etiler poyrazoğlu otomotiv
26 Ağustos 2019 Pazartesi

DELİKLİ DEMİR

Asil Türk

29-06-2018

Bu hafta ve hemen her hafta duymaya alıştığımız haberlerden bir tanesi bazı yurttaşlarımızın kör kurşuna kurban gittiklerini anlatan haberlerdir. Bu tür haberleri izler ve dinler geçeriz ama nedense empati yapmayız. Son olarak İstanbul da bir Yunan vatandaşı, turist olarak geldiği İstanbul’da maalesef bir kör kursunla canını kaybetti. Elbette onun da bir yaşamı, yaşayacakları, bir ailesi ve dostları vardı. Ama o kör kurşun tüm bunları yok etti.

Bizler PAKDOS üyeleri olarak, başka arkadaşlarımız farklı Dernek oluşumları altında, pek çok vatandaşımızda kendi istekleri ile her gün doğa yürüyüşleri yapıyor. Elbette doğaya çıkan bir kişinin alması gereken bir takım malzemeler ve önlemler var. Ama su kadarını rahatlıkla ifade etmem gerekirse insan için doğada bulunan en tehlikeli varlık ta maalesef yine İNSAN.

Zaten yok olmakta olan yaban hayatının kökünü kazımaya çalışan bazı vatandaşlarımız ellerine silahlarını alıp, güya spor yaptıkları bahanesi ile doğaya çıkıyorlar ve bilinçli bilinçsiz sağa sola ateş ediyorlar. Bu bencil düşünceye, kendilerinden başka insan yokmuş duygusu da eklenince iş çığırından çıkıveriyor. Doğada yürüyüş yaparken duyduğumuz bir silah sesi tüm hevesimizi kaçırdığı gibi, bizleri fazlası ile tedirgin ediyor. Acaba, bir kör kurşun da bize gelir mi diye rahatsız oluyoruz.

Doğadaki serseri kurşunlar, şehirde de, köyde de hedef gözetmeksizin havalarda uçuşuyor. Kimi zaman bir kutlamada, kimi zaman bir düğünde, kimi zaman da bilinçsiz yapılan bir atış taliminde havada uçuşan kurşunlar, aldıkları canlarla ve yaralanan insanlarla kendilerinden söz ettiriyorlar. Kutlamalar sırasında evinin içinde veya evinin balkonunda yaşamını yitirenleri bildiğimizden, kutlamalar sırasında bırakın balkona çıkmayı, evimizin içinde dahi kendimizi güvende hissedemiyoruz. Kutsal Bayram günlerimizde dahi silahla sağa sola ateş eden ve adeta böyle zamanları silahla ateş etmek için fırsat olarak gören vatandaşlarımız da maalesef az değil.

Elbette sorunu söylerken, çözümü de önermemek olmaz. Geçtiğimiz yıllarda Japonya'ya yaptığım bir seyahatte, Japonya’nın gördüğüm en güvenli ülkelerden bir tanesi olduğunu fark ettim. Japonya’da cüzdanınızı bir yerde unutsanız kimse beş kuruşunuza dokunmaz ve cüzdanınızı size iletmeyi kendisine görev edinir. Kimse sizi yolda rahatsız etmez, istediğiniz saatte yollara çıkıp istediğiniz kadar gezip dolaşabilirsiniz. Kadın olmanız rahatsız edilmenizi gerektirmez. Bu nedenle de Japonya’da yaşayan bir arkadaşıma bu durumun nedenini sorduğumda, aldığım yanıt çok şaşırtıcıydı. "JAPONYA'DA SİLAH TAŞIMAK VE BULUNDURMAK HAKKI YALNIZCA POLİS VE ASKERLERE AİTTİR."

Gercekten de hiçbir Japon’un evinde, işyerinde, aracında veya üzerinde silah bulundurması ve taşıması yasal olarak mümkün değildir. Şayet silah sahibi iseniz ve yakalanırsanız suç örgütü üyesi olarak muamele görür ve çok ağır cezalar alırsınız. Çünkü, Japonya'da yasa dışı silah taşıyanlar yalnızca suç örgütü üyeleridir.

Gerçekten de bu çözüm son derece doğrudur. Silah bulunduracaklar ancak polis ve askerler olmalıdır. Silahın bulunmasının ve taşınmasının temelinde yatan sizce nedir dediğimde, yeterli bir gerekçenizin olmadığını düşünüyorum. Japonya gibi bireysel silahlanmanın yasaklanması halinde bu gerekçenizin de ortadan kalkacağına inanıyorum. Çünkü, elimizdeki silahlarla ülkeyi savunma zamanı çoktan geride kalmıştır.

Ateşli silahlar ile işlenen suçların ortadan kalktığını bir an için düşündüğümüzde, mutlu olmamak mümkün değildir. İnsanların eline silahı verdikten sonra, neden suç işledin demek bana göre hiç de doğru bir yaklaşım değildir. Bataklığı kurutmak her zaman daha kesin bir çözümdür. Bu sayada pek çok suç dosyasının hiç açılmayacak, pek çok ölümlü ve yaralamalı olayın yaşanmayacak, pek çok ocak sönmeyecek ve bu acılar hiç yaşanmayacaktır. İki kişinin silahlı kavgaya girişmesi ile silahsız kavga etmeleri arasındaki sonuç farklarını tahmin etmek hiç de zor değildir.

Buradan yeni mecliste görev yapacak olan milletvekillerimize seslenmek istiyorum. BİREYSEL SİLAHLANMAYI ÖNLEMEK İLK TOPLUMSAL SORUMLULUK DOSYALARINIZDAN BİRİ OLSUN. DOSTCAKALİN...

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DELİKLİ DEMİR
Asil Türk - Diğer Yazıları
Bütün Asil Türk Yazıları