poyrazoğlu otomotiv etiler
13 Temmuz 2020 Pazartesi

BUĞDAY ÜRETİMİNDE 2020 YILINA BAKIŞ....

Dr. A. Kadir Kıran

30-05-2020

Geçen yıl yaklaşık 19 milyon ton civarında üretime ulaşan buğdayın bu yılda ise geçen yıla göre aynı az da olsa bir düşüş beklenmektedir. İklimsel nedenlerden kaynaklanan bu düşüşlerin % 5-10 civarında olacağı söylenmektedir. Özellikle Nisan ayında yeterli yağış olmaması ve daha sonraki aylarda ise iklimsel verilerin değişkenlik göstermesi hububatta gelişimi olumsuz etkilemiş ve bunun sonucunda hem verimde hem de kalitede düşüş olacağı beklenilmektedir. Trakya, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri bu durumdan en fazla etkilenen bölgeler oldu. Tarımsal kuraklığın bu bölgelerde yüzde 10 civarında üretim düşüşüne neden olacağı beklenmektedir. Türkiye’de uzun yıllar ortalaması 20 milyon ton olan buğday üretiminin, bu yıl bu ortalamanın altında olacağı tahmin edilmektedir. Bu yıl; ülke genelinde Nisan-Haziran döneminde şiddeti bölgelere göre değişmekle birlikte meteorolojik kuraklık yaşandığı, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde meteorolojik kuraklık yanında kışlık hububat için tarımsal kuraklığın da oluştuğu, bu alanlarda kuraklık yanında yer yer soğuk zararı da dikkat çekici boyutta oldu. Karadeniz Bölgesi ve Ege Bölgesi’nin iç geçit kısımlarında tarımsal kuraklık görüldü.

Bundan 10 yıl önce 9 milyon hektar olan buğday ekim alanının, giderek azaldığı ve 7 milyon hektar civarına düştüğü görülmektedir. Buna rağmen gerek yeni çeşitlerin ıslahı gerekse yetiştirme tekniklerindeki gelişmeler, ekim nöbeti ilkelerine uyulması ve benzeri nedenler ile birim alanda verim giderek arttığı için, üretim düşüşü yerine artışlar görülmüştür. Ancak gelinen noktada nüfus artışı, göçmen nüfus, artan turist sayısı, dışarıya yapılan yardımlar ve çevremizde yaşananlardan dolayı üretimden düşen ve Türkiye’den gelecek gıdalarla beslenmek durumunda olanlar komşu ülkelerin insanlar ile tüketim öngörülenin çok üzerinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle buğday ekim alanlarında sınır değerlere ulaşılmış olup, bunun altına düşen ekim alanları kurak yıllarda üretim yetersizliği sorununun beraberinde getirmektedir.

Buğdaya yapılan desteklerin bölgesel farklılıklar da göz önünde bulundurularak artırılması gerekmektedir. Örneğin Orta Anadolu’da dekara 350 kilo verim düzeyi ile, buğdaya yapılan destek dekar başına 33,1 liradır. Mazot desteğinin dekara 4.6 liradan 7 liraya, fark ödemesi desteğinin kilo başına 10 kuruştan 15 kuruşa çıkarılması halinde dekar başına destek 43 liraya yükselecektir. Bu önemli bir destek olarak değerlendirilmektedir. Diğer bölgelerde ise verim düzeyleri dikkate alınarak bir düzenleme yapılmalıdır ki; buğday üretiminde problem yaşamayalım.

Buğday üretimindeki bu durum, yem sektörünü de olumsuz etkileyeceği beklenilmektedir. Genel olarak kuraklığın şiddetli olduğu bölgelerde olmak üzere tüm ülke genelinde boy kısalığı dikkate alınarak kuraklık durumunun devamı halinde ülke genelinde önemli bir sap-saman sıkıntısı olmaması için şimdiden alternatif yem kaynaklarının programlanması gerekmektedir. Uygun bölgelerde; silajlık mısır, sorgum, sudan otu melezi, fiğ, yem bezelyesi gibi bitkilerin silaj ve balya amaçlı ikinci ürün olarak ekilmeleri yönünde projeler üretilmesi, uygun olan tüm bitkilerin anız ve hasat artıklarının azami düzeyde balya, saman olarak değerlendirilmesi yönünde çalışılması gerekmektedir. Kısaca hububat üretiminde geleceğe yönelik çeşitli tedbirler alınarak olası bir krizin önüne geçilmiş olacaktır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - BUĞDAY ÜRETİMİNDE 2020 YILINA BAKIŞ....
Dr. A. Kadir Kıran - Diğer Yazıları
Bütün Dr. A. Kadir Kıran Yazıları