etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Temmuz 2018 Perşembe

EMEK VE EKMEK, TOHUM VE TOPRAK, UMUT VE SEVGİ KAZANACAK

Tarık Barbaros Pilevne

06-04-2017


Çalışmadan,öğrenmeden,yorulmadan rahat yaşamanın yollarını alışkanlık haline getirmiş milletler,evvela haysiyetlerini, sonrahürriyetlerini ve daha sonra daistiklallerini kaybetmeye mahkûmdurlar. / Mustafa Kemal Atatürk


Yazık ki günümüz Türkiye’si giderek ayrışıyor, kutuplaşıyor; kamuoyunu oluşturan araçların da desteğini alarak -ki buna yandaş medya deniyor- kültürel ve ahlaki değerlerimiz yeniden tanımlanıyor. Milleti millet yapan değerler, hoyratça kullanılıp anında çöpe atılıyor, günlük siyasetin malzemesi yapılıyor. Sürece Yeni Türkiye’yi kurmak veya ülkeyi dönüştürmek gibi adlar verilse de, biliyoruz ki küresel emperyalizmin toplum mühendislerince ülke dizayn edilmeye çalışılıyor. Sonuçta sosyal dinamikler çatışıyor, toplum cepheleşiyor. Bu kötüye gidişten mustarip, durumdan vazife çıkaran kitleler; Cumhuriyet’e, bayrağına, milli marşına, ‘andımız’a bağımsızlığına, özgürlüğüne, toprağına, birbirine ve Ata’sına sarılıyor; Sözgelimi 10 Kasım 2013’de bir milyon seksen dokuz bin kişi olarak, “biz buradayız ha!” demek için Aslanlıyol’a çıkıyor. Bağımsızlık dedim de, eski dilde “istiklal” diye geçiyor; Sakarya’da savaşan birliklere ordu tebliğlerinde “İstiklal Orduları” denildi. Ve bu kutsal isyandan zaferle çıkınca kurucu irade şu kararlılığı haykırdı: “İstiklalimizi emin bulundurabilmek için heyet-i umumiyemizce, heyet-i milliyemizce bizi mahvetmek isteyen emperyalizme karşı ve bizi yutmak isteyen kapitalizme karşı mücahedeyi caiz gören bir mesleği takip eden insanlarız.” Ulusu bir araya getiren, devleti kuran siyasal ve toplumsal sözleşmeye ise “Cumhuriyet” adı verildi. Mustafa Kemal ve arkadaşları ''İstiklal-i Tam' yani Tam Bağımsızlık derken, mütareke İstanbul'unun teslimiyetçi/işbirlikçi tavrına tepkiyi dile getiriyordu.
En yakınındakiler, kurtuluş için en makul çözümün Amerikan mandası olduğunu savunurlarken Atatürk, asla 'tam bağımsızlık' şiarından ödün vermedi ve arkadaşlarını da bu fikre ikna etti. Bugün anladığımız tam bağımsızlık budur; yani kültürel, ekonomik ve siyasal bağımsızlık... Ulusalcılık ise son on yılların küreselciliğine ve ümmetçiliğine karşı yer bulmuş bir kavramdır. Ulus Devlet, her dinden, her mezhep ve etnisiteden yurttaşının varlığını, “Türk Vatandaşı” üst kimliğinde güvence altına aldı. Atatürk, Anadolu'da Türk diye bir milletin yaşadığını açıklayarak tüm mandacı fikirleri mahkûm etti. Türk tarihinde Türklüğü siyasi bir kimlik haline getiren Atatürk'tür. Türklük, ideolojik düzlemde antiemperyalisttir. Devrimci bir direnişin ve yeniden dirilişinin adıdır.

Sağ iktidarlar döneminde küresel emperyalizm, dayattığı kalkınma ve yatırım formülleri ile ülkeyi borçlandırıp, geleceğimizi bloke etti. Anapara ve faiz kıskacında sıkışan ülke, ödeme darboğazına girdi. Çok fazla seçeneğimiz yoktu, çözüm daha çok borçlanmakta arandı. Cumhuriyet kazanımları, milli varlıklarımız haraç mezat elden çıkarıldı. Vatanın suyunu, toprağını, madenini, kıyısını, ormanını, bankasını, fabrikasını “Babalar gibi” sattılar. Bor’da, şekerde, tütünde, petrolde, haşhaşta oynanan oyunlarla ulusal üretim sabote edildi. Gelir dağılımında adaleti ve bireylerin refah düzeyini sağlayamamış, büyüme hızı yavaşlamış, üretimden düşürülmüş, işsizlik ve kamu savurganlığını önleyememiş ülkeler bu oluşuma karşı duramaz. Küreselleşme süreci; hukuksal, bilimsel ve yurtseverce duruşlarla geçiştirilebilir. Burada savunulacak olan, üretim ve paylaşım ölçülerinin sosyal devlet anlayışı içinde adil ve hakça yer almasıdır. Daha çok üreterek, daha çok paylaşarak iç ve dış barışı sağlayabilir, güçlü ve dengeli bir toplumsal yapıya ulaşabiliriz. Bugün Devlet yeniden tasarlanmaya çalışılıyor. Sonuç ne olursa olsun, inanıyorum ki son tahlilde biz kazanacağız; bağımsızlık, milli onur, emek ve ekmek, tohum ve toprak, umut ve sevgi, yurttaş ve vatandaş yani “Yaşam” kazanacak.



YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - EMEK VE EKMEK, TOHUM VE TOPRAK, UMUT VE SEVGİ KAZANACAK
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları