etiler poyrazoğlu otomotiv

DÜNYANIN TOHUMCULUKTA GİTTİĞİ YER VE BİZİM GERÇEKLERİMİZ........

Dr. A. Kadir Kıran

09-01-2019

Ülkemiz tohumculuğunun özellikle 2006 yılında çıkan 5553 sayılı tohumculuk kanunundan sonra bir ivme kazandığı gerçek. Bugüne geldiğimizde dışarıya istenilen düzeyde de olmazsa tohum ihraç eden ülke konumuna geldik. Bunda emeği geçen herkese teşekkür etmemiz gerekir. Ancak o kadar çok gidilecek yolumuz var ki. Bunu anlamak için biraz Dünya tohumculuğundaki gelişmelere bakalım isterseniz. Dünya'da 7000 civarında tohum şirketi var. Ticarete konu olan parasal değer 50 milyar doların üstünde. Bu ticaretin % 50'ni sadece 5 ülke yapmaktadır. Bunlar sırasıyla Hollanda, ABD, Fransa, Almanya ve Macaristan. Dünya tohumculuğunun lideri durumunda olan Hollanda ve Fransa gibi ülkelere bakacak olursak bunlardaki tohumculuk yönetimi çok farklı. Bu ülkelerdeki toplam tohumcu firma sayısı her biri için 250'yi geçmemektedir. ARGE kuruluşu olan firma sayısı ise 100'ün biraz üzerindedir. Zira ARGE kuruluşu olmak için şirket bütçesinin en az % 15'nin ARGE'ye ayrılması önemli bir şarttır. Ortalama yıllık bütçeleri ise 150-350 milyon dolar arasındadır. Yani her yıl ortalama olarak 20-50 milyon dolar arasında ARGE bütçeleri olmak zorundadır. Her şirketin Gen havuzu bulunmakta ve bu gen havuzu üretime kaynak oluşturmaktadır. Birimler birbirinden ayrı ve tek amaç için çalışmaktadır. Çeşit geliştirmede ise son teknolojik gelişmeleri kullanmaktadırlar (DNA markörleri yöntemi, doku kültürü, biyoteknolojik çalışmalar vb.). Ülke tohumculuk yönetimi ise tek çatı altındadır. Kamu sadece denetim görevi yapmaktadır. Bir örnek verecek olursak; örneğin ARGE kuruluşu olan firmanın bütçesi incelenir. Eğer % 15 bütçeden pay ayrılmamışa uyarılır. Daha sonra şartlar yerine getirilmezse o zaman ARGE belgesi iptal edilir. Bunun gibi birçok denetim mekanizmaları vardır. Yani gerçek denetimler yapılır ve sonucu uygulanır. Şimdi gelelim bizdeki gelişmelere; isterseniz bizde tohumculuk nasıl yönetiliyor dan başlayalım. Bizde 5553 sayılı tohumculuk kanununa göre düzenlenmiş 7 alt birlik var (Tohum Sanayicileri ve Üreticileri alt birliği, Bitki Islahcıları alt birliği, Tohum Dağıtıcıları Alt Birliği, Tohum Yetiştiricileri Alt Birliği, Fidan Üreticileri Alt Birliği, Fide Üreticileri Alt Birliği ve Süs Bitkileri Üreticiler Alt Birliği). Birde üst birlik olarak Türkiye Tohumcular Birliği var. Yani kısacası çok birlik var ve birlikler arasında pek iletişim yok. 2 yılda bir de birlik seçimleri var. Yani birliklerin iş yapacağı zamanı bile yok. Hal böyle olunca tohumculukta yapılması gereken işler için zaman kalmıyor. Bu kısır döngü böylece 10 yıldır devam ediyor. Durum böyleyken başarı beklemek zor. Geldiğimiz bu durum hiç de iç açıcı değil. Dünya'daki yerimize bakacak olursak oda çok iyi değil. Dünya ticaretinde (milli üretim) ihracat olarak % 0.7 (binde 7) ile çok gerilerdeyiz. İthalatta % 1.5 ile 16.sıradayız. Zaten dünya ticaretinin % 80'ne konu olan ürünlerde (Mısır, soya, Ayçiçeği, şekerpancarı) yokuz. Yani ülkemizde bu türlerde ticarete konu olan çeşitlerimiz yok denecek kadar az. Bu türlerin çeşitlerinin neredeyse tamamı dışarıdan ithal yoluyla gelmektedir. Bu yüzden yakın gelecekte Dünya ticaretinde söz sahibi olmamız çok zor görünmektedir. İstatistikler de bunu doğruluyor. Dünyada toplam 7000 civarında tohum şirketi bulunurken ülkemizde 1000'nin üzerinde olması da ayrı bir handikap. Bunların çoğu da yerli firmalardır. Nicelik olarak yerli firma sayısı fazla gözükse de burada önemli olan şirketlerin niteliği. Yani az sayıdaki yabancı ve yabancı ortaklı şirketin toplam pazardaki payları ve ağırlığı çok daha fazla gözlenmektedir. Ülkemizde tohum şirketi kurmak çok kolay. Nerdeyse 1 günde tohum şirketi kuracak pozisyona geldik. Arge kuruluşlarımızın durumu ortada. 200'ün üzerinde Arge kuruluşu var. Sadece adı var o kadar. Tabi ki içlerinden işini iyi yapanlar var. Zaten bu işini iyi yapanlar tohumculuğun bugünkü duruma gelmesini sağlamışlardır. Bugün ihracatımızın büyük bir kısmını da bu az sayıdaki firmalar yapmaktadırlar. Yani kısacası durum ortada iken başarı beklemek ve geleceğe dair olumlu varsayımlar yapmak pek olası değildir.

O zaman ne yapmalıyız?

Ülkemiz tohumculuk sektörü; gerek mevzuat gerek alt yapı ve ekolojik imkânları gerekse de uluslararası kuruluşlarla olan işbirliği ve üyeliği ile uluslararası kurallara göre akredite olma özellikleriyle, yurtiçi ve yurtdışı piyasalarda önemli bir avantaja sahip konumdadır. Ancak mevcut kanunlar günümüz şartlarına göre sektördeki tüm tarafların katkılarıyla, daha uygulanabilir ve kaliteyi öne çıkaran bir üretim altyapısını oluşturmak amacıyla revize edilmelidir. Birlik seçimlerinin 4 yılda bir yapılması, alt birlik sayılarının çokluğu, şirket üyelik şartlarının yeniden revize edilmesi, ARGE destekleri, günümüz şartlarında kamu-özel sektör-üniversite işbirliği slogan olarak kalmamalı ve pratik olarak uygulamaya geçirilmelidir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DÜNYANIN TOHUMCULUKTA GİTTİĞİ YER VE BİZİM GERÇEKLERİMİZ........
Dr. A. Kadir Kıran - Diğer Yazıları
Bütün Dr. A. Kadir Kıran Yazıları