etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Temmuz 2018 Perşembe

ARİF OLMAK

Mustafa Örki

28-12-2017

“Kendilerine kitap/Vahiy verdiklerimiz, onu(Hz. Muhammed sav) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Öyle iken içlerinden bir güruh bilir oldukları halde, yine de hakkı gizlerler” 2,146

Vahiy hadis peygamberin fiilleri anlaşıldığı zaman başka olur. İki şıktan biri ile tercih etmek durumundadır. İman veya reddetme insanın hakkıdır. Önemli olan anlaşılmasıdır.

Beş mi dört mü büyük? Sorusuna ne olduğu bilinirse doğru cevap vermek mümkün ve kolaydır. Beş büyük olması gerekir ama dört helal ile beş haram söz konusu ise iman ehline göre dört helal büyüktür. Çünkü söz anlaşılmıştır

Taşıma yapan şoför kamyonun arkasına yazdırmış “Para peşin olduktan sonra cehenneme kadar taşırız” doğru veya yanlış ama söz anlaşılıyor.

Ayette geçen kelime arif bilmeyi değil tanımaya vurgu yapmaktadır. Ehli Kitap bir peygamber geleceğini biliyorlardı. Niçin kabul etmediler? Kendilerinden olmadığı için kıskandılar.

Bakmak ve görmek basiret sahibi olmak ise anlamaktır. Yanlış yerde durur ve yanlış yerden görürse şaşırmakta mümkündür. İki örnek sunalım, sakın bunlar gibi olmayın demektir bu.

Hz. Musa Tur dağına gittiği vakit Sâmiri böğüren buzağı heykelini yapar ve İsrail oğulları Hârunu dinlemezler yoldan saparlar. Tur dönüşü Musa (As) sorar bunu niçin yaptın diye “Sâmiri derki; “Ben onların görmediklerini gördüm”20,96

Sâmiri aşkın ve mutlak bir Allah inancı yerine elle tutulup gözle görülür bir tanrı fikrini ikame ediyordu. Putperest olmak budur aslında çok tanrıcı Apis kültü içinde olan Mısırlılara bir altı olan inek tanrısını hatırlatıyordu.

Âdeme secde etmeyen Şeytana Allah’u Teâlâ sorar

“Sana emrettiğim zaman, seni secde etmekten alıkoyan neydi?” İblîs, “Ben ondan üstünüm; çünkü beni ateşten, onu çamurdan yarattın” dedi. 7,12

Ateş yakıcıdır toprağa göre daha aktiftir güçlüdür Âdemi toprağa indirgemiş onu hayat veren canlandıran ruhu görmemiştir veya görmek istememiştir.

“Bu yüz yalan söylemez” diyen ise basiret sahibi Abdullah bin Selâm (r,a). Abdullah bin Selâm, Yûsuf aleyhisselâm’ın neslindendi. Medine Yahudilerinin ulularından ve âlimlerindendi. Medine’deki İsrail oğullarının âlimlerinden beş kişiden biridir.

Her bir insan kendi çapında ilim irfan sahibidir. Elbette arada fark olacaktır. İhtiyaç olan Vahyin gölgesinde bilmek anlamak ve yaşamaktır. Hz Ömer deve çobanıdır onu Faruk lakabını almasını neye borçlu? O Allah’ın muradını anlama noktasında mahirdir. Öyle mektep medrese usul ilimleri falan okumamıştır. Bu ilimlere karşı değilim oluşması ve bilinmesi gerekmiş ve oluşmuş.

Kuran ve peygamber ile ilgili olanların bu anlayış ferasete önde olacaklarına inanıyorum. Onların öngörüleri ve sezgileri bir adım önde olur.

Bizim insanımız aşın buğusundan yenecek yemeği anlar, çiftçimiz hangi buğdayın tohum olacağını, çobanlarımız hangi oğlağın teke olacağını, kadınlarımız evladının senden bir şey olmaz derken haklıdır. Onlar leb demeden leblebiyi anlar çünkü anlayışlıdır ariftir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ARİF OLMAK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları