan, Haldun Taner, Refik Erduran sevdiğim yazarlardı. Yarışmadaki birinciliğim ders notlarımla pek uyuşmasa da, sonucu kimse yadırgamamıştı. Arkadaşlarım beni içtenlikle kutlayarak, Edebiyat öğretmenimizin eliyle ödülümü bana sunmuşlardı; adı Hababam Sınıfı'ydı. Turhan Selçuk'un resimlediği kitap, siyah ciltli ve kuşe kapaklıydı. Halen duruyor kitaplığımda, birçok kez okudum ve tüm anekdotları ezbere bilirim. Bir yatılı okul hüznüdür gerçekte Hababam Sınıfı. 1940' lı yılların Türkiye’sinde bir parasız yatılı yoksulluğudur. Kişilikli ve onurludur aslında öğrenciler. Yatılı okullarda görülen sosyal rol ve statü ayrımı, Hababam'da da bulunur. İnsani ölçülerde ve grup disiplini ile gerçekleşen tepkileri ise gerçekte katı ve anlamsız bir eğitim sistemine karşıdır. Paylaşmayı bilmeyen pintilere soğuk, ispiyoncu ve külhan bozuntularına karşı ise acımasız davranırlar.

Tiplemeleri sağlam ve başarılıdır, kendi içinde uyumlu ve tutarlıdır. Bunca yozlaştırılıp tanınmaz hale getirilişi ise önce yazarına ve sonra halka karşı saygısızlıktır bence. Salt para kazanmak amacıyla film yapanların, eseri baştan sona okuduğunu, anladığını ve keyif aldığını sanmıyorum. Bir yatılı erkek okuluna monte edilen kız öğrenci saçmalığından başlayarak, tüm tipler aşındırılmıştır filmlerde. Ucuz ve kolay güldürme öğeleri ile basitleştirilmiştir öyküler. İnek Şaban tipi yanlıştır, Şaban gerçekte sevimsiz ve çıkarcı bir kişiliktir. Kemal Sunal'ın oynadığı gibi aptal bir görüntü vermez, sınıfın en çalışkan öğrencisidir. Hafize Ana ve Damat Ferit yoktur kitabın aslında. Tulum Hayri bileği güçlü, cesur ve lider özelliği taşıyan bir Başkandır, filmdeki karakter kadar ebleh görünümlü olamaz. Tatlı sert kişilikli Kel Mahmut Münir Özkul'un, sempatik Güdük Necmi ise Halit Akçatepe'nin usta oyunculukları ile gerçeğe en yakın ve başarılı tiplemeler olarak ortaya çıkar dizide…

Rıfat Ilgaz, siyasi düşünceleri yüzünden yaşamında acı çekmiş, işsiz kalmış, mahpus yatmış, düşkün gezmiş bir yazardır. Sanırım ölümünden sonra da ruhu işkence görüyor bu filmler yüzünden. İnce bir zekânın ürünü olan eser, traji komik bir hüzün içerir gerçeğinde. Öylesine bölümler vardır ki, insanı duygulandırır alabildiğine;

Kel Mahmut, Hababam'ın kaşarlarının bulunduğu masada bir olağandışılık hissederek yaklaşır. Yemekte çıkan fasulyenin kurtlu olduğunu söyler öğrenciler. Karavananın üzerinde yüzen şişmiş, siyah başlı tırtılı gösterirler. Mahmut Bey, temiz bir kaşık alır, bir laborant ciddiyetiyle eğilip inceleyerek, “fasulyenin şeysi olacak” der ve ağzına atar.

“Afiyet olsun Hocam.”

“Size de çocuklar, doyurun karnınızı.”

Herkesin görebildiği bir nesneyi Mahmut Hoca'nın ayırt etmemesi imkânsızdır. Öğrencilerinin aç kalmaması için bir özveride bulunmaktadır kendince.

Haydi, yapın bu sahneyi, verin bu inceliği halkımıza. O zaman sizlere gerçek sanatçı derim. Başaramazsınız, çünkü “Mizah ciddi bir iştir”

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - HABABAM SINIFI
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları