etiler poyrazoğlu otomotiv

DENGELİ VE VAKUR İNSANLAR

Mustafa Örki

06-07-2017

“Müminler ancak o kişilerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperir ve onlara Allah'ın âyetleri okunduğunda, bu onların imanlarını arttırır ve onlar yalnız Rablerine güvenip dayanırlar” 8,2

Bu ayetten sonraki iki ayet namaz ve zekâttan bahseder. Bu ayetler için biri kulun Allah’a karşı diğeri de insanın topluma karşı sorumluluğunu beyan eder. Kulların bu sorumluluğu belli gün-ay için değil devamlılığı gerektirir. İslam dini denge üzerine kurulmuştur. Müslüman dengeli ve vakur duruşunu sürekli muhafaza eder. Eğer bugünkü gibi Müslümanlığımızı göreceli ve dengesizlik görüntüsü veriyorsa nedenini araştırmamız gerekir.

Niyetten başlayabiliriz; Tüm ibadetlerde niyet şarttır. Nasıl yapıldığından ziyade neden ve niçin yapılması kanaatimce en önemli tarafıdır. Kalbin tastakidir, yönelmesidir, Allah’u telaya yaklaşmaya kastetmektir. Kısaca ne yaptığımızı bilmektir. Abdestten namaza-oruç-zekât hac, hatta insanlarla olan ilişkilerimize kadar geniş bil yelpaze için geçerli ve gereklidir. Allah rızasına yönelik bir niyet ölüm gelinceye kadar olur.

Ramazan sonrası insanlarımızın bir bölümünün yaptığı ibadetlerini bırakmasının nedeni ne olabilir? İyi ve güzel alışkanlıklarımız olmuştu, ne oldu? Anlamış olsaydık asla böyle olmazdı. Niyetlerimizi gözden geçirmeliyiz, niyet içinde ihlâsı/samimiyeti işin içine koyanlar için ölüler dirilir denilmiştir. Biz diri değ ilmiydik yoksa?

Ayetleri okuyan, yüreği ürperen, imanları artan ve Allah’a olan güveni olanlardan bir misal verelim. Abdurrahman Gürses Reis’ül Kurra (1909-1999) merhum hocamızı Emin Saraç hoca anlatıyor. Yirmiye yakın birlikte hacca gittik. Önceleri Harem-i Şerif’te Mısırdan gelen hafızlara Kur’anı Kerim okutulurdu. Mustafa İsmail, Abdussamet gibi hafızlar umumi mikrofondan bütün hacılara Kuran okurlardı. Türkiye’den gelen birkaç kişi Hoca efendinin de Kur’an okuması için Kral’a müracaatta bulunmak istemişler. Merhum “Biz buraya arzu hal etmeye geldik, arz-ı endam etmeye gelmedik” diyerek bu yönde gelen ısrarları geri çevirmiştir.

Sahi biz bu dünyaya niye geldik? Rabbimiz buyuruyor ki,” Ben cinleri ve insanları bana kulluk/ibadet etsinler diye yarattım” 51, 56

Peki merhum bu dengeli ve vakur duruşuna neye borçlu, nereden öğrendi? O Kur’an okumaya başlarken çektiği Besmele için “Şimdi Allah’ın kelamını okuyorum” diye düşünmelidir, Allah’ın kelamını okuyan ne okuduğunu düşünürse tecellisi olur. Kur’an okurken gafletle okumayacak, uyanık olacak, dinleyende öyle olacak. İşte böyle olursa tesiri başka olur” der.

Ya hiç okumuyoruz veya sevabına okuyoruz. Anlamak ve yaşamak için okusak işin hakkını vereceğiz.

Dengeli ve vakur insanlara ihtiyacımız var. Elde Kuran var önümüzde örnek insan Hz. Muhammed (a,s) var. Olaylar ise bizi tercih yapmamızı zorluyor.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DENGELİ VE VAKUR İNSANLAR
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları