poyrazoğlu otomotiv

BANA MÜSAADE, YA DA İZNİNİZLE...

Ömür Eke

19-06-2018

Bahanem çok, havalar ısındı, şehir yakıcı, hayat sıkıcı, köşem bıktırıcı falan filan... Geldi mi yaz ayları, başlar "ay hiç yazasım yok" afra,tafraları'... Yazacak çok şey var da, hani şu klasik ben kendimle, başbaşa olma halleri, adına ister terapi deyin, ister, beyin boşaltma, ister boş boş bakma... İşte anladınız siz! "Hadi bana baş baş" zamanı.. Bu aylar detoks ayıdır benim için.. Hani bahar temizliği vardir ya, evi kırklardı büyüklerimiz, çitilenmedik perde, dövülmedik halı, fırçalanmadık tahta bırakmazlardı, isi, pisi ne varsa evin, küllü su, arap sabunu hakkından gelirdi. Ağır kış aylarının bıraktığı negatif enerjiyi köşe bucak söküp atmaktı asıl yapılan... Bende tv, sosyal medya zehirlenmesinden hayatıma fesat sokan, beni kurtlandıran, kendi hayatımı kaydıran her türlü sanal tacizden arınmalıyım. Evet günlük ritüellerim olan, hemen her gün sanal medyadan yaş gün kutlama, "like,beğen" tıklamalarım da dahil.! Gülmeyin... Kendileriyle hiç işim olmadığı halde devamlı oturma odamı işgal eden, beynimi presleyen, midemde hazımsızlık yaratan, rüyalarıma kabus katan, algı ve ayarlarımla sürekli oynayan, bilinç altımı ele geçiren, bilinç üstümü delirten beni manyak ve paranoyak yapan siyasileri sinek kovucuları, detan sıkar gibi 'pıs pıs' hayatımdan uzaklaştırmak istiyorum. Yetti be yaa,onlara baktığım kadar kendi yüzüme bakmadım, yüzümü sivilcemi basmış, rengim mi kaçmış bihaberim.. Ayriyeten evet boş boş bakmaya ihtiyacım var, bunun adına ufka bakmak da diyebilirsiniz, güneşin doğuşundaki, batışındaki kırmızılık, uçsuz bucaksız gökyüzü ve denizin keşiştiği noktada ki mavilik ya da dağlardaki, ovalarda ki halı misali serilmiş yeşillik... Renk ihtiyacı da diyebilirsiniz. Hep aynı gri kükreyen yüze, yüzlere, adam, adamlara bakmanın verdiği kişilik bozukluğu, kendimi kaybetme noktasında, kendimi bulma terapisi de diyebilirsiniz. Dikkat bozukluğu,yemek yeme bozukluğu, bipolar bozukluğu gibi bilimum kişilik bozukluklarımı alıp gidesim var. Fabrika ayarlarımla oynayan, bozukluklarıma bozukluk katanlardan kaçıp, şu seçim öncesi paranoyalarımı, komplo teorilerimi bırakıp ayarlarıma geri dönmek için. Pısırık, korkak, sünepe, depresif, pasif ruh hallerime şifa bulmak için.. İnsana yapılan, çocuğa yapılan, kadına yapılan zülmü çekemezken, köpek kesen zulüm karşısında, insalıktan istifa noktasına getiren ülke manzaralarından kaçıp kafamı kuma gömme ihtiyacı için.. Ama önce benim için en değerli ve çok kıymetli oyumu atmadan bir yere ayrılmayacağım anacığım.. Beynimi Sünger Bop'a çeviren, ayarlarımı bozanların ayarlarıyla oynamak için, ÜLKEM İÇİN. İki elim kanda, başımda bir huni olsa da sandık başındayım.. Sonrada,"bu çiçeği şu saksıya alalım, şu domatesin gübresini değiştirelim" gibi günlük ve sıradan işlerle uğraşmak istiyorum, denizin sert dalgasına, karanın kuru sıcak dalgasına takmak istiyorum.. Birde elime alıp alıp siyasi mitingleri dinlemekten bir türlü bitiremediğim, 900 sayfalık Murakami'nin "1Q84 " kitabını bitirmek istiyorum.. Sizi de daha fazla delirtmeden, köşemi naftalinleyip kaldırmadan vedamı yapayım. Daha güzel bir Türkiye'de görüşmek dileğiyle; Oy verin... Koyvermeyin.. Kamu spotu gibi oldu ama, neyse, Çüüz, çavv, alvedaçii, paka paka, bye byee... Hadi bana baş baş...

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - BANA MÜSAADE, YA DA İZNİNİZLE...
Ömür Eke - Diğer Yazıları
Bütün Ömür Eke Yazıları