etiler poyrazoğlu otomotiv
20 Kasım 2019 Çarşamba

DÜNYADA TARIMDAN BEKLENTİLER

Dr. A. Kadir Kıran

24-04-2019

Dünya'da 2000'li yıllarda, tarımsal üretimi etkileyen kavram değişiklikleri ve tartışmalar yaşanmaya başlamış ve günümüzde bu tartışmalar devam etmektedir. Bunların başında "Mülkiyet", "Kaynak Yönetimi", "Optimal Üretim Bölgesi (üretim planlaması) ve "Tarım Ürünleri Ticareti" gibi konular gelmektedir. Tüm bunlar "Globalleşme" kavramının yapı taşlarını oluşturmaktadır. Liberal ekonomi kurallarının geçerli olduğu veya uygulanmaya çalışıldığıülkelerde tarım alanlarının sahipleri vardır. Bu arazilerin hukuksal anlamdaki "Kişisel Mülkiyet Hakkı" korunmakla beraber, doğal kaynaklardan yararlanma söz konusu olduğundan ve bunların geri kazanılmaz biçimde kötü kullanılması toplumu da ilgilendirdiğinden, "Toplumsal Haklar" kavramı gündeme çok değişik biçimlerde gelmektedir. Nitekim tapulu bir arazinin altındaki toprak, maden, su gibi varlıkların kime ait olduğu üstündeki havanın kime ait olduğu; su kaynağı varsa kime ait olduğu; bunların miras hukukuna dayalı sonsuz mülkiyet hakkı mı, yoksa süreyle sınırlandırılmış kullanım hakkı mı olduğu tartışılmaktadır.

Dünyadaki “Globalleşme” (endüstrileşme ve bilgi toplumuna dönüşüm süreci) paralelinde tarım sektöründe görülen değişimlere de neden olmuştur. Bu değişimler ülkelere, hatta bir ülke içindeki yörelere göre farklılıklar göstermektedir. Günümüzde gelişmekte olan ülkelerin tarımındaki olumsuzluklara çok küçük işletmeler, verimli tarım arazilerin elden çıkması, plansız üretim ve sanayileşme modelinin ve hızının da etkisi olmaktadır. Bu bağlamda "Mülkiyet" kavramının tartışılması, gelecekte daha da önem kazanacak ve "Kaynak Yönetimi" kavramını da beraberinde getirecektir.

Az gelişmiş ülkelerde "Kaynak Yönetimi" başarılı olmadığı için ekonomik kayıplar ve yerine konamayacak sonuçlar meydana gelmektedir. Gelişmemiş ülkelerin, gelişmiş ülkelere benzeme özentisi, medya etkisiyle de pompalanan ve insanlara cazip gelen "Kullan-At-Tüketimi" modelini ön plana çıkarmaktadır. Gelişme sürecinde yatırım mallarına duyulan gereksinme, yeni yaşam biçimi alışkanlıkları ve dar öz kaynaklar, bu ülkeleri borç batağına sürüklemekte, en kolay gelir sağlanabilecek ilk kaynak olarak "Doğa" görülmektedir. Böylece "Sürdürülebilir Tarım"dan çok, orman gibi biyotik; toprak, su gibi abiyotik kaynakların "Ekonomik Gelişme" adına bilinçsizce kullanılması, doğanın geri getirilemez ölçüde sömürülmesine yol açmaktadır. Bunun en son örneğine küresel ısınmayı gösterebiliriz. Kuzeyde buzullar eriyor, kuraklık kapıda ve su kaynakları hızlı bir şekilde azalıyor. Tüm bu olumsuzlukların nedeni doğayı tahrip etmemizdir. Gelişmiş ülkelerin bugünkü doğal kaynak kullanımı önerilen "Global Dünya" modeline uymamaktadır. Gelişmiş ülkelerin kendi kaynaklarını, ekonomilerini veya yaşam standartlarını koruyabilmek için az gelişmiş ülkelerin kaynaklarını insafsızca kullanmaları ender görülen bir durum değildir. Biraz geriye gidersek birçok örneği hatırlayabiliriz (Sudan, Afganistan, Irak…vb..).

Globalleşme ile Dünya’da meydana gelen bütün bu gelişmelerin ve çabaların temelinde başlıca iki gerçek yatmaktadır: Bütün dünyada tarım, bir taraftan serbest pazarda uluslararası rekabet, bir taraftan gittikçe artan çevre bilinciyle karşı karşıya gelmektedir. O halde, tarımsal üretimde verim ve üretim artışına, belirli bir kaliteyi elde etmeye ya da üretimi garantiye almaya yönelik olarak kullanılan girdilerin her biri, değişen koşullarda, ekonomik üretim ve doğal dengeleri bozmayan üretim filtrelerinden geçirilerek değerlendirilmek zorundadır. Bu tarımın geleceği, tarımdan beklentilerin karşılanması ve insan beslenmesinin açısından önemlidir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DÜNYADA TARIMDAN BEKLENTİLER
Dr. A. Kadir Kıran - Diğer Yazıları
Bütün Dr. A. Kadir Kıran Yazıları