poyrazoğlu otomotiv

ALLAH BÜYÜKTÜR

Mustafa Örki

31-01-2019

“Bize doğru ameli gayret gösterenlere, yollarımızı açarız-gösteririz.” (29/69)

Oysa ibadet-i mersumenin(yazılmış farz kılınmış) kulluğumuzun amacı, insanın Allah ile olan canlı iman-saygı ilişkisini sürdürmekti. Allah ile insan arasındaki ilişkinin asli mahiyeti, özünde ahlaki bir sözleşme (misak,7/172) ilişkisi olup, onun pratiğe yansıması ise, yine ahlaki bağlamda “Velayet (dostluk)-iman” veya “Adavet (düşmanlık)-Küfür/Zulüm” ilişkisidir.

Bugün, İslam dünyasının içinde bulunduğu durum, -aradan 1400 sene geçtiği için- yukarıdaki ayetin tasvir ettiği gibi, kendine yabancılaşmış. Nereden nasıl düzeleceğiz?

Allah büyüktür, bu büyüklüğü heybet olarak anladığımızda manası ululuk büyüklük ve saygı uyandırmak manasınadır. Bunun için O’nun biz kullarına lütfettiği nimetleri görmek fark etmek gerekiyor. Âyet alamet olduğuna göre gördüğümüz okuduğumuz her delil bizi onu yaratana, verene götürür. Bu duyguyu yeniden kazanmalıyız, nerede kaybettiysek orada bulacağımız mümkündür.

Ne oldu bize? İlim sahiplerine göre: . Kur’an’da “din”, düşünce-duygu ve davranış birlikteliği olduğu halde; Kelam disiplininde kuru-soyut “düşünce”ye; Fıkıhta kılı kırk yaran, şekilci davranışa/zahire, “amel”e; Tasavvufta ise “duyguya” indirgenmiştir. Saim Yeprem Hocamız derki islamı bir bütünlük içinde anlama yerine belli alanlara yönenilindi. Müslümanların sapması yalnız fıkıh kelam veya tasavvufa yönelin irse insanın sapması mümkündür.

Allah’a karşı kalpten “heybet”in gitmesidir.” Şu ayet, imanın mahiyeti ve insanın vicdanına/imanına yabancılaşmasının mahiyetini net bir şekilde tasvir eder: “İman edenlerin, Allah’ı anma ve kendilerine inen haktan dolayı kalplerinin ürperme zamanı gelmedi mi? Müminler, daha önce kendilerine kitap verilen, ancak aradan uzun zaman geçince kalpleri katılaşanlar gibi olmasınlar. Onların birçoğu, fâsık kimselerdir.”(57/16). Diri vicdan (36/70) ölüp de, ölü “itikat/akait” haline gelince; Allah da, her bir insan teki ile canlı ilişkide olan Rahman, Rab, Mevla, Kerim… Olmaktan çıkıp, -Eş’ârilikte teorileştirildiği gibi- karanlık bir “Mutlak güç” haline dönüşür.

Diri vicdan neye yarar? Vicdan hakkında şöyle denilmiş; “İyiyi kötüden ayırabilen, iyilik etmekten lezzet alan ve kötülükten elem duyan manevî his

Allah, vicdan ile keşfedilir ve onun aracılığı ile On’unla ilişkide kalınır (İman). Hemcinsimize karşı ahlaki sorumluluk (adalet-merhamet), bu imanın zorunlu-kopmaz bir sonucudur ve imandan sonra su gibi kendiliğinden gelir. Vicdan, dumura uğradıktan sonra, O’nun ile ilişki kesilir; irtibat kopar. Geriye kavramlardan oluşan (sıfatlar) kavramsal bir “put” kalır. “Şirk”in tanımı, Tanrı’ya ortak koşulan put sayısında değildir; insanın vicdanına/kendine yabancılaşmasındadır.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ALLAH BÜYÜKTÜR
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları