etiler poyrazoğlu otomotiv

ALLAH YOLUNDA İNFAK

Mustafa Örki

13-06-2017

Ey iman edenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden önce size verdiğimiz rızıktan infak edip dağıtın. 2 Bakara Suresi Ayet 254 Kur’ân ayetlerinde infak etmek, harcamak yani malların hayırlı işler için sarf edilmesi manasında kullanılmaktadır. Yüce Allah imtihanı gereği insanları maddi olarak eşit şartlarda yaratmamış ve herkesi kendi içinde çeşitli nimet ve imkânlarla nasiplendirmiştir.

Yapılan infak, ana-baba, yakınlar, yetimler, yoksul ve çaresizlerle yolda kalan için olmalı (2/215), aynı zamanda Allah yolunda yapılacak diğer hayırlı işler içinde kullanılmalıdır. Ayetlerde mallarını Allah yolunda infak edip harcayanların durumunun, yerden, her başağında yüz tane bulunan yedi başak çıkarmış bir taneye (2/261) ve Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak ve benliklerindekini kökleştirmek için infakta bulunmanın kendisine bol yağmur isabet edip de ürününü iki kat veren bir bahçenin durumuna benzetildiğini görmekteyiz (2/265). Yani başka bir ifadeyle yüce Allah hayırlı işler için sarf edilen malların kat kat artarak kula geri döneceğini müjdelemektedir.

Yine infakta bulunmak için kişinin zenginleşmesini beklemesi gerekmez. Aksine ayetlerde inananların bollukta da darlıkta da infak ettikleri (3/134) ve yüce Allah’ın infak edilen şey yerine başka bir rızık lütfedeceği buyrulmaktadır (34/39). Gerek gizli gerekse açık bir şekilde yapılan infakın gönülden ve samimi bir şekilde yapılması, bir anlamda başa kakılmayıp karşılığında insanlardan bir beklenti içinde olunmaması gerekir.

Kul unutmamalıdır ki her şeyin gerçek sahibi yüce Allah’tır. Bu yüzden malını Allah yolunda hayırlı işler için sarf eden kişi zaten Allah’ın olanı O’nun rızası için harcadığını bilmeli ve kendisine bu imkânı bahşettiği için yüce Allah’a şükretmelidir. Ramazan ayında “infak” olarak belirtilen mali ibadetlerimiz daha belirginleşiyor.

Oruç tutamayan fidye veriyor, ayrıca fıtır sadakası bu ay için geçerli. İnsanımız zekât ve sadaka ve hayır poşetleri ile fakir fukaraya el uzatıyor. Son yıllarda Suriye- ırak ve Afrika ülkelerine, Türkî Cumhuriyetlere balkanlara, Arakana yardım elini uzatıyor. Fakat şurası bir gerçek ki potansiyelimizi tam çalıştırmıyoruz, biraz bencil davranıyor. Ayrıca bu tür mali ibadetleri zamana yaymalıyız, çünkü ihtiyaç yıl boyu devam ediyor. Bu mali yardımların yanında yardıma muhtaç insanlara manevi yardımı da düşünmeliyiz.

Son zamanlarda artık zengin ve fakirler semt olarak birbirlerinden ayrıldı, yavaşça bağlar kopuyor. Eskiden her mahallede olan zenginler etrafında olan ihtiyaç sahiplerini gece gündür görüyor gözetiyordu. Ve bu durum zengin fakir arasında yakınlaşmayı perde oluyor, sevgi saygı yavaşça ortadan kalkıyor, korkarım ileride düşmanlığa vesile olmaz. Ali Seyyar hocamızın “Zengin Sahabiler” adlı eserinde peygamberimiz zamanında yaşamız 42 zengin sahabelerden bahseder. Onlar daha zekâtın bizim bildiğimiz farz olmadan önce köle azâd etmekle ve yardımlaşma ile infak olayı içinde olmuşlardır.

Bir lokma bir hırka bize yeter anlayışı Hint mitsizimin bize zehir olarak giren yanlış bir anlayıştır. Günümüz müslümanı zengin olmayı, bu imkânı Allah rızası için kullanmayı hedef olarak görmelidir. Fakirimiz ise tembelliği meslek haline getirmemeli (hastalı ve başka şeyler müstesna) fakirliği isyana dönüştürmemeli ve fakirliğinde zenginlik kadar bir imkân olduğunu ve şükredilecek bir nimet olduğunu bilmelidir. Tüm bunlar bize ancak İslam gibi bir din bize sağlar.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ALLAH YOLUNDA İNFAK
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları