poyrazoğlu otomotiv etiler

İNSANLARI  ZORLARSANIZ

Atilla Sezener

04-07-2020

Temel, demiryollarında makasçı olarak sınava girmiş. Sormuşlar:

-Karşılıklı iki tren geliyor, ne yaparsın?

-Makas değiştiririm.

-Makas .bozuk

-Çan çalarım.

-Duymuyorlar

-Kırmızı bayrak sallarım.

-Görmüyorlar

-Fadime’yi çağırırım.

İmtihan heyeti şaşırmış.

-Fadime makasçılıktan anlıyor mu?

-Hayır ama trenin çarpıştığını o da görsün.

Temel burada tam bir kişilik sergiliyor. Ne işe girmek için yalakalık yapıyor ne de efeleniyor.

Kendi kişiliğinin bilincine varmak herkesin en önde gelen amacı olmalı.

F.W Foerster bakın ne diyor “Yaşamanın amacı hoşa gitmeyen şeylerden kaçmak değil, hoşa gitmeyen şeyleri yenmektir.”

Hayat her zaman altınıza kırmızı halı sermez.

İnsanları asla gereğinden çok zorlamayın. Sosyal hayatta en faydalı yüce duygu toleranstır. Hz. Süleyman “Anlayış, sahibine yaşam kaynağıdır” demişti.

Sıradan İnsanları zorlama kültürü ile yetiştiriyoruz. Örneğin Sünni bir aile alevi bir aile ile komşu olmak ve yan yana yaşamak istemiyor. Birçok kişi de başka ırktan veya dinden biri ile komşuluk yapmak istemiyor. O kimsenin iyi, mükemmel olması, kendisine zararı dokunmaması üstelik faydalı olması asla önemli değil. Beyni şartlanmışsa bunun dışına çıkamıyor.

Olaylara ve insanlara bakış açımızı geliştiremezsek, çoğu kez zor durumda kalmanın yanı sıra, başkalarının bizi ciddiye almaması sonucuna da katlanmak zorunda kalırız.

Phantom Tool Booth ne demişti “Buradan bir kova su gibi görünüyor, ama bir karıncanın bakış açısından engin bir okyanus, bir filin bakış açısından sadece soğuk bir içecek, bir balığın bakış açısından ise, elbette onun yurdudur.”

Bugün ülkemizde okur yazar olmayanların nüfusu Danimarka’dan daha fazla. Bir de bunları zorladığınızı düşünün, o zaman seyreyleyin gümbürtüyü. Ayrıca bu konuda en tehlikeli olanların okur yazar cahiller olduğunu bilmekte yarar var. Asla unutmayın diplomalı cahil en tehlikelisidir.

Bazen zorlama ve ön yargı ters tepebilir.

Genç adam yaşlı adamın karşısına dikildi:

-Efendim, kızınızla evlenmek istiyorum.

-Sen ne iş yaparsın?

-Ben aktörüm efendim.

-Ben aktöre filan kız vermem oğlum.

-Efendim ön yargılı olmayın siz beni sahnede görün. Bu akşam tiyatroda oyunumuz var. İşte biletiniz, akşam sizi bekliyorum

Adam akşam gerçekten oyunu seyreder ve kendisini heyecanla bekleyen damat adayına:

-Oyunu seyrettim. Senden aktör maktör olmaz. Kızımı verdim gitti.

YORUM YAZ
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - İNSANLARI  ZORLARSANIZ
Atilla Sezener - Diğer Yazıları
Bütün Atilla Sezener Yazıları