etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Kasım 2018 Pazartesi

ENGELLERİ AŞALIM  

Gülistan ÇÖVÜT

04-12-2017

Yarın 3 Aralık. Peki 3 Aralık bize neyi anımsatıyor. Hatırlıyor muyuz ki onları? Yarın engelli kardeşlerimizin günü.

Engellilik doğuştan veya sonradan herhangi bir hastalık veya kaza sonucu bedensel, zihinsel, ruhsal, duygusal ve sosyal yetilerini çeşitli derecelerde kaybetmiş, normal yaşamın gereklerine uyamama olarak tanımlanmaktadır.Birleşmiş Milletler 1992 yılında aldığı bir kararla3 AralıktarihiniUluslararası Engelliler Günü olarak kutlanmasına karar vermiş ve her yıl çeşitli etkinlikler ile üye ülkeler tarafından kutlanmaktadır.

Bugün ülkemiz medyasında engellilere yönelik haberler dikkatinizi çekecek. “Hepimiz suçluyuz” diye başlık atacak bir gazete, “Engellilerimize yeteri kadar önem vermiyoruz maalesef” diyerek sunacak haberini içli, duygulu sesi ile bir televizyon kanalında spiker, “Şu kadar yılda bu kadar hizmet yaptık” diyecek attığı yalana kendi de inanmamış görünen bir siyasi. Ve bir gün sonra, 4 Aralık 2017’de sanki hiçbir şey olmamış gibi kendi hayatlarımıza geri döneceğiz. Çünkü o acıyı biz çekmedik hiç sadece böyle günlerde bir kereye mahsus kendimizi onların yerine koyuyoruz.

“Bugün toplumumuza baktığımızda engelli bireyler üzerinde kanıksanmış olumsuz düşüncelerin yaygın olduğu görülecektir. Engelli bireylerin sadece tüketici oldukları inancı, onların üretimde yer almalarının imkânsız ve gereksiz görülmesi, ‘çalışsalar da işe yaramazlar’ düşüncesi engelli bireylerin istihdam hakkının önündeki en büyük engellerdir. Engelli bireyler için: ‘okuyamaz’, ‘okusa da ne olacak?’, ‘aileye yük olacak’, ‘evde otursun, biz ona bakarız’ düşünceleri onların eğitimden uzak kalmalarına neden olmaktadır. Okulların erişilebilir olmaması, okullarda engelli öğrenci istenmemesi, görme ve işitme engelliler için özel materyallerin sağlanmaması da sorun alanlarındandır. Eğitimde fırsat eşitliği sağlanamadığından üniversite eğitimi alabilen, bir meslek sahibi olabilen engelli birey sayısı oldukça azdır.

Bununla ilgili çocuk felci bir Bünyamin arkadaşımızın konuşmasını sizlerle paylaşmak istiyorum:

“2006 öncesi aldığım rapora göre engelliydim. Raporumla memur sınavlarına katıldım. Kazandım. Vergi muafiyetinden yararlanmam için hastaneye sevk edildim. Hastanede “özürlü olmadığım” ortaya çıktı. Bunun üzerine KPSS’ sınavlarına girdim, yine kazandım. Memur olabilmem için sağlam raporu istediler. Aynı hastane engelli olduğuma dair rapor verdi, memur olamadım. Şimdi özürlü müyüm yoksa sağlam mıyım? Karar verin, ben de bileyim..”

Bu konuşmanın ardından bu kardeşimize birçok üst yetkililerimizden destek gelmiştir. Tüm vatandaşlarımızı azıcık duyarlılığa davet ediyorum bu konuda. Örneğin görme engelli vatandaşlarımız için devletimiz kaldırımlara hissedilebilir zeminler yaptırmıştır. Ancak kalkıpta bir vatandaşımız oraya arabasını park ederse onların önüne bir taşta biz koymuş oluruz.

Bu konuyla ilgili önlemlerimizi erkenden almamızda büyük fayda vardır:

Her bebeğimize;

- Yeni doğan işitme taraması

- Fenilketonüri, Biyotidinaz ve Hipotiroidi Taraması,

- Gelişimsel Kalça Çıkığı erken tanı ve tedavisi

- Hemoglobinopati taramaları yapılmakta,

- Erken yaş taramalarının yaygınlaştırılması hazırlıkları yapılmaktadır.

Engelli bireylerin sağlık ocağı hastahane gibi kuruluşlara erişimi kolaykaştırılmalıdır.

Evde sağlık hizmetlerimiz vardır. Onun bilincinde olunmalı ve ondan yararlanılmalıdır.

‘’Bana acıyarak bakma bana küçümseyerek bakma bir bakarsın acınacak halde sen olursun.’’

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ENGELLERİ AŞALIM  
Gülistan ÇÖVÜT - Diğer Yazıları
Bütün Gülistan ÇÖVÜT Yazıları