etiler poyrazoğlu otomotiv

AH BU DURUŞMALAR

Asil Türk

07-12-2018

Adalet Bakanlığı, Avukat meslektaşlarımızdan Hâkim - Savcı alınacağını açıkladığında, avukatlık hayatım sonrasında varsa kalan yılları Hâkim veya Savcı olarak tamamlamayı düşünmedim desem yalan olur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmeden evvel özellikle yurt dışında takip etmiş olduğumuz davalardaki yargılama usullerinin Türkiye’de uygulanmamış olması beni üzüyordu. Bu nedenle, özellikle HMK değişikli olmadan evvel birkaç kez TBMM’ye gittiğimde özellikle hukukçu milletvekillerimizi ziyaret ettim ve HMK değişiklikleri içinde aşağıda saydığım değişikliklerinin de yer alması gerektiğini ifade ettim.

Bu değişiklik taleplerime örnek vermek gerekirse, özellikle hukuk yargılamasında dava dosyasının duruşmaya hazır hale gelmeden duruşma yapılmaması, sulh duruşması olarak adlandırılan ön inceleme duruşmasında Hâkimin gerekirse ihsası rey sayılabilecek şekilde beyanları ile tarafları uzlaşmaya zorlaması (Teşvik değil), dosyanın hazırlanmasının özellikle mahkeme kalemi ve tebligatlar yolu ile yapılması, vekil mazeretlerinin duruşma öncesi verildiğinde, duruşma günü gelmeden duruşmanın ertelenebilmesi ve bu durumun karşıyana duruşmadan evvel bildirilmesi ve gerçekleşmeyecek bir duruşma için zaman kaybının engellenmesi şeklinde sayabilirim.

Facebook’ta Denizli Avukatları Okuma Grubunda da bu tür düşüncelerimi paylaşmak adına eski HMUK hükümlerine göre duruşma yapmanın zorunlu olmadığını da açıklamaya çalıştım ve arkadaşlarımın bu konudaki yorumlarını da bu sayede aldım. Aslında, eski HMUK hükümlerine göre de duruşma zorunluluğu bulunmamasına rağmen, mahkemelerimizin alışkanlık nedeni ile uygulama haline getirdikleri duruşmalar, 6100 sayılı HMK’nun da yürürlüğe girmesinden sonra halen devam etmekte. Sanki, 6100 sayılı yasa hiç çıkmamış gibi yargılamalarımız devam etmektedir.

Biz avukatlar için dava dosyası hazır olmadan yapılan duruşmalar zaman kaybı olduğu gibi, yargılamayı yapan mahkeme ve personel için de duruşmalarda harcanan zaman vakit kaybıdır. Bu zaman süresi içinde başka işlerimizi yaparak yargılamanın hızlanmasını sağlayacağımız gibi, iş yükünün de azalmasına katkı sağlayacağımıza eminim.

Yukarıda belirttiğim gibi, şayet Adalet Bakanlığının açtığı sınava girip, bugün ben Hâkim olarak kürsüye oturmuş olsaydım, yapacağım ilk iş hiçbir dava dosyasına yeni duruşma günü vermez, önceden verilen duruşma günleri nedeni ile yapılan duruşmalarda taraflara 6100 gereğince gider avanslarının yatırılmasını bildirir, akabinde dava dosyalarından duruşma için hazır olanları ayıklar ve sadece onlara duruşma günü verirdim. Yeni açılan dava dosyalarında ise tensiple duruşma günü vermem ise söz konusu dahi olmazdı. Bu şekilde, 6100 sayılı yasanın uygulamaya girmesine katkıda bulunurdum diye düşünmeden edemiyorum.

Avukat olarak ne yapacağıma gelince; duruşma sonrasında yeni duruşma günü verilmemesini talep ediyorum. Siz sevgili meslektaşlarımdan da bu yöndeki taleplerin ülkemiz geneline yayılmasını ve HMK hükümlerinin bir an evvel hayata geçirilmesinin sağlanmasında katkı sağlamanızı bekliyorum. Dediğim gibi, eski HMUK hükümlerine göre de yeni duruşma günü verilme zorunluluğu yok, ancak bizler bu konuda katkı koymaz isek belki yeni HMK hükümleri de güdük kalacak ve bizler yine boş yere yapılacak duruşmalara gelip gidip zamanımızı Adliye Koridorlarında harcamaya devam edeceğiz.

DOSTÇAKALIN…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - AH BU DURUŞMALAR
Asil Türk - Diğer Yazıları
Bütün Asil Türk Yazıları