poyrazoğlu otomotiv etiler

FELAHA/KURTULUŞA DOĞRU

Mustafa Örki

26-12-2019

Hz. Muhammed sav ve sahabeler için şu tespit doğrudur, onlar Müslüman olmanın derin hazzını yaşadılar hissettiler. Mekke müşrikleri diyorlardı ki nasıl olur bu insanlarAtalarının dinini bırakırlar? Bu güzelliği bilmemiz bizim yaşantımızı etkileyecek bizler de isteyerek İslami yaşayacağız.

Huveyyisa r,a hidayete giden yol ilgi çekicidir. Küçük kardeşi Muhayyisa İbn Süneyne adlı bir Yahudi tacirini öldürmüştür. Bunu haber alan Huveyyisa, kardeşini dövmeye başlar. Bir yandan da:"Bunu nasıl yaparsın? Karnındaki yağların çoğu onun malından hâsıl olmuştur!"diye çıkışır. O zaman Muhayyisa yavaşça doğrulur: "Beni bunun için mi dövüyorsun? Onu öldürmeyi bana emreden öyle bir kimsedir ki, şayet seni öldürmemi emretse, çekinmeden boynunu vururum" der. Huveyyisa donup kalır: "Hayret, bu ne biçim din!" diye söylenir.

Ne vardır bu dinde ne vaat etmektedir? “Biz. Hepiniz oradan çıkıp gidin. Eğer benim tarafımdan size bir hidâyet gelir de her kim hidayetime tâbi olursa artık onlar için bir korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmayacaktır” Bakara/2,38

İnsanoğlu için geçmişin hüznü ve geleceğin korkusu fıtri olarak verilmiştir. Bu duygu insanı var eden varlığın bir iyiliğidir. O aslında iyidir ve tüm güzellikler ondan gelmektedir. İnsan soğuktan-sıcaktan etkilenir giyecek ve kendini koruyacak sığınacağı bir yer arar bulur. Çünkü dışarıdan tehlike gelmesi muhtemeldir. Tarih boyunca Evler-Kaleler inşa etmiş, devlet olmuş sınırlarını bekçiler/askerler oluşturmuştur.

İnsan yolcuydu sanki meçhule gider gibiydi, kimdi ne arıyordu bu dünyada? Hayat kısa, neşesi Şair Nedim’in ifade ettiği gibi yarım bahardı. Yol bilgisi verecek olan her şeyi bilen gücü kuvveti yeten biri olmalıydı. Bu güç Allah idi ve kulunu Hz. Muhammed sav vah yetti. Önce Hz. Muhammed sav sonra da ashabı bu çağrıyı gönül verdiler. Korkularını yendiler, güvendiler ve güven verdiler felaha doğru bir yarış başladı.

İnsan verilen üç kuvvetten biri de gazap öfke fıtratına yerleştirilmiştir. Bu duygu insanın kendisini koruması için verilmiştir. İnsan güveneceği sığınacağı yer kişi ve kuvvet arar. İslam gelmeden öce İslam’ın geldiği topraklar da Kabile insanların sığınakları idi. Bir noktaya kadar yeterli idi çare olmadığı bir realite idi. Buas savaşları bitmez arkası gelmeyen bıktırıcı savaşlardan yorulmuşlar idi. En değerli kabile anlayışı yerine Allah inancı çare olduğunu gördüler.

İlk dönemde Hz. Muhammed sav arkadaşlarını vahiy etkiledi. Risk almalarına ne neden oldu? Mekke de başlayan ve Yesribe (Medine’ye? Uzanan davet rüzgârında rol aldılar. Hâlbuki atalarına bağlıydılar, din değiştirmek kolay değildir. Şirkin esir aldığı adeta karanlıklar içindeki bu insanları vahiy aldı, inşa etti kişilik kazandırdı, sorumlulukların farkına vardılar ve zamanın evliyası oldular. Önce nesne idiydiler sonra özne oldular örnek oldular. Kısaca asrı-saadet insanları vahyin ve Hz. Muhammed sav arkasından yürüdüler.

Cuma Özusan derki: insan olmak için bedeni ve ruhsal bütün hareketlerimiz dengeye kavuşmak amacına yöneliktir. Susamış insan su arar, yorulmuş insan dinlenmek ihtiyacı duyar. Toplumda bir şeyin peşinde koşan kimseler de ruhlarında eksikliğini duydukları bir şeyi tamamlamaya çalışmaktadırlar.

Zaman su gibi akıp gidiyor, gün hafta ay yıl geçiyor kavuşum noktasına doğru gidiyoruz. Ne lazım? Eğer fıtratımızın üzerine örtmediysek geçişin ahları geleceğin korkusu olması lazım. Vakit ne olursa olsun ümidimizi yitirmeden finiş için son bir hamle yapabiliriz yapmalıyız. Başaranlar pes etmeyenlerdir.

Din insana güven verir ümit verir, garanti demez, umutsuz olmayı yasaklar. Ama bilinmesi ve yapılması gereken “Gücümüz yettiği kadar” emek sarf etmektir. Ne kadar yaşarız bilmiyoruz, bir gün mü ay mı, yıl mı? Ne fark eder nasıl olsa gelecek bohçayı hazırlamak en iyisidir. Geldiği vakit daha bizim işimiz var idi veya eyvah demeyiz. Hoş geldin safa getirdin, dünyanın meşakkatini bitirmekte ne güzel deriz.

Güz mevsimi hazan mevsimi derler, hüzün gözü ile bakılır. Hiçte öyle değil, yere düşen her yaprak vazifesini yapmış olmanın mutluluğunu yaşıyor, sen de benim gibi ol diyor.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - FELAHA/KURTULUŞA DOĞRU
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları