poyrazoğlu otomotiv etiler

DİN VE GELENEK

Mustafa Örki

28-11-2019

Dinimin bir sabiteleri var bir de değişkenleri, tarihi süreç içinde bir de gelenek oluşmuş. Adet, örf ve gelenek olarak zenginliğimizdir. Bize düşen iyileri üretmek, yanlış olanları ayıklamak gerekiyor.

Bir misal verelim: doğum yapan annenin bebeğini görme geleneğimiz var. Bebek görmeye gelenler süt, çorba vb yiyecek, bunun yanı sıra çeşitli giyecek getirirler. Ziyaretçilere çeşitli ikramlarda bulunulur. Bunun gibi nice güzel geleneklerimiz örfümüz var bizim. Gelenek oluşturmak iyi geleneğin arısı olmak iyidir, kötü olan sineği olmaktır.

Bin bir hatim geleneğimiz var bizim Pir Aliye ait. Rüyasında gördüğü bir rüya üzerine bin bir hatim okunursa o okunan yere doğal afetler zelzele olmayacağına dairdir. Yavuz Sultan zamanında yaşamış o gün bugün bu âdet sürüyor. Ve merasimler yapılıyor Kuran okunuyor ne güzel değil mi?

Ama bir şeyi bilmemiz gerekiyor, yapılan işimizin meşru mu? Kaynaklarımız ne diyor? Hz. Muhammed sav sağlığında Medine de kuraklık olduğunu siyer kitaplarından biliyoruz. Neden o zaman böyle bir çare düşünülmedi? Hatim okunmayan yerler ne olacak? Bu merasimin yapıldığı ilimiz deprem bölgesidir. Din ve gelenek birbirlerine ters düşmemeli.

Kıyamet gününün ne kadar dehşetli olduğunu anlatılan bu sure var “Yeryüzü müthiş bir sarsıntıyla sarsıldığı, yine yeryüzü içindeki ağırlıkları dışarı fırlattığı, insan dehşet içinde “Ne oluyor buna” dediği zaman var ya” Zilzâl/99, 1.2.3

Bu surenin ana konusu ahret ve adaletin tecellisidir. Ey insan Allah’tan bir şey saklayamazsın. Yeryüzü paramparça olacak içindekiler ve konuşturan Allah’ın gücünü bir düşün! O zaman iş zerre miktarı da olsa iyilik yaparsa onu görecektir. Tersi olursa yine onu görecektir.(7-8)

O gün için hazırlanmak gerekiyor ayrıca, deprem ülkesiyiz ve zaman zaman deprem oluyor, ister istemez endişe ediyor ve korkuyoruz. Ne yapmalıyız? Depreme hazırlıklı olmalı ve dayanıklı evler yapmanın akıllıca bir iş olduğunu söylemek fantezi olmaz.

Depremin olması aslında yeryüzünün nefes almasıdır. Yeryüzü soğur alttaki gazlar sıkışır. Sıkışan gazın dışa çıkması gerekir. Bu olmaz ise büyük patlama olacak ve sanki kıyamet gibi. Her deprem aynı zamanda habercidir, haberi doğru okuyanlara selam olsun!

Peki depremi doğal-tabiat olaylarını mâni olmak mümkün mü? Sünnetullah yani rabbimizin koyduğu kuralları bozmak mümkün mü? Hayır, ama neler olmuş, daha neler olacak.

Din ve gelenek, din sabittir olup fıkıh ise dinamiktir, böyle olması gerekir. Çünkü insan hayatı, şartlar değişmektedir. Bu arada bir de gelenek oluşur örf veya âdet diye ifade edilen bu yapı önemlidir, mirastır. Geleneği kutsamak yerine sorgulamak lazımdır, kime soracağız vahiy ve Hz. Muhammed As fiiliyatı-sözlerine.

Hz. Muhammed sav sağlığında Medine de kuraklık olduğunu siyer kitaplarından biliyoruz. Neden o zaman böyle bir çare düşünülmedi? Hatim okunmayan yerler ne olacak? Bu merasimin yapıldığı ilimizde büyük ve küçük çapta depremler olmaya devam ediyor.

Nasıl yapalım yanında mutlaka neden ve niçin sormazsak asıldan uzaklaşıyor içler acısı durumlar yaşarız. Bazı meseleleri soğutarak bakmak gerekiyor, suçlamak değildir derdimiz. Ya ne nedir? Meseleyi tam görmeye çalışmak bilgilendirmektir, seçim insanımıza kalmıştır. 28 Kasım 2019.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DİN VE GELENEK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları