poyrazoğlu otomotiv etiler

BİLGİLENMEK

Mustafa Örki

27-12-2018

“Yine de sen (Kur’an ile) öğüt ver. Çünkü öğüt, müminlere fayda verir” Zariyat/51, 55

Öğüt nasihat verme samimiyet işi, Allah rızası için müminlere verilen öğüt bir kesim kardeşimiz için fazla bir önemi yok. Biliyor inanıyor ama yaşama noktasında isteksiz davranıyor. İçinden imanın gereği işleri yapma duymuyor. Ne yapabiliriz?

İki yol var: İmanın gereğini yapmaya çalışanlar tok insanı acıktıracak gibi yaşamaya çalışacaklar, onları görenler özenecek biz de böyle olalım diyecekler veya başlarına gelecek belaya kadar bekleyecekler. Ha bu arada müminler öğüt verme işini devam edecekler.

Meal ve tefsir sahipleri Tâhâ Sûresinin 123,124 ve 125 âyetlerini konu bütünlüğü olduğu için birlikte yorumlamışlar. 124 âyet” Kim ki benim ayetlerimden yüz çevirirse böyleleri dünyada çok sıkıntılı bir hayat yaşamaya mahkûmdur” buyruluyor.

Bir önceki âyette ise Âdem ve eşinin şeytana uydukları için cennetten çıkarılışı bildiriliyor. Ne yapıyorsa insan kendini iyilik veya kötülük yapıyor. Şu dünya ve sonrasını da düşünenlere sorulsa mutlumu sunuz? Geleceğe hazır mısınız diye verilen cevap farklı olsa da, bir gerçeği belirtecek. İş mümin olmakla olmamak meselesinde düğümleniyor.

Şu yaşadığımız hayattın içinde ilahi uyarılar yok mu? Hatalı tutumlarımızın bize dönen tarafını nasıl inkâr edebiliriz? Âdem ve eşi tevbe ettiler bizde islami olmayan şeyleri, inadı, isteksiz olmayı bıraksak iyi olmaz mı?

Acelen mi var yaparız canım diyenlere beş dakika sonrasına garantimiz yok. Eskiler bazı sözleri yerinde söylemişler ve hatırdan çıkmayacak yerleri yazmışlar, onlardan biri camilerimizin giriş kapılarına yazmışlar.

“Accilû bi’salâti gable’l-fevt. Vakti çıkmadan önce namaza acele edin/ Ve accilü bi’t-tevbeti gable’l-mevt. Ve ölüm gelmeden önce tövbeye acele edin. Âdem babamız cennetten çıkmadan tövbe etmiştir.

“Onlar hâlâ Kur’an’ı gereği gibi düşünüp anlamaya çalışmazlar mı” Nisa/4,82 Bir gazeteci düşünmeyi öldüreceğini söylemişti adam işini tam yapmış. Din hayatımızda survivor kadar yer işgal etmiyorsa, ilgilendirmiyorsa, uyarılar bizi uyandırmaz.

Denilmiş ki. Dinde, Hukukta, Kanunda insanın yaptıklarından sorumlu olması için öncelikle akıl baliğ olması şartı koşulur. Aklı olmayanın hiçbir sorumluluğu yoktur. Demek ki bir sahaya girmek için bir şey gerekiyorsa, oraya girdikten sonra onu kullanmak icap ediyor. Yani dine girmek, Müslüman olmak için akıl olması gerekiyorsa, Müslüman olduktan sonra o aklı kullanmak gerekiyor.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - BİLGİLENMEK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları