etiler poyrazoğlu otomotiv

Kartal Gölü sizi çağırıyor

1200 yıllık anıt ağaçları, oksijen deposu ormanları, buz gibi sularıyla Denizli’nin doğal tabiat parklarından biri olan Kartal Gölü’nde kurduğumuz doğal yaşam kampını toplama zamanı geldi. Doğayla iç içe, medeniyetten uzak üç günün ardından şehir yaşamının koşuşturmasına istemeyerek dönüyoruz. 

11-08-2018 15:17

Her yıl ağustos ayının son haftası düzenlenen Eren Baba Şenlikleri, şehir yaşamından sıkıldıysanız sizin için önemli bir fırsat olabilir. 700 yıldır süren gelenek bu yıl da aynı coşkuyla yapılacak. Çarşamba akşamı Kartal Gölü etrafından kurulan çadırlarda geceledikten sonra perşembe günü Çiçekbaba Dağı’na kafileyle çıkıp dilekler dilenip, kurban kesilen şenlik enerjinizi yenilemenizi sağlayacaktır.

Beyağaç’ın doğal güzelliklerinden Kartal Gölü kenarında kurduğumuz Kartal Obası’nda maceramız sürüyor. Yavaş yavaş kampın sonuna yaklaşıyoruz. Bir gecemiz daha var. Topuklu Yaylası’ndan döndüğümüzde Ramazan Abi ve Ali’nin odun ateşinde pişirdiği yemeğin lezzetini damağımızda hissediyoruz. Yemeğin ardından Ali’nin odun ateşinde yaptığı çayı yudumlamak tüm yorgunluğumuzu alıyor. Bir süre dinlendikten sonra Salih’in mayoyla balık tutma becerisine tanık oluyoruz. 


Kartal Gölü’nü dağdan gelen suyla besleyen kanallardaki hamsi boyundaki balıklara göz diken Salih, yanında getirdiği mayoyu ağa dönüştürüp balık tutmaya başlıyor. Meslektaşımız Ufuk, Salih’in balık tutmadaki becerisini görünce hevesleniyor ve balıkları kanallara kurdukları mayo ağa yönlendirmek için elindeki çubukla kanallardaki suyu hareketlendiriyor. İkili yarım saat gibi bir sürede bir poşet balık tutuyor.  Anlıyoruz ki; doğal hayatın içinde yaşamayı başarabilmek bir çok beceriye sahip olmayı gerektiriyor. 


KAYNAK SUYUNDA ARINDIK

Kartal Gölü’nde yıllardır gerçekleştirdiğimiz en özel ritüelimiz ayrı bir  cesaret gerektiriyor. Dağın zirvesinden gelen kar suları ve yeraltından çıkan kaynak suların birleşimiyle neredeyse bir kaç dereceye kadar düşen buz gibi suyun altında  duş almak. Dondurucu suyun altına girdiğinizde ilk saniyede ruhunuzun bedenden çıktığını sanırsınız. O kadar etkiliyor insanı. Cumartesi günü ikinci kamp günümüzde öğle saatlerinde suya Salih’le gözü kapalı atladık desek yeridir. Ne yorgunluk kaldı ne de stres. Adeta arındık. Osman Abi de başını sokarak bizlere eşlik etti. ‘ Oooooo… Özkan gerçekten su çok soğuk, helal  olsun size’ diyerek  bizi daha da cesaretlendirdi. Kampın son gününde  soğuk suda duş ritüelimizde  bana bu kez Ali eşlik etti,  ama ne Mehmet Abi,  ne Ufuk,  ne de Ramazan Abi’yi  yanımızda göremedik. Üçü de konuya biraz uzak durdu. Yaşlılık emareleri diyelim!

