etiler poyrazoğlu otomotiv

 “DUA, ARAYA KİMSE GİREMEZ

Mustafa Örki

30-05-2018

“Kullarım, beni sana soracak olurlarsa, gerçekten de ben pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin çağrısına cevap veririm. Öyleyse onlar da bana karşılık versinler ve bana güvensinler ki doğruya erişsinler” (Bakara suresi 186)

Oruç ile ilgili ilk 183 dua ile ayet ise 186. ayet Ramazan ayı oruç-namaz mali ibadetler ve dua vakti. İlginç değil mi? İftar ederken, namazın sonunda olduğu gibi her amelimizin bitiminde dua ediyoruz.

Dua şu demeye geliyor; Rabbim! Ben elimden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettim şimdi hayırlısı için senden yardım ve destek talep etmekteyim”demektir. Bu yüzden duadan önce duyarlı ve samimi bir şekilde emek ortaya koymak gerekir.

Dua, üzerimize yazılmış bir ibadet olmanın yanında aynı zamanda bizim için psikolojik manada bir rahatlama, huzur ve gönül tatmini doğurur.

Duada Allah ile kul arasında kimse yoktur. Kul, kendisini yaratana halini arz eder ve yakarışta bulunur.

Allah’a gönülden iman etmiş bir kul, kendisini yaratan Rabbinin kendisini en iyi bilen olduğunu ve yakarışlarına en güzel şekilde cevap vereceğini bilir.

İnsan, Rabbine her an muhtaçtır. Dolayısıyla dua ve ibadetler yoluyla her an ona yakın olmak durumundadır. Fatiha okurken “Yalnız sana ibadet eder ve senden yardım dileriz” Rabbimiz kendisinden ne istemek istememiz gerektiğini haber veriyor. Benden hidayet iste “İhtina” de diyor adrese teslim.

Duayı rabbimizin işiteceğinden hiç şüphemiz yok. Karşılığını hemen, daha sonra veya ahirettte karşılığını vereceğini imanımız vardır. İnsan acele ediyor ama gerçek budur, Rabbimizden gelen bizim için hayırdır.

“Rabbinize yalvara-yalvara ve için-için dua edin ki her halde o haddi aşanları sevmez” 7,55 “Ey Rabbimiz, bize dünyada iyi hal ver ve âhirette merhamet ihsan et ve bizi cehennem azabından koru” der.” 2,201 “Onlar seher vakitlerinde/yürekten gelerek Rabbinden af dilerler” 51,18. Esğar iki manaya geliyor biri seher vakti, diğeri ise kalbin zarına demektir. İçerden yürekten yalvara-yalvara samimi olarak istemek demektir.

Duanın Arapça yapmak lazım mıdır? Hayır, her dilden yapılır, dil ile söylenmese kalpten geçilmesi bile yeter. Yeter ki, biz dua etmek isteyelim

Abdullah İbn Mesud (r,a) peygamberimizin şöyle ettiğini rivayet etmiş Peygamberimiz (sav)“ Allah’ım kavmimi bağışla! Çünkü onlar doğruyu bilmiyorlar.” Buhârî, Enbiyâ 54

Rabbimiz nasıl dua etmemiz gerektiğini Kuranı kerimde haber vermiş, ibadetin özü olan dua konusunda peygamberimiz (As) dua yapmış bol miktarda bu duaları vardır.

Duanın sonunda birilerini araya koyarak “Yüzü suyu hürmetine” gibi lafız eklemek doğru değildir. Biz başkalına dua edebiliriz, başkası bizim için dua edebilir. Ama aracıya gerek yoktur. Bu anlayış Fatiha Suresinde “Biz sana ibadet ederiz ve senden yardım dileriz” ayetini esas alışımızdandır. Rabbimiz böyle demesinin elbette hikmeti var. Araya birilerini koymak, aracı kılmanın doğru olmadığını rabbimiz bildirmiştir.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ -  “DUA, ARAYA KİMSE GİREMEZ
Mustafa Örki - Diğer Yazıları
Bütün Mustafa Örki Yazıları