poyrazoğlu otomotiv etiler
17 Aralık 2018 Pazartesi

Laodikya’da 15. yıl

Laodikya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, kazı ve restorasyon çalışmalarında 15 yılda gelinen aşamayı değerlendirdi. Şimşek, antik kentte 15 yılda önemli tarihi yapıların gün yüzüne çıkarıldığını söyledi.

03-10-2018 17:33

Kazı ve restorasyon çalışmalarının, 2003 yılından itibaren Bakanlar Kurulu kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Pamukkale Üniversitesi’nin ortak çalışması olarak devam ettiğini belirten Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Başkanı ve Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, Pamukkale Üniversitesi’nde arkeoloji eğitim gören öğrencilerin çok avantajlı olduğunu belirtti.

Laodikya antik kentinde 15 yılı geride bıraktıklarını belirten Prof. Dr. Şimşek, “Bu süreçte hem Pamukkale Üniversitesi hem de Laodikya antik kenti adına çok önemli yeniliklere imza attık. Her şeyden önemlisi Pamukkale Üniversitesi, bugün arkeolojik araştırmalar konusunda belli bir standardın üzerine çıktı. Ülkemizde ilk arkeoloji enstitüsü Pamukkale Üniversitesi’nde kuruldu. Bugün itibariyle Pamukkale Üniversitesi,  5 kazı çalışması yürütüyor, yüzey araştırmaları yapıyor. Arkeoloji bölümü başta olmak üzere, çeşitli bölüm ve disiplinlerden gelen öğrenciler bu kazı alanlarında uygulama yapabiliyor. Bu yönüyle Pamukkale Üniversitesi’nde eğitim gören öğrencilerin avantajlı olduklarını düşünüyorum” dedi.

Önemli tarihi bilgilere ulaşıldı

2003 yılından önce Laodikya Antik Kenti’nin tanınmayan bir ören yeri olduğunu dile getiren Şimşek, “Her şeyden önce antik kaynaklar Laodikya’nın, M.Ö. 3. yüzyılın ortalarında Seleukoslar Kralı 2. Antiokhos’un eşi Laodike adına kurulduğunu yazıyordu. Yaptığımız kazı çalışmaları sonucunda bugün Laodikya’nın tarihinin M.Ö. 5500’e kadar uzandığını gördük. Laodikya’nın bir Roma, bir Grek kenti değil, Anadolu insanının kurduğu bir şehir olduğunu ortaya koyduk. Arkeolojik çalışmalar geçmişle günümüz arasındaki bağlantıları ortaya koyar. Yaptığımız çalışmalarla Denizli’nin ticaret ve sanayi kenti olmasının, binlerce yıl öncesine dayandığını ortaya koyduk. Buradan tekstil üretiminin tüm dünyaya ihraç edildiği, mermer ticaretinin ovadaki göl ve Büyük Menderes nehri kanalıyla denize ulaştırıldığı, hububat, hayvan ve hayvansal ürünlerin üretiminin bu coğrafyada çok zengin olduğu ortaya çıktı. Zira Lykos Ovası dediğimiz Denizli Ovası Güney, Batı ve İç Anadolu bağlantılarını sağlayan bir kavşak noktasıdır. İklimin elverişli, toprakların verimli ile su kaynaklarının bol olması, buradaki  yaşamı milyonlarca yıl önceye götürmüştür. Bu coğrafyada 1 milyon yıldan bu yana kesintisiz yaşam devam etmektedir” diye konuştu.

Yapılar gün yüzüne çıktı

 Şimşek, kazı ve restorasyon çalışmalarında Suriye Caddesi’nin 400 metrelik kısmını,  Tapınak A, L İncil’de adı geçen 7 kiliseden biri olan Laodikya Kilisesi gibi çok önemli yapıları ayağa kaldırdıklarını belirterek, “Biz Laodikya’da ekip olarak kazı ve restorasyon çalışmalarını bir arada yürütüyoruz. Ana felsefemiz kazdığımız yeri restore etmeden başka bir yere geçmemek üzerine kurulu. Bu yılki çalışmalarımızı Kiliseli Peristylli Ev ile Kuzey Kutsal Agora’da yürütüyoruz. Agorada 7 metre toprağın altında kalan devasa sütunları ve buna bağlı olarak da antik dönemin o muhteşem freskli arka duvar mimarisini yıkıldığı şekliyle ortaya çıkardık. 11 metre yüksekliğinde ve 265 metre uzunluğundaki, M.S. 494 yılı depreminde doğuya doğru sıralı olarak yıkılmış olan traverten blokların iç kısmının tamamen fresklerle süslenmiş olduğunu tespit ettik. Depremde yıkılan 9 sıra halindeki duvarı, üzerine yığılan molozlardan dolayı olduğu gibi korunmuş olarak bulduk. Bu tespit ettiğimiz duvarı, bu kadar büyük bir alanın boyanması bakımından dünyadaki nadir bir örnek olarak değerlendiriyoruz” dedi.

1900 yıllık “Su Kullanım Yasası”

Şimşek, 2015 yılında, dünyada bilinen en uzun ve detaylı su yasasını Laodikya’da tespit ettiklerini, İmparator Traian’a ithaf edilen bu yazıtın  Dünya Su Forumu’na sunulabilecek nitelikte olduğunu vurguladı. Şimşek, “Buraya yaşayan bir arkeoloji parkı kurmak istiyoruz. Laodikya antik kenti 2013’te UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne alındı. 2016 yılında ise Laodikya’ya Avrupa Kültürel Miras Kuruluşları Federasyonu tarafından ödül verildi. Ana hedeflerimizden birisi, Laodikya’nın UNESCO Kalıcı Kültür Mirası Listesi’ne içine girmesidir. Bundan sonraki süreçte de yapılacak desteklerle Laodikya’da kazı ve restorasyon çalışmalarını, kesinti yapmadan sürdürmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

Haber Merkezi

YORUM YAZ
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - Laodikya’da 15. yıl
FOTO GALERİ Tümünü Gör
VİDEO GALERİ Tümünü Gör