etiler poyrazoğlu otomotiv
16 Temmuz 2018 Pazartesi

AMERİKAN BAHARI 3

Ufuk GÖKMEN

19-10-2017

Aynı başlıklı yazılarıma devam ederken olaylar hızla ilerliyor ve daha açıklayıcı bilgi verme gereği hissediyorum.
Baştan alayım, ABD Irak Ordusuyla 1991 ve 2003'te iki kez savaştı. Ülkeyi işgal etti, uzun süre askerleriyle kontrol etti.
Şimdi Irak içinde olanlardan habersizmiş gibi; "Kerkuk bölgesindeki çatışmalarda tarafsızım" diyor.
Eşyanın tabiatına kesinlikle aykırı.
ABD Irak'ı işgal ettikten sonra 2011 yılına kadar dolaylı olarak yönetti. Pentagon'un Merkez Ordusu (CENTCOM)'nun merkezi halen Bağdat'ta.
Şimdi bu gün Irak'ta gerçekten neler olduğunu anlamak için resme yakından bakalım;
Oğul Bush'tan Irak'ı devralan Obama, seçmenlerine "Irak'tan askerleri çıkaracağım" vaadiyle gelmişti ve uyguladı.
Obama döneminde Allavi, Maliki ve Haşimi gibi Irak'ın güçlü siyasi liderleri pasifleştirildi ve düşük profilli İbadi başbakan yapıldı.
İbadi, İran'a çok yakın hareket ediyordu. Aynı zamanda Obama da İran'ı ABD 'ye yaklaştırdı.
Diğer taraftan aynı Obama, geleneksel ABD politikasına aykırı olarak İsrail ile çok soğuk durdu, hatta İsrail'in aleyhine işleyen Arap Baharı sürecini destekledi.
Obama'yı büyüten annesi Ann Dunham'ın İngiliz kökenli bir Amerikalı ve Dışişleri bakanı Hilary Clinton'ın İrlanda asıllı olduğunu söylersek neden İsrail'in aleyhine hareket ettiğini açıklamış oluruz.
Obama, Arap Baharı sürecinde ve Suriye'deki kalkışmanın ilk yıllarında Katar'ı kullandı.
Söz konusu dönemde Katar merkezli El Cezire televizyonunu takip etmiş olanlar yukarıda yazılanların doğru olduğunu bilirler.
Bahse konu dönemde aşırı sağcılar tarafından yönetilen İsrail, ABD'yi peşinden sürüklemek adına Gazze'de kara harekatları düzenlediler.
Söz konusu saldırılar İsrail'in kısa tarihinde gördüğü en büyük yenilgilerle sonuçlandı. İran'ın Ortadoğu'daki asimetrik gücü Hizbullah, İsrail ordusunu her seferinde Gazze'den sürdü çıkardı.
İsrail bu saldırılarda Obama'nın başkanı olduğu ABD 'den beklediği desteği alamadı.
Ortadoğu'da İsrail'in başına gelenler ABD iç siyasetini de derinden etkiledi. Her ne kadar 2012 seçimlerini kazansa da, Demokrat Senatörler Yahudi Lobisine destek sözü vermişlerdi. Obama'nın İsrail aleyhine işleyen politikalarını terk ettiler. Hilary Clinton ağlayarak istifa ettirildi.
Arap Baharı sürecinden etkilenen ülkelerde ABD destekli darbeler oldu ve İsrail'e yakın yönetimler getirildi.
Şimdi Trump dönemi başladı.
Önce, Katar hizaya getirildi, Müslüman Kardeşler ve Hamas'ın ülkedeki etkisi sıfırlandı.
Suriye'de PYD/PKK'ya makyaj yapılarak İsrail/ABD taşaron ordusu haline getirildi. Deaş kontrol altına alındı.
Her ne kadar Obama'nın Pentagon aracılığıyla Ortadoğu'daki attığı tohumlar etkisini devam ettirse de, 13 Ekim Cuma günü Trump ağzındaki baklayı çıkardı;
"İran ile yapılan nükleer anlaşmasını tanımıyordu, anlaşma yeniden gözden geçirilmeliydi. İran teröre destek veren bir ülkeydi ve hatta 11 Eylül saldırılarında İran'ın parmağı vardı! "
İsrail ve Suudi Arabistan bu sözleri alkışladılar.
Aynı İsrail'in desteğiyle Barzani Irak'ta bir bağımsızlık hâreketi başlattı. Bağımsızlık adına tam destek veren PKK ile arayı yumuşattı.
K.Irak, İran'a yapılabilecek bir müdahale için üs olmaya hazır hale geliyordu.
İran'a yakın duran İbadi, yine İran'ın asimetrik gücü olan Haşdi Şabi bu durumu engellemek için Kerkuk'e yürüdü. PKK'nın etkisindeki Sincar'a kadar kontrol altına aldı.
Aslında müdahale edilen bölgeye haritadan bakarsak, Suriye'deki PKK gücüyleK.Irak'ın bağlantısını kesmek amaçlı bir harekat olduğunu görürüz.
Barzani, İran yanlısı Talabani'nin KYB güçlerinin mevzilerini terk etmesi nedeniyle geri çekildi.
Rahmetli Celal Talabani'nin oğlu Bafel;K.Irak'ın İran'a karşı üs olarak kullanılmasını istemediğinden bahsediyor.
ABD politikalarını anlamaya çalışanların düştüğü karmaşa, Obama ve Trump politikaları arasındaki fark sebebiyle ortaya çıktı.
Bu köşeyi takip edenler bilir; Trump'ın hedefinde İran var. Seçim kampanyasında Suriye hakkındaki soruya "Asıl askeri öncelik İran'ın nükleer güce ulaşmasının engellenmesidir." diye cevap veriyordu.
İsrail, Hizbullah'tan Gazze'de aldığı darbeyi unutamıyor. ABD, Suriye'de yine Hizbullah'ın yaptıklarını İran'a ödetmek istiyor.
PKK, Türkiye'ye rağmen ABD silahlarıyla donatılıyor. Muhtemelen İran'a saldırmak üzere hazırlanıyor. Barzani bu durumdan rol kapmaya çalışıyor.
Izleyelim bakalım.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - AMERİKAN BAHARI 3
Ufuk GÖKMEN - Diğer Yazıları
Bütün Ufuk GÖKMEN Yazıları