KARTAL ŞENLENDİ
Kartal Gölü’ne döndüğümüzde bir baktık ki, obamızın etrafına onlarca çadır kurulmuş. Kartal Gölü yeni misafirlerini ağırlıyor. Tanıdık bir yüz dikkatimi çekti hemen. Doğa dostu, fotoğraf sanatçısı ve televizyon programcısı Zeki Akakça. Sarıldık abimize. Biliriz ki;  Zeki Akakça, yıllardır Denizli’den ve şehir dışından bir çok yerli ve yabancı turiste eşlik ederek Beyağaç’ı, Sandıras Dağının güzellikleri Topuklu Yaylası, Kartal Gölü, Boyalı Dere ve  Karagöl’ü tanıtır. Gönüllü bir turizm elçisi ve doğa dostudur. Yönetici olduğu Laodikya Gezi ve Yürüyüş Grubu üyeleri ile bu doğal güzellikleri keşfe çıkmışlar. Kamplarını kurmakta ve eksiklerini tamamlamakta elimizden geldiğince destek olduk. Grup üyeleri de eşsiz manzaranın eşliğinde kurdukları kamp alanında ateş etrafında hem dinlenme hem de fotoğraf çekme fırsatı buldular. 

GÖZÜMÜZ ARKADA KALDI

Cumartesi günü akşamı ayrı bir lezzet yolculuğu yaşadık. Obabaşı Mehmet Abi’nin özenle hazırlattığı oğlağı odun ateşinde çevirme yaptık. Yavaş yavaş nar gibi kızaran çevirmenin lezzetini  daha fazla anlatıp, ağzınızı sulandırmak istemiyorum.  Kamp ateşinin başında yaptığımız keyifli sohbetin ardından çadırlarımıza geçtik. Derin bir uykunun ardından pazar gününe ‘Merhaba’ dedik. Kampın son günü  olması hepimizin moralini biraz aşağı çekse de yine de ortamın verdiği huzur içinde kahvaltı sofrasında buluştuk.


 İçtiğimiz çayların eşliğinde sohbetlerin biri başlayıp birisi biterken dönüş hazırlığımız yavaştan başladı. Çünkü Osman Abi için DEHA20 Gazetesi’nin pazartesi sayısı çıkacak, Ufuk görevine dönecek,  benim misafirlerim gelecek. Ali’nin de işleri var. Yani şehir yaşamı  tüm kasveti ve ağırlığıyla bizleri çağırıyor. Ufuk motosikletiyle kamptan ilk ayrılan isim oldu. Sonrasında Osman Abi, Ali ve ben birlikte yola koyulduk. Mehmet ile Ramazan Abi ve Salih en azından akşama kadar yine Kartal’ın tadını çıkardı. Ancak onlara da bir çok iş düştü.  Kartal Obasını  onlar toplamak durumunda kaldı.  Araçla dağdan anıt ağaçları içinde ilerlerken hepimizin gözü arkada kalmıştı.  Bir kez daha ciğerlerimize bol oksijenli havayı çekerek  yeşil dokunun tadını çıkarmaya çalıştık. Aklımızda  gelecek yılın kamp tarihini belirlemekten başka hiçbir şey yoktu.


EREN BABA ŞENLİKLERİ SİZİN İÇİN FIRSAT OLABİLİR
Her yıl ağustos ayının son haftası düzenlenen Eren Baba Şenlikleri, şehir yaşamından sıkıldıysanız sizin için önemli bir fırsat olabilir. 700 yıldır süren gelenek bu yıl da aynı coşkuyla yapılacak. Çarşamba akşamı Kartal Gölü etrafından kurulan çadırlarda geceledikten sonra perşembe günü 2 bin  150 metre yükseklikteki Çiçekbaba Dağı’na kafileyle çıkıp dilekler dilenip, kurban kesilen şenlik enerjinizi yenilemenizi sağlayacaktır.

YORUM YAZ
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - Kartal Gölü sizi çağırıyor
FOTO GALERİ Tümünü Gör
VİDEO GALERİ Tümünü Gör