etiler poyrazoğlu otomotiv
11 Aralık 2019 Çarşamba

ASİLLİK  ÜZERİNE

Atilla Sezener

02-11-2019

Amerikalılar asaleti dillerine fazla dolayanlar için şöyle bir atasözü geliştirmişlerdir. “Asalet sevdalıları patatese benzerler, işe yarayan kısım yerin altındadır.”

Lord Foss yeni satın aldığı köşkün bahçesinde bahçıvanla birlikte dolaşırken bir yandan da soyluluk ve asillik hakkında konuşuyordu. Bahçıvan söze girdi:

-Ben her zaman derim ki, tohum ne kadar eski ise, ürün o kadar zayıflar.

Eh… Soyluluk esiri kimseler bazen böyle iğnelere muhatap olabilirler.

Kişi karşısındakinin aklının ve bilgisinin en az kendi kadar olduğunu ve hatta kendini aştığını alışkanlık haline getirirse, birçok şoktan ve hoş olmayan durumlardan korunmuş olur.

İngiliz centilmen terzisine sorar:

-Niye 11 aydır benden para istemiyorsun?

-Centilmenlerden para istemem, onların vermesini beklerim.

-Peki yaşamını nasıl temin ediyorsun?

-Eğer bir centilmen 12 ay zarfında ödemezse centilmen olmadığını anlar ve paramı isterim.

Asil olmak ve asil davranmak kolay değildir ama imkansız da değildir. Amiel şöyle demişti: “Başkalarının güç bulduğu şeyi yapmak yetenek, yetenekli insanların olanaksız gördüğü şeyi yapmak dehadır.” Deha tamamen Tanrı vergisidir ama kişinin yeteneklerinin ne olduğunu tespit etmesi ve o konu da yoğunlaşması kendi elindedir. Asil olmak ve yaşamak için akıl ve basiret yeterlidir.

Ünlü filozof Seneca, bu konuyu “Büyüklük ve asaletin belli bir ölçüsü yoktur. Yükselten ve alçaltan şey kıyaslamadır. Nehirde büyük görünen bir gemi, denizde küçüktür” diye anlatmıştı.

Yaşam sonsuz deneyim olduğundan herkes kendi gözlemlerini ve birikimlerini değişik şekilde ifade etmiştir. Örneğin H.Jackson Brown şunlara dikkat çekiyor:

-Biri sizi kucakladığında, ilk ayrılan siz olmayın.

-İnsanları bulunduğu yerde değerlendirin, kendi bulunduğunuz yerden değil.

-Sahip olduklarınızın, sahibiniz olmasına izin vermeyin.

-Tabakta kalan son kurabiyeyi siz yemeyin.

Asalet para ve pulla temin edilmez. Bir eğitim ve kültür meselesidir. İşte bu işten kilometrelerce uzak birinin davranışı:

Yeni zengin, yeni köşküne bütün tanıdıklarını davet etti. Karısı abartılı ve epey açık bir tuvalet giymişti.

Akşamüzeri yemekten önce bahçede oturuyorlardı. Hava serinleyince ev sahibesi hizmetçisini çağırdı ve yüksek bir sesle:

-Kız, dedi. Göğsüm üşüdü. Git bana bir gerdanlık daha getir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ASİLLİK  ÜZERİNE
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları