poyrazoğlu otomotiv etiler
6 Haziran 2020 Cumartesi

AKîDE/İNANÇ VE İMAN

Mustafa Örki

13-12-2018

“Allah tüm isimleri Âdem’e öğretti” Bakara/2,31

Bir üstadımız der ki: “İslam’da inanç ilkesi olarak belirlenen şey, doğruluğuna inandığımız şey değildir; aksine doğru olduğu için inandığımız şeydir”.

İnanç ayni zamanda akîde demektir. İslam inancı-akîdesi bir varlığa belli bir değerler manzumesine bağlanmaktır. İnsanı bu inancı harekete geçirir, temelinde bilgi vardır. Sembol atamız Âdem’e rabbimiz isimleri karşılıklarını öğretmesini ilim sahipleri şöyle anlatmışlar. Allah insanı konuşma, düşünme, öğrenme, öğretme varlıkları isimlendirme onların mahiyet ve işlevlerini anlayıp kavrama kâbiliyeti verme olarak izah etmişler.

Çocuğu olmayan bir Hindu kadın kendisini işkence etmesi inanancının gereğidir. Çocuğu olursa arınmış olacak, olmayınca onun yerine kendisini eziyet etmesi arınma yerine geçiyor. Bu bir inançtır, doğru mudur? Hayır! Neden yapıyor? İnandığı için. Peki, doğrumu? Hayır.

İslâm ne diyor? Doğru bilgileri veriyor sonra iman etmeyi seçenek olarak takdim ediyor. İman eşittir güvendir, biz peygamberin doğru söylediğini inanıyoruz, doğru söyledi mi? diye usuller oluşturulmuş. Allah kelamı içinde öyle, bu güne kadar bir çelişki bulunamamış.

İnancımızı akîdemizi sahih bilgi üzerine oluşturduğumuzda bu bizim amellerimize aksedecektir. İman ettim demekle bırakılmayacağımızı Kuran haber veriyor. Eğer bilgi-iman ve amel üçlüsü tam olarak kişide ahlaka dönüşmüyorsa bir sıkıntı vardır. İnancımızı ciddiye almamak olmaz, ama bir realite var. Ne yapmalıyız?

Kelamcılarımız inanç eşittir akidedir, bir sözleşmedir. Bir başka yaklaşım ise iman tanıma-bilme, güvenme ve sevmedir. Kur’an’ın üçte biri Allah’tan bahseder, Rabbimiz kendini bize tanıtır. İşte bu tanıtımlar sonrası O’nu tanır sever ve güvenimiz oluşur. Her şey onunla başlar ve diğerleri arkasından gelir.

İman eden, kişiliği vardır aklı bölünmüş değildir, güzel ameller işlemesi onun rızasını kazanmak arzusundan kaynaklanır. Elbet bu işin içinde sevap arzusu, azap endişesi de vardır. Ama rıza her şeyin üstündedir.

İnsanımızın çeşitli inanç ekolleri içinde kaybolmasının bir sebebi de söz-yaşantısı arasındaki çelişkiden kaynaklandığı bir gerçektir. Müslümanlara çok iş düştüğü bir gerçek, benimle her şey olur mu? Tarih değişir mi? Kur’an bize Yusuf As kıssasından bahseder. Bu bir kişi Mısır değiştiğini gösterir.

Değişir değişmez ama biz bu niyetle çalışmalıyız.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - AKîDE/İNANÇ VE İMAN
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları