etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Temmuz 2018 Perşembe

ALDIRMA GÖNÜL

Tarık Barbaros Pilevne

03-08-2017

Başın öne eğilmesin / Aldırma gönül aldırma

Ağladığın duyulmasın / Aldırma gönül aldırma

Dışarda deli dalgalar / Gelir duvarları yalar

Seni bu sesler oyalar / Aldırma gönül aldırma

Kurşun ata ata biter / Yollar gide gide biter

Mahpus yata yata biter / Aldırma gönül aldırma

Dertlerin kalkınca şaha / Bir sitem yolla Allah’a

Görecek günler var daha / Aldırma gönül aldırma

Türkiye’nin politik kavgalarla sarsıldığı sancılı dönemlerde, sol eğilimli toplantılarda, sol görüşlü sanatçılarca seslendirildi. Toplumsal belleğin unutulmazları arasına giren ezginin sözleri, Sabahattin Ali tarafından Sinop hapishanesinde yazıldı. Sabahattin Ali, 1907 / Gümülcine doğumludur. Babası aslen Oflu, annesi Bandırmalıdır. İstanbul Öğretmen Okulu’ndan sonra, eğitim için Almanya’ya gönderilir. Her şey bir tren yolculuğunda Upton Sinclair’in “Oil” romanını okumasıyla başlar. “Bu romanda yazanların onda biri doğruysa, namuslu bir insan mutlaka solcu olmalıdır.” der ve Türkçü/Turancı bir genç olarak gittiği Almanya’dan sosyalist döner. Türkiye, 1930’lu yılların coşkulu dönemini, Cumhuriyet devrimlerini yaşamaktadır. Ancak Sabahattin Ali için bütün bunlar yeterli değildir. İstanbul’da edindiği dostluklar ve solcu çevresi nedeniyle fişlenir, polisçe izlenmeye alınır. Aydın ve Konya’da öğretmenlik yapar. İstanbul dönüşlerinden birinde, Aydın garında bir sivil polis tarafından takip edilir. O, bunun farkındadır ve umursamaz. Lakin sıcak havada iki valiz birden taşımaktadır. Ardındaki sivil memura döner: “Nasıl olsa evime kadar geleceksin, bari şu valizin birini de sen taşıyıver” Polis bir an şaşırıp duraklar, sonra da “Pekâlâ, insanlık öldü mü?” diyerek bavulun birini yüklenir. İki eski dost gibi yarenlik ederek yürürler.

Konya’da öğretmenken, bir eğlentide okuduğu şiirin dozunu ayarlayamaz. İhbar edilir, Atatürk’e hakaretten yargılanır ve mahkûm olur. Sinop hapishanesinde yatar. 1933 teki genel aftan yararlanır ama öğretmenlik görevine iade edilmez. Aslında Atatürk’e saygılı ve hayrandır. Onun hakkındaki gerçek duygularını anlatan bir şiir yazarak görev talep eder. Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hikmet Bayur, Atatürk’e: “Hakkınızda ağır bir şiir yazmış olan öğretmen vardı ya, tekrar öğretmenliğe atanmak istiyor.” “Yasal bir sakınca var mı?” “Hayır” “Öyleyse neden bana soruyorsun?” “İşlediği suç size karşıdır da...” “Aşk olsun sana! Beni, kişisel gücenikliğim nedeniyle yasaların uygulanmasını önleyecek kadar bencil mi sandın? O genci hemen atayınız.” Bundan sonra, Sabahattin Ali’nin önemli eserlerini verdiği dönem başlar: Ses, Değirmen, Kuyucaklı Yusuf, İçimizdeki Şeytan, Yeni Dünya, Kürk Mantolu Madonna… Devlet konservatuarında drama öğretmenliği yapar, geniş bir dost ve edebiyat çevresi edinir. Fakat zamanla tek parti döneminin CHP’sinde, Nihat Erim’ler, Recep Peker’ler güçlenmekte, sol düşünceye karşı tutucu çevrelerin baskıları artmaktadır. Hasan Ali Yücel’in Milli Eğitim Bakanlığı’ndan alınışıyla bir tasfiye hareketi başlatılır. İstanbul’a gelerek, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Mim Uykusuz ile “Marko Paşa”yı çıkarır. Etkili bir muhalefet hareketi başlatır, yazdıkları nedeniyle sıkça mahkûm olur. Yayınları kapatılır, kitapları toplanır. Ezilir, evine ekmek götüremez, kamyonculuk yapar. Üçüncü kez askere çağrılır. Bu cesur, zeki ve farklı insan, sonunda derin devletin karanlık temsilcilerince öldürülerek, yok edilir. Olay hala bir muammadır, deliller örtbas edilmiş ve Sabahattin Ali, kimvurduya getirilmiştir.

O, demokrasiye giden yolun önemli kilometre taşlarındandır. Kendi tercihleriyle yaşamış, herhangi bir örgütsel disipline uymayı kabul etmemiş, nevi şahsına münhasır bir insandır. O, bunca çektiklerine rağmen, başını öne eğmeyen, ağladığı duyulmayan ve “Aldırma Gönül!” diyebilendir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - ALDIRMA GÖNÜL
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları