etiler poyrazoğlu otomotiv

EDİRNE MÜDAFİİ ŞÜKRÜ PAŞA 

Ufuk GÖKMEN

26-05-2018

Osmanlı Devleti son yıllarını yaşarken hafızalarda, bütün olumsuzluklara rağmen direniş destanı yazan kahramanlar kalmıştır.

Plevne kahramanı Osman Paşa, Erzurum müdafii Gazi Ahmet Muhtar Paşa ve Edirne Müdafii Şükrü Paşa, adına marşlar yazdıracak kahramanlıklarla görevlerini yapmışlardır.

Bu yazıda sizlere Erzurumlu Mehmet Şükrü Paşa'yı anlatmak istiyorum.

Mektepli subaylar arasında, bilime yakınlığıyla temayüz etmiş olan Mehmet Şükrü 1879'da teğmen olarak göreve başladıktan sonra Almanya'da eğitim almış, dönüşünde pek çok subayın eğitimine katkı sağlamıştır.

Aslen yaşı, rütbesi ve kariyeri bir yıldız gibi parlayan orgeneral Mehmet Şükrü, yeni yetme ittihatçılar tarafından engel olarak görülüyordu.

İkinci meşrutiyet döneminde rütbesi düşürüldü. Balkan savaşı başlayıp Edirne tehlikeye düşünce, Korgeneral olarak şehri savunan birliklerin başına gönderildi.

Emrinde çalışan binbaşı Kazım Karabekir, ondan çok şey öğrenmişti.

Edirne müdafaası sırasında payitahtta büyük siyasi çekişmeler yaşanıyordu.

Hükümeti devirmek ve tam hakimiyeti sağlamak isteyen ittihatçılar adeta, Edirne'nin elden çıkmasını bekliyor, bu kaybı hükümeti devirmenin bahanesi olarak kullanmak istiyorlardı.

Orduya siyaset karıştırmanın en ağır bedeli Şükrü Paşanın üstüne yıkılmıştı.

Anlamsız şekilde Edirne'yi 40 gün savunması talimatı gelmişti. Buna rağmen 155 gün destansı bir direniş yapıldı.

Selimiye Camiine Bulgar topları isabet ederken, halk kıtlık içindeyken ve en ufak bir yardım gelmezken, askerler komutanları Şükrü Paşa'nın vakur duruşu sayesinde ayaktaydılar.

Deli Şükrü lakabını taktıkları komutan, savaşa hazırladığı birliğine geri adım artırmıyordu.

Fransız ve Alman basını, Edirne'deki kahramanlıkları manşetten yayınlıyordu.

Diğer taraftan kahramanlığı dillere destan olacak bir generali istemeyen Enver Paşa, Edirne'ye söz verdiği hiç bir yardımı göndermiyordu.

Mukavemet başlamadan gönüllü nefer olarak Edirne'ye gelen Dahiliye Nazırı Talat bey, askerlerin direnme azmini kırmak için olumsuz propaganda yapıyordu.

Şükrü Paşa, onu karşısına alıp, "Yaptıklarına son vermezse kendisini idam etmek zorunda kalacağını" dile getirdi.

İstanbul'a dönen Talat, Şükrü Paşa'nın emekli edilmesini sağladı.

Şükrü Paşa olayı kendi dilinden şöyle anlatmıştır;

“Harbin başında hükümet benden bir aylık mukavemet talep etti. Ben tam yüz elli beş gün mukavemet ettim.

Talatlar ordumuzun bir an evvel mağlup olmasını ve mağlubiyeti yüzünden muhalif hükümetin bir an evvel sükûtunu istiyorlardı. Fakat unuttukları bir şey vardı;

Benim asker olduğumu unutuyorlardı.”

Menfi siyaset Edirne halkı için en acı günleri hazırlarken, Şükrü Paşa destansı direnişinden taviz vermiyordu. Tarihi vasiyetini işte bu ortamda kaleme aldı;

"Düşman savunduğumuz hatları geçdikten sonra ölürsem, kendimi şehit kabul etmiyorum.

Beni mezara koymayın, etimi kuşlar ve itler çeke çeke yesinler.

Fakat, savunma hattımız bozulmadan şehit olursam, beni bu yere gömeceksiniz ve gelecek nesiller üzerime bir abide dikeceklerdir.”

Bu vasiyet, ben okurken Harbiye'nin duvarlarını süslüyordu.

Direniş bütün Bulgar ordusunun Edirne'ye yöneldiği zaman İstanbul'un baskısıyla son buldu.

Teslim olduğunda Şükrü Paşa'ya kılıcı Bulgar Kralı tarafından iade edildi. Çünkü onun kahramanlıklarına bizzat şahit olmuştu.

Fransız'lar onun direnişini unutmadı ve aralarında Claude Farrere ve Pierre Loti gibi isimlerin olduğu yüzlerce aydının imzasını taşıyan “Altın Kitap”ı bir kılıçla birlikte Fransız halkının Şükrü Paşa’ya hayranlığının ifadesi olarak takdim ettiler. Altın Kitap’ ın girişinde şu sözler yazmaktadır;

“Edirne’nin kahramanı Müdafii General Gazi Mehmed Şükrü Paşa’ya hayranları tarafından unutulmaz bir müdafanın hatırası olarak.

Paris 1913…”

Kendisinden on kat daha güçlü bir düşman ordusuna karşı direnmek zorunda kalan, esareti, ihaneti ve bunların sonucu amansız hastalıkları yaşayan lakin askerlik onurundan asla taviz vermeyen bu büyük kahramanı saygıyla anıyoruz.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - EDİRNE MÜDAFİİ ŞÜKRÜ PAŞA 
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları