etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Temmuz 2018 Perşembe

DEMOKRASİ VE SİYASET

Tarık Barbaros Pilevne

02-03-2017

Bir devlet içindeki bütün politik güçler aynı düşünceyi temsil ederlerse, demokrasi kendisini feshetmiş demektir” / Prof. Dr. Hasan Fendoğlu… “Türk Anayasası ve Avrupa Birliği” adlı eserinde Fendoğlu başkaca önemli görüşlere de yer veriyor: “Demokrasi, uzlaşma ve çelişme arasındaki ilişki sayesinde hayat bulur. Birbirleriyle çatışan çıkarların temsil olanağının ve buna ilişkin problemlerin halledilmesi için en uygun devlet şeklidir. Monarşi, mutlakıyet veya dikta rejimlerine karşın demokrasilerde devlet erkinin asıl yetkili sahibi halk olup; monark, diktatör veya askeri rejim değildir. Devlet erki halk tarafından tayin edilmeli ve halka karşı sorumlu olmalıdır. Kimseye hiçbir gruba veya sınıfa üstünlük tanınmaması, eşitlik ve özgürlük kavramları, demokrasinin temel direkleridir…

Demokrasi yaygın inanışa göre en iyi yönetim biçimidir…

Bu gün dünyada otuz kadar ülke, işleyen demokrasiye sahiptir. Bunların yirmi biri parlamenter sisteme sahipken, yedisi yürütmenin başını doğrudan seçmektedir; yani devlet başkanlığı sitemi bulunmaktadır…

Yönetim çoğunluk esasına göre olmalıdır. Demokrasilerde halkın çoğunluğunun istekleri önem taşır. Oysa çoğunluk meşruiyet kaynağı ise, 2. Dünya Savaşında elli yedi milyon insanın ölümüne neden olan Hitler ve Mussolini rejimlerini de meşru kabul etmek gerekir. Çoğunluk hatalarını kabul etmeyebilir. Muhalefet engellenir, kösteklenir veya ezilirse, o zaman çoğunluğun zorbalığından söz edilmelidir. O yerde seçimli zorbalık da söz konusu olabilir. Çoğunluk zorbalığı, azınlık haklarını etkilemek ve özellikle muhalefet hakkına saygı göstermemektir…

Çoğunluk ilkesi, toplumsal zorbalığı meşrulaştırarak daha şiddetli bir hale getirebilir.

Çoğunluğun hakkı, çoğunluğun haklılığı demek değildir. Demokrasiyi kuran düşünürlerin tümü bu görüştedir.”

Siyasi partiler bu noktada gereklidir. Çağdaş demokrasilerin üç temel dayanağı vardır:

· Çoğunluk yönetiminin sınırlanmış egemenliği.

· Oyların eşitliği ve seçim yöntemi.

· İktidarın temsil yoluyla devredilmesi.

Demokrasiler, eşitlikçi ve özgürlükçüdür. Vatandaşlar, hiçbir kısıtlama olmaksızın politik sürece katılabilirler. Devletin gücü; yasama, yürütme ve yargı erklerindedir. Ülkedeki hiçbir güç bu üç erkin üzerinde olmamalıdır. Abraham LİNCOLN, demokrasinin en yaygın tanımını 1863 tarihli Gettysburg söylevinde şöyle dile getirmiştir.”Govermentof the people, by the people, for the people.” Türkçesiyle; Demokrasi halkın, halk eliyle, halk için hükmetmesidir. Yani Hükümet halkın hükümeti olmalıdır. Halk eliyle hükmetmelidir, halk için hükmetmelidir. Demokrasinin kaynağı halk, amacı ise kamu yararıdır. Demokratik toplumlarda insanlar, yurttaş olma onuru üzerinde bir kimlik istemezler. İyi yurttaş olma ölçüsü ise, bu bilinci yaşayan, üretken, vergisini veren, paylaşımcı ve katılımcı bireyler olmaktır. Türk halkı, zaman zaman darbelenen demokrasinin yaralarını sararak, uygarlık yolunda devlet kurucusunun, Ata’sının gösterdiği hedeflere yönelecek ve en doğru çözümü bulacaktır. Çünkü O; “Topraktan öğrenip, kitapsız bilendir.”

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DEMOKRASİ VE SİYASET
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları