etiler poyrazoğlu otomotiv

 HUKUKÇU OLMAK

Asil Türk

26-05-2017

“HER GENÇ KIZIN RÜYASI ZETİNA DİKİŞ MAKİNASI” ile başlayan bir reklam hala gözlerimin önünden gitmez. Mesleğimiz o kadar güzel ki; gerçekten birçok gencimizin ve ailelerinin rüyası durumunda. Sınav dönemi olan Haziran ayı içerisinde yapılacak olan Üniversite giriş sınavında pekçok genç arkadaşımız bu rüyası için ter dökecek. Bizler ise çoktan o dönemleri geride bıraktık. Belki şu anda benim gibi bazı meslektaşlarımız “Çocuklarımız da hukukçu olsa” diyerek kalbinde yatan Aslan’ı zaman zaman çocuklarına söylüyor ve onları yönlendiriyordur. Nihayet bu arzumuz da gerçekleşti. Kızım kendi isteğiyle Hukuk Fakültesini tercih etti ve iyi bir hukukçu olma yolunda adım adım ilerliyor.

Üniversite sınavında ilk aşamayı geçmeyi ve Hukuk Fakültelerine adım atmayı başaran gençlerimizi ise zorlu bir eğitim ve öğrenim dönemi beklemektedir. Binbir anı ile yaşanan öğrencilik yılları hiçbir zaman hafızalarımızdan silinmez. İki hukukçunun ilk karşılaştığında okullarını sorduklarını iyi biliriz. Hele hele aynı okulu bitirmiş iseler, bu kez alır koyu bir sohbet “şu hocamız çok iyiydi, şu hocadan çok çektik…” ve götürür bizleri öğrencilik yıllarımıza. Şayet okullarımız farklı ise de biraz kıskançlık ve çekememezlikle olsa gerek yarıştırırız okullarımızı.

Derken staj anılarımız devreye girer. Staj arkadaşlıkları hiç unutulmaz. Aynı asker arkadaşlığı gibi her zaman çok tazedir. Dün gibi hatırlarız staj günlerimizi. Sonra aynı nehirde birleşmek üzere yollarımız ayrılır. Kimimiz Avukat, kimimiz Hâkim, kimimiz de Cumhuriyet Savcısı oluruz. Mesleklerimiz bizleri aynı çatının altında tekrar buluşturur. Birimiz iddiayı, birimiz savunmayı, birimiz ise karar makamını temsil ederiz. Ama cübbelerin altında her zaman hukukçu olduğumuzu hatırlar ve o cübbenin ağırlığı ile yaşarız.

Gerçekten zordur hukukçu olmak. Hukukçunun kaleminden dökülen cümleler bir insanın tüm yaşamını kökten değiştirir. Toplum hayatını derinden etkiler. Hukukçu bu nedenle gece gündüz vicdanı ile başbaşadır. Savruk davranma lüksü asla yoktur. Elbette ideal hukuk olmadığı gibi, genellikle 2+2=4 te etmez. Bu yüzden bir hukukçu her zaman güncel bilgi ile donanımlı olmalıdır.

Elbette bir haklı, bir haksızın bulunduğu ve ihtilafın zirveye çıktığı bir alanda dost kalabilen de hukukçulardır. Bizler, mesleğimiz ile ilişkilerimizi birbirine karıştırmayan ender meslek gruplarındanız. Bununla ne kadar övünsek bence o kadar azdır. Çünkü bir mesleği yücelten o mesleğin sahipleridir. Bizler mesleğimize ve meslektaşlarımıza olan saygımızı ne kadar yüceltirsek, eminim o kadar mesleğimizi de yüceltmiş oluruz.

Denizli’de mesleğini ifa eden bir meslektaşınız olarak ne kadar övünsem azdır. Eminim pekçok meslektaşımız İstanbul, Ankara ve İzmir gibi illere gitmiştir. Bizler Denizli’de birbirimize ismen hitap edebilme gibi büyük bir şansa sahibiz. Ancak, büyükşehirlerde bu olanak ortadan kalkmış durumda görünüyor. Denizli Barosu da gün geçtikte büyümekte ve eminim daha da büyüyecektir. Ancak, temel ilkelerden taviz vermeyip, meslek etiğine uyan bir hukukçu olduğumuz sürece eminim Denizli’de mesleğini icra eden pekçok arkadaşım yıllar boyunca bu övüncü tatmaya devam edeceklerdir.

Aynı yollardan geçen biz hukukçuların cübbelerini odalarına astıktan sonra Hukuk Fakültesi Öğrencileri hali ile buluşmalarının en büyük arzularımdan olduğunu ifade etmeliyim. Halkımızın akla hayale gelmeyecek hukuksal sorunlarını çözebilen biz hukukçuların, ortak etkinlikler ile buluşmalarını sağlamak biz hukukçuların en önemli görev ve düşüncesi olması umuduyla DOSTÇAKALIN…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ -  HUKUKÇU OLMAK
Asil Türk - Diğer Yazıları
Bütün Asil Türk Yazıları