etiler poyrazoğlu otomotiv

Doğal yaşam kampı

Yoğun iş temposu, günlük yaşam telaşı, hayatımızı kuşatan teknolojik cihazlar ve sayamayacağım bir çok neden hepimize aşırı bir stres yüklüyor. Hayatın hızlı akışı, kendimize zaman ayırıp, etrafımızdaki doğal güzellikleri görmemizi engelliyor. Oysa, Denizli’de yoğun tempodan kurtulup, doğayla bütünleşebileceğimiz bir çok seçenek var. 

09-08-2018 17:42

Bunlardan biri de Beyağaç’taki Kartal Gölü ve Anıt Ormanlar. Her şeyden uzaklaşıp kafa dinlemek, medeniyete kısa bir mola vermek için eşsiz bir durak. Deha 20 Gazetesi İmtiyaz Sahibi Mehmet Yığnak’ın kurduğu Kartal Obası, her yıl ağustos ayında Kartal Gölü’nde kuruluyor. Obanın üyeleri doğayla baş başa 3 gün geçirip yenileniyor. Kartal Obası bu yıl da kuruldu. Doğanın kucağında, teknolojiden uzak üç günün öyküsünü, planlarınıza dahil etmeniz dileğiyle sizler için yazı dizisine dönüştürdük.

Günlük yaşamın stresinden, şehir hayatının insanları monotonlaştıran ve yoran ortamından uzaklaşacağımız gün gelip çatmıştı. Takvime dahi işleyip, gün saydığımız doğal güzelliğin zuhur bulmuş noktalarından birisi olan Kartal Gölü’nde geçireceğimiz 3 günlük kamp için hazırlıklara heyecanla başladık. 

Bir yıl aradan sonra yeşil doğa, dağlar, dereler, vadiler, yaylalar, krater gölü, tadına doyum olmayan doğal kaynak suları, ormanın huzur veren ortamına kavuşmak için sayılı  saatler kalmıştı.  Kartal Obası ekibimizde bu yıl işlerinden dolayı gelemeyenler olsa da çekirdek kadro ve yeni katılımlarla yine muhteşem bir kadroyla  yola çıktık. Kartal Obası’nın kurucusu Mehmet Yığnak abimizin öncülüğünde ben Özkan Tokmak, Ramazan Yanıkan, Ali Yığnak ve  Salih Özdemir’den oluşan asli kadromuza mesleki büyüğüm Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Osman Nuri Boyacı ve  gazeteci meslektaşım Ufuk Soyhan da dahil oldu. 


Geçtiğimiz yıl Kartal Obası’nı yeşil dokunun içerisinde yer alan 1800 rakımdaki bungalov evlere ve kullanabileceğimiz bir açık mutfak ve diğer artılara sahip olduğu için insanları çeken Topuklu Yaylasına kurmuştuk. Bu yıl kamp bölgemizi 1900 metre rakımlı  Kartal Gölü olarak belirledik. Böyle olunca hazırlıklar ve kamp alanına taşıyacağımız malzemelerde bir hayli arttı. Kamp alanına çıktığımızda bir eksik için neredeyse iki  saati bulan dağ yolundan Beyağaç ilçe merkezine,  oradan  yine 2 saatlik yolculukla Kartal Gölü’ne dönmeye harcayacağımızı düşünerek tedbiri elden bırakmadık. Kamp listemizi birkaç kez kontrol ettik. Tabii ki;  burada Mehmet Abi, kamp deneyimi çok yüksek olduğu için hazırlık noktasında ana görevi  üstlendi. Eksiksiz bir biçimde kamp yolculuğunun başlamasını sağladı.


YAŞADIĞIMIZI HİSSETTİREN NOKTA
Nedir bu Kartal Gölü’nün özelliği? Biraz da sizlere bizi her yıl kendisine çeken büyüleyici manzaraya ve doğal güzelliğe sahip Kartal Gölü’nde bahsetmek istiyorum!  Beyağaç’a uzaklığı 26 kilometre olan Kartal Gölü, tahminen Buzul Çağı’nda oluşmuş bir krater gölü ve dağın zirvesinden gelen sularla beslenmekte. Alanı yaklaşık 1 hektar olan göl bir doğa harikası. 1903 metre yükseklikte bulunan gölün etrafı dik kızıl kayalıklarla çevrili. Çevresinde az da olsa Anıt Karaçam ağaçları bulunmakta. Patlamış bir volkan olduğu için 300 metrekare çevresi kıraç bir yapıya sahip. Zirvesinde karların eksik olmadığı her bölgeden çıkan kaynak suların arıklarla ulaştığı krater göl, doğasever ve turistlerinde bir numaralı gezi güzergahında  yer alıyor. Kar sularının beslediği kaynaklardan çıkan suların sıcaklığı 2-3 derece. Bu nedenle buzdolabına ihtiyacınız yok. Dağda kaynaktan çıkan ve arıklarla krater göle ulaşan soğuk sulara bıraktığımız yiyecekler sanki buzdolabında gibi korunuyor. 


