etiler poyrazoğlu otomotiv

DALKAVUKLAR

Tarık Barbaros Pilevne

13-09-2018

Dalkavuklar, Tanzimat öncesinde kâhyaları, nizamnameleri ve narhları olan bir esnaf kesimiydi. Topkapı Sarayı arşivinde yer alan, Birinci Mahmut dönemine ait bir belgede şunlar yazılıydı:

“Devletli, inayetli, merhametli efendim, Kimsesiz dalkavuk kullarınızın arzuhalidir: Her sene Ramazan-ı Şerif geldiğinde, İstanbul’da, davetli davetsiz iftarlara gideriz; ulemanın, ricali devletin ve sair büyüklerin, mevki sahiplerinin sofralarında çeşitli nefis yemekler, şerbetler, türlü türlü reçeller, tavukgöğüsleri, elmaspareler, helvalar, kaymaklı baklavalar, ekmek kadayıfları, süzme aşureler, hoşaflar yer ve içeriz; üstüne göbek tütünü ve kahve ile ikram görürüz. Lakin içimizde bazı terbiyesizler bulunup edebe uymayan hareket ve tavırlarıyla velinimetlerimiz efendilerimizi gücendirmekte, zararı da hepimize dokunmaktadır. Dalkavukluk sağlam bir nizama bağlanmazsa cümlemizin açlıktan öleceği aşikârdır. Mesleğimizin yeniden bir nizama bağlanmasını, uygunsuzların içimizden tart edilmesini, tavır ve hareketleri hepimizin makbulü olan Şakir Ağa’nın cümlemize kâhya tayin olunmasını ve eline memuriyetini bildiren bir ruhsatname ihsan buyrulmasını niyaz ederiz. Emir ve ferman devletli, inayetli, efendim, Sultanım hazretlerinindir… / Dalkavuk Kulları”

Belgenin altına şu satırlar eklenmişti: “Dalkavuklar huzura girdiklerinde, etek öperler. Oturacakları yer tırabzan yanındaki küçük minderdir. Görevleri, ev sahibi olan kişinin mizaç ve tabiatına uygun şekilde konuşmak, meclise neşe vermek, keder verici söz ve küfürden sakınmaktır. Hane sahibi ne derse yardakçılıkla onaylayacaklar ve asla aykırısında söylemeyeceklerdir. Verilen bağışı gizlice alacaklar, paranın çokluğu ile meslektaşları arasında övünmeyeceklerdir. Yapılacak çeşitli eğlencelere göre dalkavuklara konulacak narh da şudur:

Dalkavuğun burnuna fiske vurma: 20 para

Başına kabak vurma: 20 para

Yüzünü tokatlama (Tokat başına): 20 para

Oturduğu minderden aşağı yuvarlama: 30 para

Merdivenden aşağı yuvarlama: 180 para

(Bir yeri kırılırsa tedavi parasını latife eden öder)

Çıplak başını tokatlama: 45 para

Sakal zelzelesi yaratma: 60 para

Sakalını boyama: 60 para

Kafasına iri bir yumruk indirme: 40 para

Ellerine domuz topu bağlama: 40 para

Yüzüne mürekkeple kara sürme: 37 para

Bir salkım üzümü sapı ile yedirme: 40 para

Bir fındık sıçanını ağzına kapatma: 400 para

Bağlayıp, bostan kuyusunda çevirme: 600 para

(Boğulursa cenaze masrafı latifeyi yapana aittir.)”

Dalkavukluk, soytarılık ve maskaralık, tarihin her döneminde ve çeşitli kültürlerde var oldu. Bu güç ve tehlikeli mesleği icra edenlere gülmek mi, kızmak mı, acımak mı gerekir bilmem! Çağın gülmece ve eğlence anlayışı da çok çirkin. Bir insanı bunca aşağılamanın, onurunu ayaklar altına almanın neresi komikti acaba? Bostan dolabına bağlanarak çevrilen bir insana nasıl gülünür, bu eğlence aşırı bir sapkınlık değil mi?

Yoksa biraz haksızlık mı ediyorum? Baksanıza, latifeyi yapan, boğulan dalkavuğun cenaze masrafını karşılıyormuş. Ne kadar ince ve soylu bir davranış!

Bu yazı, eskilerden övgüyle söz açan ve geçmişe özlem duyanlara ithaf olunur…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - DALKAVUKLAR
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları