poyrazoğlu otomotiv etiler
16 Temmuz 2020 Perşembe

DELİLER DE DEVLET  YÖNETİR

Atilla Sezener

12-03-2020

En basit ve kısa tarifiyle delilik, gerçekleri değerlendirme yeteneğinin kaybolmasıdır. Peki bu durumda olanlar şimdiye dek devlet yönetmişler midir? Ve halen yönetiyorlar mı? Evet hem de nasıl…

Napolyon şöyle demişti “ Bir devlet adamının kalbi, kafasının içindedir. Budalalar geçmişten, akıllılar şimdiki zamandan, deliler de gelecekten bahsederler” Aşağı yukarı bakın tonla örnek bulursunuz.

*

Tetkik etmeniz için önce Avrupa’dan bazı deli devlet yöneticileri verelim; yerliler sonraya kalsın: On tane yeter sanırım: 1-Portekiz Kraliçesi 1. Maria, 2-Fransa Kralı 6.Charles, 3-Almanya kralı Otto, 4-Eflak Voyvodosu 3.Wlad, 5-İspanya Kraliçesi Juana, 6-İsveç Kralı 14. Erik, 7-Rus Çarı 1.Fyonor, 8-Bavyera Prensesi Alexandra Amelie, 9-Alman Prensesi Maria Elonora, 10-Avusturya İmparatoru 1. Ferdinand.

Seç seç al. Einstein deliliği bir başka şekilde tanımlamıştı. Ona göre “Sürekli aynı şeyleri yapıp, farklı sonuçlar beklemektir.”

Gelelim bizim arkadaşlara. . Yazı kültürüyle aramız pek hoş olmadığından bizdeki kayıtlar bana göre kuşkuludur. Cici atalarımız matbaayı bile 300 yıl sonra aldıklarına göre, bu işe şaşmamak gerekir.

Kayda geçenler 1- Birinci Mustafa, 2- Birinci İbrahim, 3- Beşinci Murad’dır. Yalnız bir konuyu iyi bilmek gerekiyor. İşin burasında aklıma bir espri geliyor. Adam şişiniyor:

-Biz Fatihlerin, Yavuz Selimlerin, Kanunilerin torunuyuz , ona hemen sorun:

-1.Mustafa, 1-İbrahim, 5- Murad’ın torunları kim?

*

Deli devlet adamı deyince sıradan insanın aklına Rus Çarı Petro geliyor ama, olayı iyi araştırın veya St. Petesburg kentine gidip tetkik edin. Adamın bunun tam tersi süper biri olduğunu göreceksiniz. Osmanlıda bazı şehzadelerin delirmesine neden ise, taht sevdasına kapılır endişesi ile yıllarca kafeslerde hapis kalmaları ve uzun süre öldürülme korkusuyla yaşamalarıdır. Kim bu tezgahtardan sağlıklı çıkabilir ki? Size Osmanlıdan bir misal vereyim. Arif olan her şeyi anlar. “Deli Hüseyin Paşa, Padişah 4.Murad zamanında komutan ve yönetici idi. Yeterli eğitim görmemiş, gözünün pekliğinden ve konuşma tarzından kendine “deli” lakabı verilmişti. Kaptan- ı deryalık yapmasının yanı sıra, Bağdat, Mısır ve Bosna valiliklerinde bulundu. Serdar olarak Girit’in alınmasında büyük yararlıklar gösterdi. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa, Hüseyin Paşanın giderek yaygınlaşan ünü ve başarıları karşısında, kendi yerine geçeceği endişesi ile İstanbul’a çağırdı. Yedikule zindanlarında 1659 da boğdurdu.”

*

Peki günümüzde çatlak gurubuna girenler kimlerdir?. Ben 60 yıllık hukukçuyum, parmağımı emmiyorum. Bu çatlakları siz bulun. Sadece size bazı ip uçları vereyim.

1-Sayısı hayli fazla olan aşırı cahil ve aşırı saf yurttaşlarımızı diledikleri gibi kullanan, kandıran ve afyonlayanlar.

2-Minicik, tehlikeli akıllarınca Atatürk’ü küçümseyen, kavramayan, hedef gösterenler.

3-Okuma ve düşünme özürlü kesimin farketmediğini çok iyi bilerek, bugün söylediğini yarın utanmadan yalayarak tam tersini söyleyenler.

4-Günümüzde sayıları giderek artan hayasız yalakalar.

Gerisi size kalmış…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DELİLER DE DEVLET  YÖNETİR
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları