etiler poyrazoğlu otomotiv
29 Şubat 2020 Cumartesi

746. Vuslat (Hakk'a kavuşma) Yıldönümü'nde: Mevlâna’dan Seçme Sözler ve Yorumları: ÖLÜM  HAKKINDA  (1)

Önder Göçgün

16-12-2019

400- Riyazet yolunda bedenin ölümü, gerçekte hayattır. Çünkü beden yok olursa, ruh ebedileşir, ebedi hayata kavuşur.

Riyazet; nefsini kırma, yani dünyanın nimetlerinden, tat ve lezzetlerinden sakınma, kendini uzaklaştırma, kanaatle hayatını sürdürme; kısacası, yalnızca yaşayacak kadar yeme içme ve aşırı derecede mala mülke, servete, şöhrete bağlanmama; benliğini aşırı maddi isteklere kaptırmama, demektir.

Mevlâna, işte bu yolda ve böyle bir anlayış içinde bedenin yok olmasını, yani ölmeyecek kadar yiyip içerek, dünyaya ait aşırı isteklerden uzaklaşarak sürdürülecek bu maddi hayatın sona ermesini; gerçekte, ruhun ebedi hayata, yani ölmezliğe kavuşması olarak kabul eder.

Yunus Emre de, vücut, beden için dünya hayatının sona ermesini, yani maddi anlamda ölümü; canın, ruhun sonsuzluğa açılması olarak kabul eder. Bu bağlamda ölüm gerçeğini, ebedi hayatın başlangıcı olarak görerek, Mevlâna’nın çizgisinde aynı gerçeği:

Ölür ise, ten ölür canlar ölesi değil! tarzında dile getirir.

Bu bakımdan, -Mevlâna’nın ve Yunus Emre’nin de işaret ettikleri gibi- ölüm ve sevdiklerimiz kaybetme gerçeği karşısında hiç üzülmeye, yanıp yakınmaya gerek yoktur. Çünkü, maddi ihtiraslarından sıyrılmış, temiz ve dürüst yaşamış arı-duru gönüllü, olgun, güzel ve iyiliksever, özetle hayırlı insanlar için ölüm denilen maddi hayattan ayrılma; gerçekte, ruhun mutlu bir şeklide ebediyete ulaşması, sonsuzluğun yüce huzuruna ve mutluluğuna kavuşması, demektir.

Bunun da çok iyi farkında olan Yunus Emre, böyle gönül erlerine, hayırlı ve güzel insanlara:

Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın! diye seslenmek gereğini duyar.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - 746. Vuslat (Hakk'a kavuşma) Yıldönümü'nde: Mevlâna’dan Seçme Sözler ve Yorumları: ÖLÜM  HAKKINDA  (1)
Önder Göçgün - Diğer Yazıları
Bütün Önder Göçgün Yazıları