etiler poyrazoğlu otomotiv

ÇÖL HAYATI

Mustafa Örki

26-07-2018

“Siz hiç düşünmüyormusunuz?” Sâffat/37,155 İnsanlar düşünür fikir eder ama asıl olan sağlıklı düşünmedir. Dün ne ise bugün aynı keşke ibret alsak. Düşünen ibret alanlara selam olsun. Düşünmek aklı kullanmak üzerine Kur’anı Kerim de bu minvalde başka âyetler de var. Din ancak aklı olanı muhatap kabul eder, ve düşünmeyi/akletmeyi önemser. Hz.Muhammed (As) Siyer yazarları düşünceli biri olarak târif etmişler. Rahmetli Necip Fazıl Kısakürek için “Düşünen Adam” demişler, niye yüz hatlarındaki çizgilerden dolayı.

Düşnen müminler olmalıyız. Bizim insanımız düşünüyor mu? Farkıl cevaplar verilebilir. Muktlaka düşünüyor, hayata dair bir fikri vardır. İslâmın doğduğu topraklara kısaca Hicaz Mekke şehirde yaşayanlar ve Çöl’de göçebe hayatı yaşayanlardan ibarettir diyebiliriz. Mekke yalnızca bir ticaret merkezi olmaktan daha çok, mâli bir merkezdi. fakat Mekke'de para işleri oldukça karmaşık işlemlerin yürütüldüğü açıktır. Hz. Muhammed'in zamanında Mekke'nin ileri gelenleri, her şeyden önce kredi işletmesinde becerikli, ticaret oyunlarında kurnaz ve Aden'den Gazze' ye veya Şam'a kadar kazanç getirecek her türlü yatırım imkanlarıyla ilgilenen sermaye sahipleri idiler. Ördükleri mali ağa İslâmi daveti muhalefet işte bu zengin çevreden gelmiştir. Onlar sadece zengin değil aynı zamanda idare edenler yöneticilerdi.

Dar’un Nedevi onlardan oluşuyordu. O gün insanlar ne düşünüyor du? Bugün nasıl? Çölde hayat ise basittir.Tek dertleri Develerini ve koyunlarını otlatabilecekleri topraklar, can ve mal güvenliği olsun yeter. Çölde yaşıyanlar hayat anlayışlarını mürüvve kelimesi eşliğinde anlatmış ilim sahipleri. Çöl araplarınca üstün ahlak mürüvvet veya yiğitliktir: Kişi 'kavgada cesaretli, felaket ânında sabırlı, öc almada israrlı, zayıfı koruma, kuvvetliye karşı koymadır.

Bunlar, gerçekte bir kabilenin çölde varlığını sürdürmede başarılı olması için gerekli meziyetlerdir. Arap, düşüncesizce tehlikeye atılmazdı Kanı tepesine sıçramadıkça mümkün olduğu kadar bu gibi tehlikelerden sakınırdı. Çöl yaşayışı, başka bir şey eklemeden dahi, kendiliğinden, oldukça tehlikelidir. Cömertlik ve konukseverlik, çölde büyük çapta imrenilen şeylerdi. Çadırın önündeki büyük bir kül yığın, reisin yüksek bir fazilet işaretiydi; çünkü bu onun birçok konuk ağırladığı anlamına gelirdi. yoksul bir kadının yoldan geçen bir yabancıya yemek vermek için geçimini sağladığı tek devesini kesmesi örneğinde olduğu gibi aşırı bir israfa varsa bile, cömertliğe imrenilirdi. Belki de, az bulunan şeylerin bu gelişi güzel ve savruk hallerini "yarını düşünmeme" faziletinin belirtilerini mi görmemiz gerekir?

Çölde bütün korkunç felaket ihtimallerini düşünüp onlarm hepsine karşı korunmaya çalışılırsa, insan belki kafayı oynatır, ya telef olur ya çölü terkeder ya da daha güçlü bir kabileye sığınmak durumunda kalır. Belirsiz, beklenmedik ve tamamiyle düzensiz şartlardan ötürü, çölde, "düşünme" ile gerçekleştirilemeyecek birçok şey vardır. Kaygılar ortasında bir dereceye kadar kaygısız olmak daha akıllıca bir davranıştır, bu yüzden ona şüphesiz çok imrenilirdi Bütün bunlardan bize ne? Ne faydası var? İslâm insana düşünme yarın için hazırlanma kaderci bir anlayış değil çalışmanın gayrtetin önmemini insanlara hatırlattı.

Günübirlik yaşama veya gelecek yokmuş gibi davranmak çöl bedevisinin hayatını yaşamak demektir. O günkü şartlarda yaşayan Mekke ve çöl bedevisinin bir yaşantı ahlâkı duruşu var. Çelişkileri var ama kendilerince ilkeli bir duruş sergilemişler, bizim de olması gerekmez mi? Önemli olan akıllı-fikir açısından tutarlı olmaktır. Çevremizde akılsız davranışı olan insanların hayat hikayeleri ile dolu. “Ey akıl sahipleri ibret alın”

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ÇÖL HAYATI
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları