poyrazoğlu otomotiv etiler

BİR ANI VE BÜYÜK ECİR

Mustafa Örki

27-05-2019

“Allah Teâlâ, onlardan iman edip sâlih amellerde bulunmuş için mağfiret ve pek büyük bir mükâfat vaad buyurmuştur” Fetih,29

Ramazan ayındayız, tüm zamanımızı kulluk programımıza göre şekilleniyor, rabbimizden sürprizler bekliyoruz. Ecrun azim büyük ecir nedir net değil o zaman rabbimiz biz kullarına sürpriz yapacak. Tüm mesele büyük mükâfatın ne olduğunu ve onu lütuf olarak rabbimizden ümitle beklemek kalıyor.

Ecrun azim hakkında İslâm literatüründe ecir daha çok mânevî ve uhrevî, ücret ise dünya ile ilgili konularda kullanılmıştır.

Allah yolunda savaşanlara, Allah’ı çok zikredenlere, ilâhî buyruklara uyanlara, suçluları bağışlayıp barışı sağlayanlara, fakirleri gözetip yardımda bulunanlara, namaz kılanlara ve zekât verenlere âhirette, hiçbir zaman kesintiye uğramayan büyük ecirler verilecek, bu zümrelerin yaptıkları güzel işlerin ecirleri kat kat artarak devam edecektir (Âl-i İmrân 3/,172

İmana ve salih amellere karşılık âhirette verilecek olan sevap. Namaz kılmak, Allah yolunda cihad etmek, ilim tahsil etmek, Kur’an okumak gibi çeşitli farz ve nâfile ibadetlere;

İnsanın eşine, çocuklarına, yakın çevresine, hemcinslerine, hatta diğer canlılara karşı göstereceği sevgi, şefkattir. Ve onların yararına yapacağı hayırlı işlere; başa gelen türlü musibetlere sabredip ilâhî kadere boyun eğme ve insanları iyiliğe yöneltmek için öncülük yapma gibi güzel davranışlara âhirette büyük ecirler verileceği Hz. Peygamber tarafından müjdelenirken ecir kelimesi sevapla eş anlamda kullanılmıştır.

Hadislerde bildirildiğine göre Allah yolunda canlarını feda edenlerin, ilminden faydalanılan âlimlerin, sürekli hayır sahiplerinin ve geride hayır duada bulunacak evlât bırakanların ecirleri ölümlerinden sonra da devam eder (Müsned, V, 269).Diyanet Ansiklopedisi ecir maddesi.

Tüm anlatımı bir anı ile anlatmak isterim, Necip Fazıl’ın, “Cinnet Mustatili” adında bir anı kitabı vardır. Hapishanede olduğu o yıllarda bir karpuz hikâyesini anlatır. İşte o hikâye: Karpuz… Hayatımın en büyük hediyesi… Ramazandı, oruçluydum. Tanıdığım bir tüccar iftar yemeğini her gün evinden hususi otomobili ile gönderirdi. Ben de hapishane kapının yanındaki ilk tel örgüde yemeğimi beklerdim. Herkesin deliğine çekildiği o saatlerde bana izin verirlerdi. Yine böyle beklerken, bir gün ihtiyar bir adam tel örgüye sokuldu. Üstü başı dökülen, amale kılıklı bir ihtiyar… Beni asla tanımadan “oğlum, içeride bir Necip Fazıl varmış! Şu karpuzu ona hediye getirdim. Allah rızası için götürüp verir misin? “ Dedi. Gözlerim hücum eden yaşlardan yangın içinde “Ver, baba, hemen götüreyim” dedim ve aldım. İşte hasbi, her türlü nefs oyunundan uzak Allah için verilen hediye. Bu meçhul Müslüman’dan tüten edayı ömrümce unutamam. Keşke o karpuzu kesmeseydim, hep ona bakıp düşünseydim. İslam ahlakını fikir etseydim, ağlasaydım, ağlasaydım. İşte ders alınacak büyük bir hikâye.

Hiç beklemediğimiz anda rabbimizden bir hediye gelebilir, miktarı önemli değil ama makbule geçen bir cinsten. Neden olmasın, yeter ki biz samimi olalım, O’na güvenelim O bizim dostumuz ve yardımcımız değil mi? Evet neden olmasın!

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - BİR ANI VE BÜYÜK ECİR
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları