etiler poyrazoğlu otomotiv
20 Kasım 2019 Çarşamba

BUĞDAY ÜRETİMİNDE 2018 YILINA BAKIŞ....

Dr. A. Kadir Kıran

06-06-2018

Geçen yıl 18 milyon tonla civarında üretime ulaşan buğdayın bu yıl azalan ekim alanları dikkate alındığında üretimin gerilemesi bekleniyor. Bu yılın başında ülkemizin başta Güneydoğu Anadolu Bölgesi, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve kuraklıktan en fazla etkilenen bölgeler oldu şu ana kadar. Tarımsal kuraklığın yüzde 25- 30’luk üretim düşüşüne neden olabileceği beklenilmektedir. Yine Türkiye’de uzun yıllar ortalaması 20 milyon ton olan buğday üretiminin, önümüzdeki yıl 17 milyon tonlarda olacağı tahmin edilmektedir.

Ülke genelinde özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesi başta olmak üzere şu ana kadar şiddeti bölgelere göre değişmekle birlikte meteorolojik kuraklık yaşandığı, İç Anadolu, Akdeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde meteorolojik kuraklık yanında kışlık hububat için tarımsal kuraklığın da oluştuğu dikkat çekmektedir. Son ay içinde olan yağışların bir nebze de olsa faydası olmuştur özellikle yağışa dayalı yerlerde.

Bundan 10 yıl önce 9 milyon hektar olan buğday ekim alanının, giderek azaldığı ve 7.7 milyon hektar civarına düştüğü çeşitli kaynaklar tarafından belirtilmektedir. Buna rağmen gerek yeni çeşitlerin ıslahı gerekse yetiştirme tekniklerindeki gelişmeler, ekim nöbeti ilkelerine uyulması ve benzeri nedenler ile birim alanda verim giderek arttığı için, üretim düşüşü yerine artışlar görülmüştür. Ancak gelinen noktada nüfus artışı, göçmen nüfus, artan turist sayısı, dışarıya yapılan yardımlar ve çevremizde yaşananlardan dolayı üretimden düşen ve Türkiye’den gelecek gıdalarla beslenmek durumunda olanlar komşu ülkelerin insanlar ile tüketim öngörülenin çok üzerinde gerçekleşmektedir. Bu nedenle buğday ekim alanlarında sınır değerlere ulaşılmış olup, bunun altına düşen ekim alanları kurak yıllarda üretim yetersizliği sorununun beraberinde getirmektedir.

Buğdaya yapılan desteklerin bölgesel farklılıklar da göz önünde bulundurularak artırılması gerekmektedir. Diğer bölgelerde ise verim düzeyleri dikkate alınarak bir düzenleme yapılmalıdır. Buğdaya verilen sertifikalı üretim desteği ve kilogram başına verilen destekler mutlaka hissedilebilir oranda artırılmalıdır. Aksi halde her geçen gün ekim alanları azalacak ve buna uygun olarak ta üretimde düşüşler olacaktır.

Kuraklığın yem sektörünü de olumsuz etkileyeceği aşikardır. Genel olarak kuraklığın şiddetli olduğu bölgelerde olmak üzere tüm ülke genelinde boy kısalığı dikkate alınarak kuraklık durumunun devamı halinde ülke genelinde önemli bir sap-saman sıkıntısı olmaması için şimdiden alternatif yem kaynaklarının programlanması gerekmektedir. Uygun bölgelerde; silajlık mısır, sorgum, sudan otu melezi, fiğ, yem bezelyesi gibi bitkilerin silaj ve balya amaçlı ikinci ürün olarak ekilmeleri yönünde projeler üretilmesi, uygun olan tüm bitkilerin anız ve hasat artıklarının azami düzeyde balya, saman olarak değerlendirilmesi yönünde çalışılması gerekmektedir.

Türkiye’nin 2018 yılı buğday üretiminin azalan ekim alanlarına paralel olarak düşmesi beklenirken geleceğe ilişkin şu değerlendirme yapılabilir: Ülke nüfusu ile kayıtlı, kayıtsız göçmenlerin sayısı, turist sayısı ve iç savaş ve başka nedenlerle üretimden düşen çevremizdeki ülkelerde buğdaya ihtiyaç duyanların sayısı, yardımların yapılanların sayısı belirlenerek üretim hedefinde dikkate alınması doğru olacaktır. Bu durumda üretimin buna göre planlanması gerekecektir. Raporda ayrıca, nadas alanlarından yararlanmanın yollarının açılması için; doğrudan ekim, dikey toprak işleme, dip kazan çekimi gibi işlemlerin devreye sokularak bu alanlarda su ihtiyacı düşük; aspir, macar fiği, kışlık yem bezelyesi, mercimek, nohut gibi bitkilerin yetiştirilmesini sağlayacak projeli çalışmaların başlatılmasının hayati önem taşımaktadır. Kısaca hububat üretiminde geleceğe yönelik çeşitli tedbirler alınarak olası bir krizin önüne geçilmiş olacaktır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - BUĞDAY ÜRETİMİNDE 2018 YILINA BAKIŞ....
Dr. A. Kadir Kıran - Diğer Yazıları
Bütün Dr. A. Kadir Kıran Yazıları