EFSANELERLE ANILIYOR
Kartal Gölü, bir çok efsaneyle birlikte anılıyor. Efsanelerden birine göre, dağın bu yüksekliklerinde çok eski zamanlarda sembolü Çift Başlı Kartal olan bir medeniyet hüküm sürmüş. Bu medeniyet tarafından Kartal Gölü kutsal sayıldığından her iki tarafında da altından yapılmış  kartal heykelleri bulunuyormuş. Sonrasında bu medeniyet işgal gördüğünde çift başlı kartal heykelleri bu göle gömülmüş. İki altın kartal olduğu söyleniyor.  Bir başka rivayet ise,  Kartal Gölü kutsal sayıldığı için bu gölde o dönemde insanların arınmak, sağlığına kavuşmak, hastalıkları kovmak amacıyla yıkandığı ve sonrasında değerli eşyalarını göle attığı. Bu efsaneler  definecilerin gözlerini boyamaya yetmiş. Kartal Gölü, yıllardır define avcılarının talanına uğruyor. Hazine meraklıları  gölün tabanı yıllardır kazıyor. Köstebek yuvasına dönmüş olan Kartal Gölü, definecilerin hedefi olmaya devam ediyor. Bu doğa katliamına  kimse ‘Dur’ diyemiyor. Bu yıl da Kartal Gölü’nün define avcıları tarafından delik deşik edildiğini görme üzüntüsünü yaşadık.
 

OBAMIZI KURDUK
Yapısı gereği gölge edecek bir ağaç yapısı olmaması nedeniyle Obabaşı Mehmet Abi,  geçen hafta perşembe günü (kamp başlamadan bir gün önce)  Beyağaç’a giderek çadırlarımızın üzerine gölgelik oluşturacak büyük bir çadır arayışına girdi ve sağ olsun buldu da. 1900 rakımda hava serin olsa da güneşin insanı yaktığını farkına bile varamıyorsunuz. Bu nedenle yükümüzü ağırlaştırsak ta, bizi gün içinde kavurucu güneşten koruyacak olması çadırın yükünü anında hafifletti. 


ORMAN YOLUNDA  EŞSİZ YOLCULUK
Kendi araçlarımızın dışında kiraladığımız bir kamyonete büyük çadır, yataklar ve kamp malzemelerini yükleyerek yola koyulduk. Stabil dağ yolunda ormanın güzelliklerini bir bir keşfederek,  çam ağaçları ve toprak kokusunu içimize çekerek insanı adeta sarhoş eden temiz havayı ciğerlerimize doldurarak dağın zirvesindeki  o güzelliğe ulaştık. Yol güzergahında karşılaştığımız çeşmelerde durarak yüzümüzü yıkadık, soğuk ve lezzetli dağ sularından içtik.  
Her birimiz bir kaç dakika duraklayarak o güzelliğe bakıp görsel zenginliğin doyumsuzluğunu yaşama fırsatı buldu. Ancak Mehmet Abi’nin uyarısıyla kendimize gelip kamp alanımızı kurmak için harekete geçtik.  Kamp grubunda bir çok kişi yetenekli ve uzman kampçı olunca Kartal Obamızı bir saat içinde kuruverdik. Sağ olsun;  eşyalarımızı oraya ulaştıran kamyonetin şoförü Menderes Yünlü’nün cevval desteği de işlerimizi oldukça kolaylaştırdı. Şansımızda yaver  gitti. Beyağaç Belediyesi’nin gelen kampçıların kullanması amacıyla bıraktığı kütükler sayesinde orman içinde kurumuş odun arayışına ihtiyaç kalmadı. Büyük bir zaman kazanmış olduk.  Ramazan Abi de anında 3 gün boyunca sönmeyecek kamp ateşini yakarak, Kartal Obası’nın 2018 yılı dumanını tüttürdü. Adeta şenliğimiz başlamış oldu. 

Kampımıza  motosikletiyle geldiği için Ufuk biraz geç kaldı ancak, ‘Kayboldu, yolu bulamadı, Başına bir şey mi geldi’ kaygılarımızı ufukta gözükmesiyle bitirmiş oldu. O da doğal güzelliğin hayranlığı içinde gölün, arıklardan akan buz gibi suların verdiği görsel şölenle adeta büyülendi desek yeridir. ‘Harika bir yer,  Niye gelmedim daha öce’ diyerek biraz da hayıflandı. 


DOĞADA YEMEKLER DE HARİKA

Obamızın usta aşçısı Ali ve Ramazan Abi’nin hazırladıkları yemeklerin  yanı sıra Mehmet Abi’nin mangaldaki damakları bayram ettiren adeta parmakları yedirten becerisi 3 gün boyunca bizleri mest etti. Çevirme kuzu kebabıyla Kartal Obası’ndaki her kişi lezzet komasına girdik desek yeridir. Ellerine sağlık biz de çok güzel yedik. Yıldızların yağmur gibi aktığı Kartal Gölünde kamp ateşi etrafında yenilen yemek sonrası sohbet  ekibe farklı bir canlılık kattı. 
Yarın –Doğanın sürprizi, Yangın Kulesi’ndeki doyumsuz manzara-Topuklu Yaylası
 

YORUM YAZ
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan sorumlu değildir.
YORUM YAZ - Doğal yaşam kampı
FOTO GALERİ Tümünü Gör
VİDEO GALERİ Tümünü Gör