etiler poyrazoğlu otomotiv
11 Aralık 2019 Çarşamba

ARAP  NEFRETİNİN  KÖKENİ

Atilla Sezener

25-10-2019

Hiç kimse topu taca atmasın. Araplar bizden, biz de Araplardan nefret ediyoruz. Bazılarının hiç anlamadıkları din sevdasındaki görüşlerini güzelce bir pas geçelim.

*

Konu hakkında çok değişik görüşler var. Hepsine saygı duyuyorum. Ama bu o görüşleri kabul ettiğim anlamına gelmez.

*

Bana göre sorun şudur: Padişah Yavuz Sultan Selim, 1516 Mercidabık ve 1517 Ridaniye Savaşlarını Araplara karşı kazandı. Bunların sonucunda da Arapların asırlardır kendi tekellerinde olan “HALİFELİK” Osmanlı’ya yani Türklere geçti. Peygamberden sonra Halifeler Ebubekir- Ömer- Osman- Ali ve onlardan sonra Emeviler ve Abbasiler devrinde ellerinde tuttukları bu kutsal kurum, Türklere geçince Arapların nefreti başladı. Çünkü saydıklarımın tümü Arap’tı.

*

Yine bana göre, Türklerin tarihinde bize en çok zarar veren ülke İngilizlerin çok değişik kundaklamaları ve oyunları ile Arap nefreti sürekli hal aldı. 1924 de Atatürk, Halifeliği kaldırdı. Yerine herhangi bir halifenin tayin edilmemesi, Arapların hırsını ve düşmanlığını artırdı. Değişik başka nedenler olabilir ama, işin kökeninde yatan budur.

**

EMEK-ZEKA VE SONUCU

Gelin biraz gerilere gidelim. Çok teferruata girmeden çamaşır nasıl yıkanırdı bakalım. Yüzyıllar boyunca özellikle ve tamama yakını kadınlar tarafından yıkanırdı. Çeşmeler ve daha çok akarsu kenarlarında elleriyle ovarak ve tokuçlayarak bu işi yaptılar. Akarsu olmadığı yerlerde tahta (çoğunlukla tekne şeklinde) bakır ya da demir leğenler içinde yıkarlardı.

Temizleyici olarak arap sabunu, kil ya da bu işlerde kullanılan cinsinden bazı toprak türleri kullanılırdı.

Saçayağı dediğimiz aparat üzerine büyük kazan konularak su kaynatılır ve birçok kadın yardım ederek bu işi bitirirlerdi. Eskiden çivit modası da vardı.

*

Kadınların çamaşır günleri ve bu işlemi sabahtan akşama yaptıkları ve müthiş yoruldukları günleri unutmadık. Halen ülkemizin bazı yerleri ile dünyanın birçok ülkesinde kadınların bu ve benzer şekilde çamaşır yıkadıklarını biliyoruz.

*

Şimdi bu gerçeklere bir nokta koyup, teknolojiye geçelim. Çamaşır makinasının keşfi, olağanüstü bir devrimdir. En ilkelinden bugünkü süper olanlarına kadar çeşitli evrimler geçirmiştir. Çamaşırı koyup, deterjan ve yumuşatıcı ekleyip, hangi programdaysa düğmeye basmak yeterli oluyor. Bunu herkes yapabiliyor. Çamaşır yıkamayı salt kadın işi sanan güya kazak erkekler bile.

*

Şimdi tartışmanın sırası. En yüce değer emek mi ?, yoksa hayatı kolaylaştıran

ve çoğu yerde emeği gereksiz kılan zeka ve çalışma ürünü teknolojiler mi ?.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ARAP  NEFRETİNİN  KÖKENİ
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları