poyrazoğlu otomotiv etiler

    ÇÖRÇİL  NASIL  BİRİNCİ  OLMUŞTU?

Atilla Sezener

21-03-2020

Winston Churchill (Çörçil) (1874-1965) çok yönlü bir adamdı. 2. Dünya Savaşının en parlak devlet yöneticisi olarak tarihe geçmiştir. İngilizlerin bu ünlü başbakanının, birçok başka başkan ve başbakan gibi çatlak tarafları da vardı. Her ne hikmetse bazen çatlaklar da devlet yönetebiliyor. Aslında suçlu onlar değil, afyonlanmış veya korkudan düşünce kabiliyetini kaybetmiş dünyadan habersiz seçmenler suçludur.

Çörçil’in kafayı sıyırmış yönüne bir misal vermek istiyorum. Çanakkale Savaşlarında bu arkadaş Bahriye Nazırı (Denizcilik Bakanı) idi. Çanakkale’de zehirli gaz kullanımının insanlık suçu olduğunu söyleyenlere karşı:

-Ama Türkler insan değil ki! Medeni olmayan milletlere karşı gaz kullanılabilir, diye yumurtlamıştı.

NOTUMUZ: Bu satırları okuyan değerli okurlardan bir ricam var. Siz Çörçil’e zahmet edip giydirmeyin. Ben o işi fazlasıyla yerine getirdim. Tüm sülalesinin hatırı soruldu.

Bu dünyada maalesef güçlü olan veya olanlar haklıdır. Bunlar bir nevi terör estirerek istedikleri limana varırlar. Ülkesine göre bu metot değişir. Askerle, polisle, vergi ile, müfettişleri göndererek, basını ve en çok da bir kısım insanın en hassas yeri olan kutsal dinleri kullanarak sonuca giderler.

Aynı zamanda ressam olan Çörçil, 1953 yılında edebiyat Nobel’ini aldı. Bu işlerden anlayanlar da küçük dillerini yuttular. Görüyorsunuz güç nerelere kadar uzanıyor.

Bu ilginç adamın kayda geçmiş incileri de vardır:

-Dün ile bugün arasında kavga çıkarsa, yarın kaybeder.

-Düşen bir çığda, hiçbir kar tanesi, kendisini olup bitenden sorumlu tutmaz.

-Üzülmek istiyorum ama vakit bulamıyorum.

-Her ne kadar şehit olmak istiyorsam da, ertelenmesini tercih etmişimdir.

-Ben, alkolün benden aldığının fazlasını alkolden aldım.

Danışmanlarının eline verdiği kağıttan okuyan birçok çatlak olan veya olmayan yönetici, çeşitli inciler imal etmişlerdir.

Çörçil’i galiba fazla uzattım. Asıl anlatmak istediğime geleyim. Bu adam orta boylu, kilolu biriydi. Sizin anlayacağınız “şişko patates” idi. Onun hayatını kaleme alanlar ilginç bir durumla karşılaştılar. Çörçil orta okulda okurken bir yarışta birinci olmuştu. Olacak iş değildi. Hatıratı hazırlayanlar kafalarını kemiren soruyu Çörçil’e yönelttiler.:

-Sizin vücutta biri nasıl olur da koşuda birinci gelir?

-Bunda şaşacak bir şey yok. TEK BAŞIMA KOŞMUŞTUM.

İşte işin püf noktası burası. Sözü artık bize getirmek istiyorum. Şu anda Türkiye koşullarında usulüne uygun şekilde seçim kazanmış bir iktidar var. Bana göre sayılamayacak kadar hataları, çelişkileri ve kusurları var. Ülkemiz için demokrat bir hukuk devleti diyorsanız daha çok fırın ekmek yemeniz gerekir diyorum.

Bu iktidar kulvarda tek başına koşuyor. Kardeşim “muhalefet var” diyorsanız size iyi uykular diliyorum. Mevcut muhalefet, bu birikim, bu strateji, bu halkla bütünleşme masalıyla iktidar düşünüyorsa, daha çok bekler. Daha çok hevesler kursaklarda kalır. Böyle düşünenlerin tümüne iyi uykular…

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ -     ÇÖRÇİL  NASIL  BİRİNCİ  OLMUŞTU?
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları