etiler poyrazoğlu otomotiv
19 Temmuz 2018 Perşembe

AH KIBRISIM, KIBRISIM!

Tarık Barbaros Pilevne

29-03-2018

Bizim kuşak Kıbrıs’la doğdu, Kıbrıs’la büyüdü. Elli yıllık bir süreci “Kıbrıs Sorunu” ile birlikte yaşadık. Çözümsüzlüğü çözüm olarak sundu bizlere, her iki ülkenin politikacıları. 1950'lerde “Ya Taksim, Ya Ölüm!” sloganı ile yola çıkan ulusal davamız, 1960 antlaşması ile bir süre için duruldu. Rumların kabaran “Megalo İdea” çılgınlığı, kan ve gözyaşı akıttı Yeşil Ada kıyılarına, Afrodit’in yıkandığı sulara. Kıbrıs Türkleri, olağanüstü birRum vahşetine maruz kaldı. Silahsız Türkler kurşunlarla cezalandırıldı, tek suçları Kıbrıs’ta yaşamaktı.

Rumlar, Hz. İsa’nın doğumunu bahane ederek sokaklara dökülmüşlerdi. 1960 yılında adada bir cumhuriyet kurulmasına rağmen Makarios bu anayasayı kabul etmedive değişiklik için Türk tarafına baskı yaptı. Türk kesimi bunu reddetti. Rumların bütün amacı Türklerikarşılık vermeye iterek katliamları meşrulaştırmaktı. 1963 Aralık ayında başlayarak 1964 Ocak ayında sonlanan EOKA saldırılarında toplam 364 Kıbrıslı Türk hayatını kaybetti.Kıbrıs Türklerinin bu acılı dönemi tarihe “Kanlı Noel” olarak geçti.

Beşparmak Dağlarının ufukları F104’lerimizin egzost dumanına boğulunca, ABD'den postalanan bir mektup geçti elimize. Johnson, “STOP!” diyordu. Merhum İsmet Paşa ise: “Hööt, nerede benim çizmelerim? Yeni bir dünya kurulur, Türkiye orada yerini alır.” tarzında efelendiyse de, bunu pak kale alan olmadı, kıymet-i harbiyesi kalmadı. Çünkü Marmara vapuru ile çıkartma yapılamaz, jetlerin yakıtları olmazsa uçamazlardı. Çünkü ABD güdümündeki dış politikamızla haklılığımızı anlatamazdık, Birleşmiş Milletlerdeki üçüncü dünya ülkelerine. Ve çünkü bağımsızlık savaşı veren Cezayir'i çok sonraları, dünyanın dörtte bir olan Çin Halk Cumhuriyeti’ni ise ancak 1971 yılında resmen tanıyabilmiştik.

Nedense din kardeşlerimiz de destek vermiyorlardı uluslararası platformlarda ülkemize? Yalnızdık yapayalnız, zaten Türk’ün Türk’ten gayri dostu yoktu ki! O Makarios yok muydu, Başpiskopos Makarios? Hep onun kara sakalının uzantısıydı bu olup bitenler. Bir de EOKA'cı Albay Grivas'ın deve kini olmasaydı ne güzel geçinecekti ada halkları. Yıllar bu minval üzere geldi geçti, Papandreou, Klerides, Kyprianu, Dr. Fazıl Küçük, Denktaş derken bir de baktık, Nikos Samson. Hoppala, ayıkla bakalım pirincin taşını.

Allah’tan başımızda Ecevit var. Haydi, bastır Karaoğlan ve de 52/3 - 4 tertipler! Bir temmuz sabahı Başbakanın heyecanlı sesine açtık siyah beyaz TV'lerimizi; Birinci ve İkinci Barış Harekâtı, birlik ve bütünleşme günleri, ulusal şahlanış, Anavatan, Yavruvatan, heyyt be biz de varız! Ardından kurulan K.K.T.C. ve ilk anın şaşkınlığıyla onu tanıyan bir kaç ülke. Sonra, onların da çark etmesiyle ortada kalan sanal bir devlet... Türkiye’nin başta ekonomi ve güvenlik olmak üzere her alanda sağladığı müthiş desteğe rağmen, üretmeyen çalışmayan ve bunu yaşam tarzı haline getiren bir toplum…

Kırk yıldır devam ediyor görüşmeler. Uluslararası bir oturumda, oluşumda mıyız; Getirin şu Kıbrıs sorununu. Hop, ısıtıp koyuveriyorlar önümüze. “Hele bir güzel anlaşın da, ondan sonra gelin yanımıza.” Bunca yıl hükümetler üstü bir kararlılıkla sürdürülen Kıbrıs politikamızda bir yanlışlık, eksiklik mi var acaba diyorum? Tavizse, taviz! Sözgelimi şu hiçbir işe yaramayan yıkılan dökülen Maraş Oteller Bölgesini açsak mı ki diyorum? “Höst, otur oturduğun yerde. Küçücük aklınla boyundan büyük işlere bulaşma; bu işler seni aşar!” deyip susuyorum. Yurttaş olarak hangi konuda görüşümüze başvuruldu ki, büyüklerimiz daha iyisini bilir elbet…

Var ya! Bu Kıbrıs davasının bizleri yolcu edeceği kesin, korkarım çocuklarımızın Türkiye’sinin de önünü kesen kronik bir sorun olmayı sürdürecek. Hiçbir kuruluşun desteklemediği Konfederasyon tezimizin ise sürüp sürmediğini bilmiyorum zaten. Neyse, bunca ciddi ve önemli laflar edince, biraz da şarkı söyleyip rahatlamak gerek: Kıbrıs'ın güzel kızı, yanakları kırmızı / Akdeniz’in yıldızı, ah Kıbrıs’ım Kıbrıs’ım…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - AH KIBRISIM, KIBRISIM!
Tarık Barbaros Pilevne - Diğer Yazıları
Bütün Tarık Barbaros Pilevne Yazıları