etiler poyrazoğlu otomotiv

AMAN DİKKAT…BİNDİĞİMİZ DALI KESMEYELİM

Dr. A. Kadir Kıran

28-08-2019

Pamuk ülkemizin tarım, sanayi, ticaret ve ihracatında önemli bir yer almaktadır. Ayrıca uluslar arası ticarette de stratejik bir öneme sahiptir. Ülkemizde yaklaşık 6 milyon kişi geçimini pamuktan sağlamaktadır. Öte yandan ülke ihracatının da üçte birini yine pamuğa dayalı ürünler oluşturmaktadır.

Peki ülke tarımı ve ekonomisinde bu denli önemli bir yere sahip olan pamuğun kalitesine yönelik ne yapıyoruz? Kaliteli pamuğumuzu son yıllarda kirlenmenin artması sonucu kaybetme noktasından kurtarmak adına ne yapıyoruz?

Dünya’da ortalama % 5-6 olan pamukta kirlenme oranı, Ülkemizde bölgelere göre değişmekle birlikte % 5-20 kadar çıkmaktadır. Bu durumda en büyük zararı ihracatın % 30’undan fazlasını gerçekleştiren tekstil ve konfeksiyon sektörü görmektedir. Nihai ürün haline gelmiş iplik ve dokunmuş kumaşların yurt dışından yüklü miktarlarda reklamasyon cezasına uğrayarak geri dönmesine, dolayısıyla ülkenin döviz kaybetmesine ve zor şartlarda kazanılan pazar payının da kaybedilmesine yol açacak bu durumun mutlaka önüne gecilmesi gerekmektedir.

Türkiye pamuklarının bilinçsiz toplama, muhafaza, depolama, ambalajlama ve çırçırlama gibi nedenlerle Hindistan, Pakistan, Nijerya ve Sudan pamuklarından sonra en fazla kirlenmeye maruz kaldığı uzmanlarca belirtilmektedir.

Dış Ticaret Müsteşarlığı yetkililerinden edinilen bilgilere göre, pamuğun elle toplanması sırasında, önceki yıllarda defalarca kullanılmış, eskimiş polietilen toplama önlüklerine doldurulması, eskimiş polietilen ve jüt hararlarla taşınması ve çırçır-prese fabrikalarında depolara boşaltılırken, hamallar tarafından hararların kenarlarının kesilmesi esnasında ve diğer aşamalarda küçük parçalar halinde dokunmuş plastik, naylon, polipropilen, plastik folyo, jüt, tüy, kağıt, deri, kum, toz, metal tel pamuğa karışıyor. Pamuktaki bu kirlenme, kaliteli iplik, tekstil ve konfeksiyon üretimini olumsuz etkiliyor. Pamuğa karışan bu yabancı maddeler, çırçırlama aşamasında lif pamuğun bütün geneline dağılıyor, eğirme sırasında da ipliğin bünyesine girerek, bu bölümün boya tutmasını önlüyor. Büyük iplik işletmeleri, kirlenmeyi önlemek üzere çok büyük paralar harcayarak makine ithal ederek bu sorunu tek başına çözmeye çalışıyor. Yetkililer, 30 bin iğlik bir iplik fabrikasında harman hallaç ve bobin bölgesinde yalnızca kirlenmeyi önlemek üzere en az 1 milyon dolarlık yatırım yapılmasının gerektiğine, bunun da ancak kısmi olarak sorunu çözebildiğine işaret ediyorlar.

Geçenlerde bir iplik fabrikasının pazarlama müdürü ile görüştüm. Bana anlatılanların bir kısmını sizlerle paylaşacağım. Pazarlama müdürü “Kadir bey, size kirlenmeden dolayı kaybımızın ne kadar çok olduğuna çarpıcı bir örnek vermek istiyorum” diye söze başladı. Sonra devam etti. “Yaklaşık 300 kğ’lık pamuk balyasında 1 cm’lik polyester atık, 290 kğ’lık iplik ve 1500 adet tişört üretimini olumsuz etkiliyor. Bu tişörtlerin ihraç değeri ise 6 000 ile 15 000 dolar arasında değişiyor. Bunların reklamasyon olarak geri döndüğünü düşündüğünüzde zararın boyutlarını siz hesap edin” dedi. Gerçekten önemli bir kayıp. Bir düşünelim, eğer biz eldeki pazarlarımızı kaybedecek olursak bundan en çok kim zarar görecek? Tabi ki hepimiz. Ülkemizin ekonomisi zarar görecek. Siz üreticilerimiz de dolaylı olarak zarar göreceksiniz. O zaman şapkamızı önümüze koyup düşünmek zamanı çoktan geldi geçti. Zararın neresinden dönersek kardır deyip, hemen harekete geçmeliyiz. Çözüm çok ta zor değil. Pamuğun toplanması sırasında naylon, polipropilen, doğal ve sentetik elyaf karışımı gibi kirlenmeye neden olan malzemeleri kullanmamalıyız. Bunların yerine % 100 pamuktan elde edilmiş bez ve torbalar kullanmalıyız. Olay bu kadar basit. O zaman bu yıldan başlamak üzere işe koyulalım ve ülkemiz pamuğunun geleceği için gerekli hassasiyeti gösterelim. Aman ha…bindiğimiz dalı kesmeyelim. Şen ve esen kalın…..

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - AMAN DİKKAT…BİNDİĞİMİZ DALI KESMEYELİM
Dr. A. Kadir Kıran - Diğer Yazıları
Bütün Dr. A. Kadir Kıran Yazıları