etiler poyrazoğlu otomotiv
12 Aralık 2019 Perşembe

ATATÜRK’ÜN, ÖLÜM GERÇEĞİNİ İNSANLIĞIN DEĞİŞMEZ KADERİ OLARAK GÖRMESİ VE ÖLÜMDEN HİÇ KORKMAMASI HAKKINDA İKİ HATIRA 

Önder Göçgün

06-11-2017

Aramızdan Ayrılışı Yıldönümü’nde:

Münir Hayri Egeli, "Atatürk'ten Bilinmeyen Hatıralar" adlı eserinde anlatıyor:

"Mevsim sonbahar... Atatürk Orman Çiftliği'nin idare odasındayız... Çiftlik Müdürü Tahsin Bey, yanında Alman mimar ile birçok yeni inşaat projeleri hakkında izahat veriyor... Çiftliğin büyümesi planları ele alınıyor... Bu arada şimdi bir beton köprünün Ankara-İstanbul asfaltını Çiftliğe bağladığı yol ağzının tam karşısına gelen küçük tepeciğe sıra geldi. Oraya bilmem hangi cins tavuklar için bir tesis düşünülmüştü. Ata durdu, sonra:

- Olmaz, dedi; bu tepeye dair benim başka bir fikrim var...

Sonra bana döndü:

- Benim için nasıl bir kabir tasavvur edersin?

diye sordu

Hepimizin dili tutulmuştu. Zannedersem Bayan Afet söze atıldı:

- Böyle güzel bir günde, böyle şeyler nasıl aklınıza geliyor?

gibi bir cümle söyledi.

Atatürk güldü. O gün, bilhassa neş'eli ve yüzü sıhhat ışıkları ile nurlanmıştı:

- Ölüm, dedi, beşerin değişmez kaderidir. Marifet, unutulmamaktır!"

*

“Atatürk, ölümden hiç korkmazdı. Harplerde ölümle bağdaştığını, söylerdi:

- Ölüm benden korkar. Çünkü ben, onun üstüne yürümesini bilirim.

derdi.

Kendisine bakan doktorlar uzun süren ölümle pençeleşmesinde O’nun demir iradesinin büyük rolünü her vakit hayretle söylemişlerdir:

- Fennen yaşamasının bitmesi lâzımgeldiği zaman, yalnız irade kuvveti, bütün vücuduna hakim oldu. Hastalığa hakim oldu. Ve yalnız irade kuvvetiyle günlerce daha yaşadı.

dediklerini duydum.”

(Prof. Dr. Önder GÖÇGÜN, “Hatıraların Işığında Belgelerle: Duygu ve Düşünce Dünyası İçinde Atatürk -1-” adlı yeni çıkacak eserden.)

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ATATÜRK’ÜN, ÖLÜM GERÇEĞİNİ İNSANLIĞIN DEĞİŞMEZ KADERİ OLARAK GÖRMESİ VE ÖLÜMDEN HİÇ KORKMAMASI HAKKINDA İKİ HATIRA 
Önder Göçgün - Diğer Yazıları
Bütün Önder Göçgün Yazıları