etiler poyrazoğlu otomotiv
23 Eylül 2018 Pazar

FARKINDA OLMAK

Mustafa Örki

05-04-2018

“İman edenlerin, iyi işler yapanların, namazlarını doğru kılanların, zekâtı verenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlar için ne korku vardır ne de üzülürler” 2,277

“Nefse ve onu (insanın özü olarak) şekillendirip düzenleyene; Ona kötü ve iyi olma kabiliyetlerini verene! Nefsini arındıran elbette kurtuluşa ermiştir” 91. 8,9,10

Akıl-fıtrat ve vicdan iyi ama yetmez ne lazım Vahiy. Tüm bunlar insanı yönlendirir ve ne yaptığını farkında olduğunu sağlar.

Dindarlık takva kelimesi ile açıklanır demiş bu işin bilenleri. Bu duygu insanı kötü duruma düşmekten korur, iyi davranış ise sahibini rahatlatır. İşte bu Allah’tan kuluna ilham (nefse) takvasının ilhamıdır.

Vâbisa ibni Ma’bed Beni Esed kabilesine mensuptur. O, kabilelerin akın akın Medine’ye gelip Müslüman olduğu hicretin dokuzuncu yılında kabilesinden on kişilik bir gurupla gelerek İslâm’la şereflenenlerdendir. Üsdü’l-Gâbe, IV, 651

Vâbisa ibni Ma’bed (r.a) Müslüman olduktan sonra Medine-de kaldı. Arkadaşları İslâm’a girdikten sonra kısa zamanda memleketlerine döndü. O ise arkadaşlarından ayrıldı ve kabilesine geri dönmedi. O ise Medine’de kaldı sebebi daha fazla bilgi edinme, İslâm’ı daha iyi öğrenme arzusudur. Mescid-i Nebî’ye yerleşerek ashâb-ı suffe’ye dâhil oldu. (Hılyetü’l-Evliya, 2/23)

Vâbisa ibni Ma’bed radıyallahu anh ilim aşkı ile dopdolu bir gönle sahipti. Sürekli Rasûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem efendimize soru sorarak bilgilenmeye ve aydınlanmaya çalışırdı. Kendisinin bu gayretini rivâyet ettiği şu hadis-i şeriften öğrenmekteyiz.

Vâbısa b. Ma’bed diyor ki: Hz. Muhammed’e (s.a.v) gittim, bana “iyilikten ve günahtan sormaya mı geldin?” Evet, dedim

Parmaklarını bir araya getirerek göğsüne vurdu ve üç kere şöyle dedi.”Nefsine danış, kalbine danış Vâbisa! İyilik, nefsin/kalbin yatıştığı şeydir. Günah da içine dokunan şeydir. İsterse insanlar sana fetva vermiş, yaptığına uygun bulmuş olsunlar. Sünen-i Dârimî “Buyû” 2

Demek ki doğru karar veren müslümanın içi rahattır, amel işlerken de mutludur. Yanlış tam bunun zıddıdır çünkü fıtrata vicdana aykırıdır.

Peki enerjimizi nereden alacağız? Hatırlayalım: “İman edenlerin, iyi işler yapanların, namazlarını doğru kılanların, zekâtı verenlerin mükâfatları Rableri katındadır. Onlar için ne korku vardır ne de üzülürler” 2,277.

Bu ayetten bir önceki ayet faizin haram/imha edici sadakanın ise tam zıddı olduğunu bilmemiz hatırlamalıyız.

Müslüman ne yaptığını farkında olan insandır, dindarlık kuru bir slagon değil içinin dolması gerekir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - FARKINDA OLMAK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları