274- Yüce Tanrı dünya halkını üç çeşit yarattı. Bir bölüğüne bütünüyle akıl verdi, bilgi verdi, cömertlik verdi; bunlar meleklerdir. Bunlar […]

274- Yüce Tanrı dünya halkını üç çeşit yarattı. Bir bölüğüne bütünüyle akıl verdi, bilgi verdi, cömertlik verdi; bunlar meleklerdir. Bunlar secdeden başka bir şey bilmezler. Mayalarında, özlerinde hırs yoktur, baştan başa ışıktır bunlar. Tanrı aşkıyla diridir bunlar. Öbür bölük ışıktan mahrumdur, bomboştur. Hayvan gibi yer içer, debelenir dururlar. Ahırdan, ottan başka bir şey görmzler. Yücelikten olgunluktan haberleri yoktur. Üçüncü bölük ise, insanoğludur. İnsanın ise yarısı melektir, yarısıs eşek. Eşek olan yarısı aşağılıklara yönelir; melek olan öbür  yarısı ise akla uygun güzel, hayırlı işler yapar.

Hz. Mevlâna’nın bu ifadeleri; Mesnevi’sinin 4. cildinde söylediği, bizim de 272. ve 273. maddelerde kaydettiğimiz melek, hayvan ve insan kavramları etrafındaki sözlerinin kendi dilinden bir şerhi, açıklaması ve bir tarifler, tanımlamalar bütünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre;

Melekler:

Kendilerine akıl, bilgi ve cömertlik verilen seçkin, üstün varlıklardır. Bunlar sürekli Allah’a secde ederler ve bundan başka hiçbir şey bilmezler. Onlar için kötülük, art niyet, hile, düzenbazlık… v.b. gibi hiçbir olumsuzluk söz konusu değildir. Mayalarında, özlerinde hırs, açgözlülük olmadığı için bunlar, başta sona ışıktırlar, pırıl pırıl birer nurdurlar. Allah’ın yüce ışığı bunları hep diri, canlı tutar.

Öteki hayvan gibi olan varlıklar ise, Yüce Nur’dan, ışıktan, aydınlıktan, iyilik ve güzellikten yoksundurlar; onları içleri bomboştur. Tıpkı bir hayvan gibi sadece yemek içmekle, ona buna çatarak, öfkelenmekle, huysuzluk ederek, huzursuzluk çıkarmakla ömürlerini geçirirler. Onların yücelik ve olgunluktan haberleri yoktur.

Üçüncü bölük, grup ise insandır. İnsanın da yarısı melek, yarısı eşektir, hayvandır. Eşek yönü insanı aşağılara, bayağılık ve basitliklere çeker. Melek yönü ise,  akla uygun düşecek güzel ve hayırlı işler yaptırarak, kendisini yükseltir, yüceltir.

İşte bütün bunlardan dolayı insana yaraşan; bir eşek, hayvan gibi şehvetinin ve öfkesinin esiri olarak sadece yemek içmek, çoğalmak, kırmak, yıkmak değil; tıpkı bir melek gibi saf, temiz, olgun ve anlayışlı olmak, doğruluk, iyilik ve güzellikle ilerleyip yükselerek yücelmektir.


Bir Cevap Yazın