etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Eylül 2018 Çarşamba

DRESDEN KATLİAMI: 13 – 14 ŞUBAT 1945

Tarık Barbaros Pilevne

02-11-2017

Almanya'nın kültür ve tarih başkentiydi. Elbe Nehrinin kıyısında olan bu Dresden’e "Elbe'nin Floransa'sı" denirdi... Tarihi binalarla, müzelerle bütün tarih ve kültür kaynaklarını korumayı başarmış bir şehirdi. 2. Dünya Savaşı başlamadan önce 500 bin nüfusu varken, savaşın sonlarında, halk tarafından "güvenli şehir" ilan edilmiş ve nüfusu bir milyonun üzerine çıkmıştı.Şehrin en cezp edici noktası da buydu müttefikler için... Şehirdeki bu büyük nüfusu hava saldırılarına karşı koruyacak hiç bir önlem yoktu. Bu tarihi şehrin bombalanması için şehir dışında bulunan askeri mühimmat depoları haricinde bir sebep de yoktu. Fakat Rusların ilerlemesini kolaylaştırmak, Alman askerinin başına yeni bir bela açmak ve en önemlisi; yer yer teslim olmuş Almanlardan, savaşın bitmesine yakın, son bir seferliğine intikam almak için yapılmış bir saldırıydı bu. Saldırı 13 Şubat 1945 akşamı başlamıştı. İngiliz ve Amerikanlar gerçekten harika bir plan kurgulamışlardı. (!) İlk adımda şehre bombaları bırakacaklardı, aradan 3 saat geçtikten sonra, Almanlar ölülerini toplamaya, yangınları söndürmeye ve sığınaklarından çıkmaya başlayınca diğer bir hava saldırısı gerçekleşecek ve katliamda ölenlerin sayısı arttırılacaktı.Bu planı başarıyla uyguladılar. İlk hava saldırısını gerçekleştirecek olan filo, saat 22:14'te Dresden üzerinde bombalarını bıraktı. Bu bombaların içeriği patlayıcılar ve fosfor bombaları yani alev çıkartıcılar olarak bilinen "incediaries" bombalarıydı. Amaç, patlayıcılarla şehri tahrip etmek ve alev rüzgârları oluşturarak bütün şehri yakmaktı.Bu ilk bombalamada sirenler erkenden çağrı yapmış ve halkın büyük bir bölümü saldırıdan kurtulmuştu. Birçoğu 1-2 saat sonra sığınaklarından çıkmış, ya birilerine yardım ediyor ya da birilerinden yardım istiyorlardı. Büyük yangınlar her bir yanı sarmıştı ve insanlar panik halinde kendilerini sokağa atmıştı.Gece, Müttefik kuvvetlerin saldırıları tekrar başladı. Bu sefer de sirenlerle halk uyarılmaya çalışıldı fakat ilk bombardımanın hasarıyla elektrikler kesilmişti, halka bu yeni saldırı duyurulamadı. İngilizler korkunç bir hedef seçmişlerdi: Merkez tren istasyonu ve yanında bulunan büyük park. Yani halkın yangından kaçmak için sığındığı iki büyük yer; 25 dakikalık sürede bu bölgeye 2000 tona yakın patlayıcı ve fosfor bombası bırakılmıştı bile... Artık insanlar için kaçacak yer yoktu! Alev rüzgârları insanlar nereye kaçarsa oraya kadar takip ediyor, sıcaklık 1500 dereceye çıkıyor, binalarda bulunanlar ya yangınlardan yanarak ya da dumandan zehirlenerek ölüyor, dışarıda bulunanlar ise asfalta yapışıyorlardı. Rudolf Eichnero günü şöyle özetliyordu: "Hiç bir yerde siren sesi yoktu. İkinci saldırı bizim için büyük acı bir sürpriz olmuştu. Bombardıman o kadar şiddetliydi ki, insanlar ayakta bile duramıyordu. Herkes dizlerinin üzerinde hareket etmeye çalışıyordu. Yangınlar yüzünden mahzenlerdeki insanlar bile nefes almakta zorlanıyordu. Havada oksijen kalmamıştı. Yangın bulutları yanmış eşyalarla, kor haline gelmiş demir parçalarıyla ve yanmış insan bedeni parçalarıyla doluydu..." İki gün içinde 3600 uçaktan atılan 3900 ton bomba ile Müttefiklere göre 25 bin, Almanlara göre ise 200 bin sivil öldürülmüştü. Churchill’in talimatıyla gerçekleşen bu insanlık suçu katliam, Hiroşima ve Nagazaki ile birlikte tarihin en büyük soykırımlarından biridir. Savaştan sonra bu katliamla yargılanan İngiltere ve Amerika, yakınlarını kaybedenlere ve Almanya'ya bu katliam için tazminat ödemeyi reddetmiştir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DRESDEN KATLİAMI: 13 – 14 ŞUBAT 1945
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları