poyrazoğlu otomotiv etiler

EMEL

Mustafa Örki

20-02-2020

İntihar ve ötenazi olayları dünyada yaygınlaştı. Yaşlı, hasta bazen ise mutsuz olan insanlar hayatlarını son veriyorlar. Yaşama arzusunu, ümidini yitiriyorlar dayanma gücü kalmayınca son çare olarak yaşantılarını nokta koymuş oluyorlar. Bunun yanında uzun yaşama arzusu ile dolu, çare bulsalar ölmek istemeyenler de var. İslam bu konuda ne diyor? Ortayı nasıl bulacağız?

Hz. Eyyub’un duasını Kur'an bize haber veriyor“Muhakkak ki, bana bir zarar isabet etti (hastalık geldi). Ve Sen, rahmet edenlerin en çok rahmet edenisin.”(Enbiya-83) Doğrusu şeytan bana bir yorgunluk ve eziyet verdi.(Sad:41) Rabbim acizlik gösterecek durumlardan bizleri koru! Âmin!

Emel hakkında gerçekleştirilmesi uzun zamana bağlı ümit ve arzular için kullanılan bir terimdir. “istemek, ummak” anlamında, genellikle recâ ile eş anlamlı bir isim olarak kullanıldığı belirtilir. Ancak bazı dilciler, emelin gerçekleştirilmesi uzun zamana bağlı bulunan istekleri, recânın orta vadedeki beklentileri ifade ettiğini, kısa sürede gerçekleşmesi umulan şeyler içinse tamah kavramının kullanıldığını söylemişlerdir (Feyyûmî, Miṣbâḥu’l-münîr)

Kur'an da biri “insanı oyalayan, ahiretini unutturan dünyevî arzu ve tutkular” (15/3), için diğeri de mutlak olarak “arzu edip ümit bağlama” (18/46) anlamına gelecek şekilde iki âyette geçmektedir. İkinci âyette, “hem sevap yönünden hem emel yönünden daha hayırlı” olarak nitelendirilen “bâkî olan sâlih işler” Allah rızâsına uygun düşen ibadetler. Dünya ve âhiret için faydalı, özellikle âhirette en güzel âkıbeti elde etmeye yarayan hayırlı işlerin tamamı şeklinde yorumlanmıştır.

İnsanın uzun vadeli arzular taşıması, zihnini yoğun bir şekilde bunlarla meşgul etmesi ve çabalarını büyük ölçüde bu arzuların gerçekleştirilmesi yolunda harcamasına tûl-i emel, istek ve arzularına sınır koyarak özellikle âhiret hayatı için yararlı olacak işlere önem vermesine de kasr-ı emel denilmiştir.

Hz. Peygamber’in, “Yaşlı kişinin bütün güçleri zayıflasa da dünya sevgisi ve uzun emeller konusunda gönlü hep genç kalır” (Buhârî, Riḳāḳ, 5) buyurmuştur. Bu hadisi de dikkate alan müslüman ahlâkçılar emelin bütünüyle söndürülmesinin mümkün olmadığını, hatta hırsa dönüşmediği sürece insana yaşama arzusu ve istikbal ümidi veren olumlu bir emel duygusunun faydalı ve gerekli olduğunu düşünmüşlerdir. Mâverdî “Emel ümmet için rahmettir; eğer emel olmazsa işlerin çoğu yüzüstü kalır, hayat bağları kopar” şeklindeki rivayetle teyit eder. (Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn 108).TDV İslam Ansiklopedisi.

İslam fıtri olan duyguları sebepsiz değildir, gereklidir. Tüm mesele yerinde kullanmaktır. Zamanla insan yaşama arzusunu yitirebilir, imtihanı ağır gelir ve hayata küser. Sabretmek, çıkış için çare aramak, ümidini kaybetmemek lazımdır.

Kâinat mektebini okuduğumuzda görüyoruz ki, kar-fırtına, kuraklık gibi tabiat olaylarında ağaçların kuruması, yıkılmasını şahit oluyoruz. Ayakta kalanlar hayatlarını devam ediyorlar, onlar şuursuz diyebilirsiniz. Evet, doğrudur, ama akıl sahibi olanlar bundan ibret almalı değil mi?

Hastalık yaşlılık ve ölümler hayatın normal işleyişinde olması gerekenlerdir. Sağ olduğumuz müddetçe iyi insan, müslüman olma arzumuzu kaybetmemeliyiz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - EMEL
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları