etiler poyrazoğlu otomotiv
26 Ağustos 2019 Pazartesi

DOĞRU SÖZ

Mustafa Örki

18-04-2019

“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğru söz söyleyin, Allah sizin işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah’a ve Resulüne itaat ederse, muhakkak büyük bir başarıya ulaşmıştır.” Ahzâp /33, 70.71

Sözlerin en güzeli Allah kelamıdır, bundan şüphemiz yok. İlim sahipler der ki, İhlas suresinin bir adı tevhid suresidir ki mahiyetinden dolayı bu adı almıştır. Bu süre tevhidin tefsiridir, vahyin zirvesidir çünkü varlığın zirvesi Allah’tır. “Lâ ilâhe illallah” şeklinde özlü ifade İslam’ın özü esasıdır. Tüm müesseseleri bunun üzerine bina edilmiştir. Şart ve farz arasındaki fark en anlaşılır şekilde burada kendini gösterir. Bir insan bu kelimeyi kabullenmeden yaptıklarının anlamı olmaz.

Yaratan ve yaratılan olarak iki varlık var. Allah yaratandır ve ondan başka ilah yoktur O her şeyin üstündedir. Yaratan ile yaratılan arasında fark ise birinci diğerine ile birleşmesi kaynaşması, karışması sızması mümkün değildir. Allah hiçbir zaman filan olarak görülmez.

Tevhid olmadan anlaşılmadan teklif ve yükümlülük olması ve hesap gününün varlığı bir anlam taşımaz. Allah tekdir her şeyin ilk belirleyicisi o’dur, tevhid inancını benimseyen Müslüman için hayatı uyum içinde ve birbirini destekleyen şekle dönüşür ki asıl istenen olması gerekendir. Bu ilkeden sonra Müslümanların bilmesi gerekenleri şöyle özetleyebiliriz

Söz söyleme kurallarımız var bizim. Hakkı ve doğruyu yerinde ve zamanında, münasip- yumuşak, tam eksiksiz söylemek gerekir demişler. Kuran’ın ve Resullerin üslubu, yöntemi budur.

Sözün gücünün olduğunu bilir ve inanırız. Söz en güzeli Allah kelamıdır, Hz. Muhammed As cevâmi-ül kelimdir lafızları az, manası çok kelâm. Söz o zamanlar zaten şairlerin şiirinde kendini bulmuş idi. Ne zaman vahiy gelmeye başladı, tacı devretti.

Doğru sözü yerinde söylemek, söyleyiş biçimi de bir o kadar önemlidir. Her doğru her yerde söylenmez. Ama doğru söz her zaman için yararlıdır ve fayda sağlar.

Haccac zalimliği ile ünlü birisidir, Abdullah b. Zübeyr (r.a) şehit etmiş günlerce asılı bırakmıştı. Bir gün bu olayın halk arasında nasıl konuşulduğunu merak eder, kılık değiştirir Medine sokaklarında gezmeye çıkar.

İhtiyar bir adama rastlar ve sorar “Ey ihtiyar Medine’de ne var yok? Adam cevap verir. Hiç sorma durumlar pek yaman. Ne oldu ki? Ne olacak, Allah’ın belası herif Abdullah b. Zübeyr gibi bir insanı şehit etti. Peki, sen bu Haccac’ı tanır mısın? Yok tanımam.

Haccac yüzündeki örtüyü kaldırır ve der ki: İhtiyar işte o Allah’ın belası adam benim. Adam bakar ki iş kötüye gidiyor. Yaşlıdır ama kurnazdır, yerinde söz söylemesini bilir. “Peki, sen benim kim olduğumu biliyor musun? Yok der Haccac. İhtiyar şöyle cevap verir. Amir oğullarından bir deliyim ki ne gördüğümü ne söylediğimi bilmem, Haccac bu cevabı kahkahalarla güler, ihtiyara ulaşmaz ve onu serbest bırakır.

Sözün doğru olması içinde bilgelik hikmet ve nükte barındırır. İslâm’ın güzelliği ile buluşursa dünya yolcusu için kılavuz olur. Sözün gücünün var olduğu bilinen bir gerçektir.

Kem söz sahibine aittir, niçin insan kötü söz söyler? Çünkü o insanda Allah c.c sevgisi, insana muhabbeti yok. Yalnız kendisi var, diğerleri kıymetsiz değersiz.

Amir oğullarından bir ihtiyar ile Haccac örneği bize hem söz hem de iyi veya kötü örnek insan numunesidir. Bize kalan bilgi ve rol olarak seçim kalmıştır.

En doğru sözü Allah c.c söylemiştir. “Kendinden başka ilah olmayan Allah sizi kıyamet günüde mutlaka toplayacaktır, bunda şüphe yoktur. Allah’tan daha doğru sözlü kim olabilir” Nisa/4, 87

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DOĞRU SÖZ
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları